Balıkesir Merhaba Gazetesi

ADAYLARDA ARANMASI GEREKEN ÖZELLİKLER

ADAYLARDA ARANMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
18 Şubat 2015 - 0:11

Genel

Hiç kimse Milletvekili aday adayına “sen niçin aday oluyorsun?” diyemez. Bu oluşum, ülkedeki her kişiye verilmiş bir haktır. Âlimi de, zalimi de, bilgilisi de, cahili de, zengini de, fakiri de, siyahı da, beyazı da, aday adayı olabilir. Her gönül kendisinin bahadır olmasını ister. Yücelik, bilgelik ve önderlik yolunda yürür iken, niyet ve kalp temizliği çok önemli.

Bir insan niçin milletvekili olmak ister?

Bunu her aday, kalbini, nefsiyle aldatmaya kalkışmadan, kendi kendini sorguya çekmeli.

Meşhur olmak için mi?

Hükmetme vasfına haiz olmak için mi?

Büyük zengin olmak için mi?

Yüksek maaş alıp, yüksek maaşla emekli olmak için mi?

Gösteriş ve şa şalı hayata özendiği için mi?

Mecliste kavga ve kargaşa yaratıp, bazı düşünceleri susturup tarihe geçmek için mi? Atamız, dedemiz, bilge kişimiz, ŞEYH EDEBALİ’NİN tavsiyelerini yerine getirmek için mi?

Mesleği ile ilgili bilgilerini ve bildiklerini, yönerge haline getirip, toplumun da faydalanmasını istediği için mi?

Devlet kimliğinin, toplumun yapısına ve yaşayışına faydalı hale gelmesini istediği için mi?

Yaşadığı coğrafyayı toplum önünde daha faydalı hale getirmek için mi?

Yeni buluş ve oluşları daha çok olduğu için mi?

Her aday bu soruları kendi kendine sormalı ve kendini vicdanen hesaba çekmelidir. Ayrıca her aday, “ben hakikatten milletvekilliğine veya bakanlığa layık mıyım? Yoksa layık olanların hakkını gasp edip, yol keserek vebale mi girmekteyim? Diye kendi kendini muhakkak sorgulaması gerekir. Zira “kişinin haddini bilmesi” büyüklüğünde bir erdem olamaz.

Vesayet ve darbelerin en büyük zararlarından biri de, TBMM. Sindeki seçilmiş milletvekillerinin kalitesini düşürmüş olmasıdır. Sık sık yapılan askeri müdahaleler, demokrasinin itibarını zedelediği gibi, meclis üyeleri seçimini de etkilemiştir. Asıl seçilmesi gereken bilge kişiler meclisten ve siyasetten uzak durmuşlardır. Son on yıldır meclise girmek isteyenlerin çoğalmasının sebebi, darbelerin bitmesi ve siyasi istikrarın yavaş yavaş mecrasına girmiş olmasından dolayıdır.

Sayın dostlar, şimdi en büyük sorumluluk, vebal veya sevap, partilerin aday belirleme heyetlerine düşmektedir. Adaylar arasında kılı kırk yararak, namuslu, dürüst, hakkaniyetli bir seçim yapmak gerekir. Aday belirlemede, önce ülke, sonra parti menfaatleri gözetilmelidir. Aday belirlemede yapılacak seçimler, yetmiş milyonun vebali göz ardı edilmeden yapılmalıdır. Bizim devletimizin ve milletimizin mayasında, önce devlet, sonra şahsiyet hamuru ile yoğrulmuş olmasındaki kutsallığı, seçici heyetler göz önünde muhakkak bulundurmalıdır. İnancımız gereği, görevin ehil ellere verilmediğinde kıyametin yaklaştığının hepimiz idraki içindeyiz. Bu duygularla partilerdeki heyetlerin, verdikleri kararların “bir gün muhakkak kendilerinden sorulacağının” idraki içinde olmalıdırlar. O heyetlerde bulunanlar, hiçbir vaat, hatır, baskı, telkin, sevgi veya nefret hissine kapılmadan, o arkadaşım, bu akrabam, öbürü şirketimden, diğeri benim felsefemden demeden, tam dürüstlükle emaneti ehline verme yolunu seçmeliler.

Partilerin sayın komisyon üyeleri; Size ulaşamayıp, torpil bulamayan aday, belki ulaşandan çok çok daha kıymetli ve değerlidir. 2015 seçimleri, 1946 yılından beri yapılan seçimlerin belki en önemlisi ve YENİ TÜRKİYEDE bir dönüm noktasıdır. Aday adaylarının seçiminde yapılabilecek hatalar, belki 2023 yılı hedefindeki yürüyüşe aksaklık ve arıza getirebilir. Bu bakımdan, YARADAN bu necip milletin, yüce meclisine layık olanların yolunu açık eylesin. Kalbi başka, dili başka konuşanlara akıl ihsan versin. Meclise girmeyi, caka satmak, menfaat kapmak, makamlanmak, mamalanmak, mayalanmak, nemalanmak, yamanmak veya yalanmak isteyenlerin vay haline.

Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.