Balıkesir Merhaba Gazetesi

Açlık Tehlikesi Kapıda Mı?

Açlık Tehlikesi Kapıda Mı?
Prof. Dr. İbrahim Aydın( ibrahimaydin@gazetemerhaba.com )
30 Ekim 2021 - 8:25

Açlık Tehlikesi Kapıda Mı?

Açlık mı? O da ne? Açık büfe kahvaltılar, lüks salonlarda şatafatlı organizasyonlar, çöpe giden ekmek ve yiyecekler… Bu bollukta, bu açlık iddiası da nereden çıktı? Tamam insanoğlu olarak biraz abarttık ama o kadar da olsun artık!. Hangi çağdayız canım?

          BM gıda israfı raporuna göre ülkemizde yılda 7.7 ton yiyecek çöpe atılıyor. Dünyada en fazla gıda israfının yapıldığı ülkelerden biri Türkiye! Her yıl kişi başı 93 kilogram gıda israf ediliyor.

Bilim insanları, yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliği, hızla artan nüfus, yaşanan doğal afetler, enerji dar boğazı ile gelecekte gıda sıkıntısı beklediklerini ifade ederek uyarıyor.

Ülkemizin nüfusu 1927 yılında 13.6 milyondu. Savaşlardan yeni çıkmış, çoğu kadın ve çocuk, son derece mütavazi 13.6 milyon insan. Kanaatkar, cefakar, hem çeşit hem de miktar olarak az tüketen nüfus! Üstelik tarım ürünlerini işleyen sanayimiz de çok gelişmemiş. Her ne kadar ilkel yöntemlerle tarımsal faaliyetler sürdürülüyorsa da kendi kendine yeten bir ülkeyiz. Sabah kahvaltısında salçalı suya ekmek banarak doyan mütevazı bir millet!!

Günümüzde ise nüfusumuz 84 milyona dayanmış. Açık büfe, çeşit ve miktar olarak tüketim çılgını 84 milyon insan!!. Lükste ve şatafatta sınır tanımayan bir kitle. Sabah kahvaltısında 10-15 çeşit yiyeceğe rağmen burun kıvıran insanlar.. Üstelik tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayi de oldukça gelişmiş. Mesela en fazla buğday ürünleri işleyip satan ülkeyiz. Kendi ürettiğimiz buğday işleyip ihraç ettiğimiz için bize yeterli gelmiyor. Dönem dönem buğday ve diğer tarım ürünlerini ithal ediyoruz.

Bütün bunlar olurken ülkemizin tarıma uygun %34’lük alanları tarım dışı faaliyetlere ayrılıyor. Yollar, hava alanları, sanayi tesisleri, okullar, yerleşmeler birinci sınıf tarım alanlara yapılıyor. Malesef Türkiye’yi doyuran şehir Balıkesir’de öyle. Küçük sanayi sitesinin, KYK yurdu, SYAL çevresindeki okullar bölgesi, otogar, Bahçelievler, Paşaalanı mahallelerinde adeta cinayet işlendi, işleniyor.. Sanayi karşısındaki alanın 30 yıl süren mücadele!! sonunda tekrar imara açılması yanlışın devamı. Şehir ile Balıkesir Üniversitesi kampüsü arasındaki yolun iki tarafı başta Fen İşleri olmak üzere, özel okullar, termik santral, hatta yüzlerce dönüm arazi kamyon otoparkına yapılarak katliam yapılıyor. Halbuki bu bölgelerde kurulan basit seralarda yılda tam dört defa ürün alınmakta.

            Eğer bu kafayla gidersek, tarım ürünlerince de dışarı bağımlı hale geleceğiz. Tarım alanları katletmeye devam edersek, geleceğimiz karanlık. Tarım alanların miktarı aynı kalmış olsa bile 95 yıl önce 13.6 milyon mütevazi nüfusu beslerken, günümüzde 84 milyon doyumsuz nüfusu beslemek zorunda. Üstelik tarım alanlarını bu kadar katlederken, tarım ürünlerini işleyen sanayimiz de gelişmeye devam ediyor.

Balıkesir’de Toki 1-2, Baltok, Altıeylül Gaziosmanpaşa ve Dinkçiler’de devam eden Toki projelerinin yer seçimleri gayet uygun. Hem depreme dayanıklı, hem tarım alanı olmayan sahalar.

Bilime uymaz yanlışta ısrara devam edersek, tarımı artık balkonlarda saksılarda yaparız! “Türkiye’yi doyuran şehir” sloganımız da mazi de kalır. Bizden söylemesi…

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.