Balıkesir Merhaba Gazetesi

DENGEMİZİ BOZAN DURUMLAR

DENGEMİZİ BOZAN DURUMLAR
Dr. İbrahim Tutak( ibrahimtutak@gazetemerhaba.com )
19 Eylül 2017 - 9:45

Yatar durumdan ayağa kalkana kadar her pozisyonda iyi bir denge kontrolüne ihtiyacımız var.Bu sistem doğru işlediği sürece yatar durumdan ayağa kalkar günlük yaşantımızı sürdürürüz.Ancak dengemizin sağlanmasında sorun ortaya çıktığında bu çok zorlaşır.Ayağa kalkamanın tekrar oturabilmenin bu kadar zor olduğu ilk bu durumda anlaşılır.Çok kolay ve kontrolsüzce ve hatta hayatı tehdit edici düşmeler olabilir.Bugün 9 maddede buna sebep olan hastalık ve durumlardan bahsetmek istiyorum.Bunlardan ilki başın pozisyonuyla ortaya çıkan baş dönmesi tıbbi adıyla vertigo: Baş hareketleriyle ortaya çıkan halk arasında da iç kulak kristallerinin yerinden kopması olarak tanınmaya başlayan ve tıbbi adı “Bening Paroksismal Pozisyonel Vertigo” olan hastalık.Yataktan kalkma, yatakta bir yandan diğerine dönme, alışverişte üst raflara bakma, ayakkabı bağlamak için eğilme ve arkaya dönme sırasında yapılan baş hareketleri baş dönmesini tetikler.Baş dönmesinin süresi 15-30 saniye kadardır. Gün içinde defalarca olabilir.Bulantı olabilir, kusma görülmez.İşitme sorunları yoktur.İkincisi:Krizler şeklinde baş dönmesi yapan Menier hastalığıdır. Bu hastalıkta ilk krizler hastayı çok tedirgin edip korkutur. Baş dönmelerinin süresi birkaç dakika ile 24 saat arasında değişir, genellikle 2-3 saatlik bir kriz yaşanır. Her yaşta görülüyorsa da daha çok orta yaşta ortaya çıkar. Kadınlarda biraz daha fazla görülmektedir. Başlıca belirtileri: Ataklar halinde baş dönmesi İşitme sorunları (başlangıçta dalgalı sonra sabitleşen işitme kaybı)Kulakta çınlama ve basınç hisside görülür.Üçüncüsü:İşitme sorunu olmaksızın sadece baş dönmesi olan Vestibüler Nörittir.Bu genel olarak viral kökenli bir hastalıktır.Bundaki baş dönme süresi çok daha uzundur günlerce sürebilir hatta 2 haftaya kadar uzayabilir.Dördüncüsü:Kronik Orta Kulak İltihabı-Labirentit.Buda ilaçlar ve menenjite bağlı olabilmektedir.İlaçlardan Aminoglikozitler,aspirin ve kinin sebebp olabilmektedir.İşitme ve denge kaybına neden olan ciddi bir hastalıktır.Beşincisi:Santral kökenli baş dönmesi linik seyri daha masumdur, ama çok daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Beyin ve beyincik kanamaları ve enfarktüsleri, kafa içindeki çeşitli tümörler, anevrizmalar, MS hastalığı (Multipl Skleroz), denge bozukluğuna yol açar. Bu hastalıklarda baş dönmesinden ziyade denge bozukluğu görülür. Daha yavaş seyirli ve daha silik bir tablodur, o yüzden gözden de kaçabilirler.Altıncısıda yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan baş dönmesidir.Bunun en önemli nedeni Vertebro baziller yetmezlik denilen baş pozisyonunun değişmesiyle beyine giden kan miktarında değişmeler olur ve baş dönmesiyle sonuçlanır. Baş dönmesi, görme bozuklukları, işitme bozuklukları da olabilir. Tek başına baş dönmesi de olabilir. Bu hastaların çoğunda aterosklerotik damar hastalığı vardır. Ek olarak kemik erimesiyle birlikte omurların boyu da kısalarak kafa içine kan taşıyan damarlar iyice bükülür ve yeterli miktarda kanı iletemez. Boyun kökenli nedenler de olabilir. Spondiloz hastalığı ya da osteofitler (boyunda kireçlenme) nedeniyle bu yetmezlik ortaya çıkabilir.Yedinci olarak yeni adet görmeye başlayan genç kızlardada görülebilmektedir.Ergenlik çağında yeni adet görmeye başlamış genç kızlarda rastlanır. Şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi vardır. Kriz sırasında damarda spazm olur ve dengeden sorumlu bölgelere yeteri kadar kan gidemez ve o sırada kriz yaşanır. Yaşla beraber düzelebilen bir durumdur.Sekizinci olarak baş dönmesi ve dengesizliğe yol açan sebepler psikojenik kökenlidir. Bu tür psikojenik denge bozuklukları daha çok çeşitli sorunları olan genç kadınlarda görülmektedir. Baş dönmesi tanımlamaları çok tutarlı değildir, ifadeleri çok karmaşıktır.Dokuzuncu olarak baş dönme ve dengesizlikle pek alakalı olmayan bayılma ataklarıdır. Her ne kadar hastalar baş dönmesi olarak ifade ederlerse de gerçek bir baş dönmesi değildir. Beynin kısa süreli kansız kalması, azalmasıyla ortaya çıkan, birkaç saniyelik bilinç kaybı ya da bayılma tablosudur. Düşük tansiyonda, nabzın yavaş atmasında, kalp kapakçık hastalıklarıyla yeterli kan pompalanamaması durumlarında ve kalp krizinin erken döneminde görülebilen tablodur.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.