Balıkesir Merhaba Gazetesi

16 MART ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

16 MART ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ
16 Mart 2016 - 0:10

Genel

16 MART ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

 

Ülkemizde bugünkü anlamda öğretmen yetiştirme sisteminin temeli, 16 Mart 1848’de İstanbul’da eğitime açılan DARÜLMUALİMİN ile atılmıştır.

 

16 Mart tarihi, pek çok insan için bir şey ifade etmez. Ancak öğretmenlerimiz, hele de Köy Enstitüsü. Öğretmen okulu mezunları için, kıymetli bir gündür.

 

Eski günlerimi, duygulanarak ve özlemini çekerek hatırlıyorum. “16 MART” Okul yıllarımızda adeta bayram coşkusu içinde kutlanırdı. Özellikle tembih edilir. “Bu gün, temiz ve düzgün giyinilecek.” Denirdi. Dâhili anonstan sürekli olarak ÖĞRETMEN MARŞI çalınırdı.

Alnımızda bilgilerden bir çelenk,

Nura doğru can atan Türk genciyiz.

Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;

Korku bilmez soyumuz.

 

Koridorda, marşın ritmi ile yürürken ne kadar şanslı olduğumuz düşünür, öğretmen olacağımız için gururlanırdık…

Müzik dersinde hocamız eski DARÜLMUALLİMİN MARŞI nı öğretirdi.

 

Fikr ordusuyuz meş’ali irfanla mücehhez

Ayâtı hakikat okunur rayetimizde

Cehlin ebedi hasmıyız

Ümidi muazzez rehberlik eder meşyeti

 

Her iki marşı dinlerken ve söylerken hala tüylerim diken diken olur. Heyecanlanırım.

 

Anadolu’nun dört bir yanından sınavla gelen çocuklar; İlk günden mezun oluncaya kadar “DÜNYANIN EN KUTSAL MESLEĞİ ÖĞRETMENLİKTİR “bilinci ile yetiştirilirdi.

 

Şimdi hüzün içindeyim. Değerinin azaldığını görüyorum.

 

Severek coşku ile ilkokula gönderdiğimiz çocuklar, lise eğitiminin son sınıfında kendini cezaevinde gibi hissediyor. Okulu sevimsiz buluyor. Mahkûm gibi kaçmanın yolunu arıyor.

İşte bundan dolayı da Devamsızlık tabirine  “ okuldan kaçmak “diyorlar.

 

Sınav merkezli eğitim, öğrencileri okuldan uzaklaştırıyor. Öğrenci okuldan beklentisini bulamıyor. Dışarıdan destek arıyor.

 

Kimler, neler denedi… Durum değişmiyor. Senelerdir inatla sıkıntıyı çözecek düzenleme yapmaktan kaçınıyoruz.

 

Lafı uzatmayalım. Söylemek istediğim esas konuya geleyim.

İnsan aklının bulduğu en mükemmel sistemleri, kaideleri, projeleri kötü uygulayıcıların (iyi yetişmemiş insanın) eline verdiğiniz zaman, zayi edersiniz.

 

BÜTÜN MESELELERİN BAŞI İNSAN EĞİTİMİDİR. Eğitimi de öğretmen yapacaktır. Çocukları için yaşayan ,“öğrenemeyen çocuk yoktur” bilinci içinde, rehber olan. Ülkesi için mücadele eden, iftihar edeceğimiz ÖĞRETMENLERİN yetiştirilmesine öncelik verilmesini arzu ediyorum…

 

”TOST YEDİRİLİP BESLENEN, TEST ÇÖZDÜRÜLÜP ROBOTLAŞTIRILAN ” kuru, tatsız, soğuk, ezberci yapı derhal bitirilmelidir.

Tiyatro, müzik, münazara, folklor, spor, gezi gözlem, inceleme, deney, laboratuvar, resim, sergi, izcilik çalışmalarının yoğunluğu arttırılarak, okul; hayatın merkezine oturtulmalıdır.

 

Geleceği emanet edeceğimiz çocuklarımıza, özgüven kazandıran, kabiliyet ve istidatlarını destekleyen mutlu huzur içinde coşku ile KOŞARAK GİDİLEN OKULLAR görmek isterim.

 

Memleket bizim. Çocuklarımız geleceğimiz.

 

Eğitim çok önemli, bunu öğretmen eliyle gerçekleştiriyoruz… Öğretmenlik ruhunun kazandırıldığı, öğretmen yetiştirmede niteliğin önemsendiği 168 yıl önce başlatılan ve uzun yıllar sürdürülen uygulamaların her zaman hatırlanmasını diliyorum.

 

ÖNCELİK; ÖĞRETMEN yetiştirilmesinde olmalıdır…

 

Zira “ULUSLARI KURTARANLAR YALNIZ VE ANCAK ÖĞRETMENLERDİR.”

Bu vesile ile Bütün öğretmenleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum…

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.