İbişlere Girmiş Fil Gibisin Edip Abi!
Değişik bir taktiği var adamın, öfke ve şiddet söylemiyle ortamı öyle bir geriyor ki, sanırsın sütten çıkmış ak kaşık ve müthiş derecede hakkı yenmiş, mağdur.
“Ateş olsam cürmüm kadar yer yakarım” diyor ama, kendi yaktığı ateşe, dumanı Ankara’dan Balıkesir’e ulaşacak kadar benzin dökende yine kendisi!
Tamamen suçlayamam elbette, mutlaka haklı olduğu durumlarda var ama, bu nasıl bir bencilik egosudur, bu nasıl bir kibirdir arkadaş, adam zücaciye dükkanına girmiş fil gibi! Kendisine boyun etmeyen, bir işi için icazet almayan, görüşü-düşüncesi farklı olan kim varsa direk düşman!
Hedefine bir dalışı var, tutabilene aşk olsun.
Hee, bir de sen O’nun düşman addettiğine selam mı verdin, kadrolu muhalifsin!
Öyle bir noktaya geldik ki, ne siyasi ne bürokrasi, geçtim onu bunu, memleketin iş dünyası paranoyak oldu yahu..
“Falanca selam verdi ben görmezden geldim ama, ya Edip Abi duyarsa” noktasındayız..
***
Tüm bu gerginlik ve sonrasında gelen fırça modu, Edip Uğur’un siyasi taktiği aslında.
Hatırlayın oda seçimleri öncesini, Vali Yaman’la kapışmasını, Küçüksan meselesini, Çınaraltı gerginliğini ve şimdi de Ali Aydınlıoğlu, Sema Kırcı, Zekai Kafaoğlu ile Altıeylülcüler konusu.
Herhalde, öfkeyle kükrediğinde karşı taraf pusacak sanıyor!
Oda seçimlerinde karşısına aldığı Yırcalı Ailesi’nin sessizliğini saymazsak;
Nitelikli dolandırıcı, memur olamaz dediği Mustafa Yaman, Mardin Valisi oldu. Yetmedi, Devlet dedi ki, “Bakma sen Edip Uğur’un söylediklerine. Sen hem Devlet’i temsilen Mardin’e vali ol. Hem de 700 trilyon bütçesi olan belediyeyi yönet!”
Memur olamaz dediği adam vali, nitelikli dolandırıcı dediği adam trilyona hükmediyor!
Küçüksan’da esti gürledi, eller cepte fırçasını attı.
Ne oldu peki?
Geri vites!
Sonra Çınaraltı’na taktı kafayı.
Zabıta yığdı anlaşmayan esnafa, soğan doğrar gibi kesti cezaları.
Ne oldu sonuçta?
Yasak dediği, ceza kestirdiği ağacın altında kendisi oturup çay içti!
***
Gelelim son perdeye, yani kongreye..
Küçüksan’da İsmail Pala ile başlayıp Faruk Kula ile devam etmişti ya fırçaya.
Heh, kongre salonunda, tam karşısında Faruk Kula’yı görünce dellendi sanırım Edip Abi, ve verdi mehteri!
Tabi Vali Mustafa Yaman’da olduğu gibi isim vermiyor artık..!
Hukuki sorumluluktan tırsmıştır, gerek duymamıştır bilemem.
Sonra döndü teşkilatına verdi ayarı, Hayati Yazıcı’nın dibinde..
Kendi kalelerine gol atmakla suçlayıp, kalede kendisinin olduğunu söyledi.
Kim atıyor golleri; Ali Aydınlıoğlu, Sema Kırcı, Zekai Kafaoğlu, Altıeylülcüler!
Yahu Edip Abi, birincisi kalede neden sen olasın?
Koskoca teşkilatlar var, milletvekilleri var, senin gibi belediye başkanları var.
Kale AK Parti’nin..!
Sen de tıpkı diğerleri gibi sadece bir nefersin.
İkincisi, sende az değilsin, ne penaltılar yaptırdın..!
Nefer olduğunu unutup, illa ve hep başrolde ben olacağım düşüncenle(En büyük yanlışın) kendini hedefte görüp, sana saldırıldığını düşünüyorsan, sor hele neden?
Çünkü bencisin, kibirlisin, öfkelisin, ötekileştiriyorsun, can yakıyorsun!
Halbuki yaşın ve siyasi deneyimin gereği abi olmalısın, toparlamalısın.
Ankara’nın da, Balıkesir teşkilatlarının da senden beklediği bu..
Almışsın etrafına birkaç bil(mez)ir kişi, diğerlerine olmuşsun duvar!
En büyük talihsizliğin de, korkusundan kimse sana bunu diyemiyor..
***
Ve Ankara dahil, her yere atarlandıktan sonra yaptığı final…
Ankete göre Edip Abi’nin karnesi yıldızlı pekiyimiş..!
Bu Pazar seçim olsa, AK Parti %45, Büyükşehir %50.4 oy alırmış.
Yani meali: Recep Tayyip Erdoğan+5 yapacak kadar başarılı!!!!
Erol Kaya’nın bilgisayar ekranında böyle bir başarı hikayesi var(mış) ama ben şahsen Balıkesirli vatandaştan bunu teyit eden tabloyu görebilmiş değilim.
Eğer Edip Abi, AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya’nın anketini yansıtan bilgisayar ekranı yerine, oğlu İsmail Uğur’un, bu anketi yayınladığı TV100’deki sosyal medya yorumlarına bakarsa duruma az çok kendisi de vakıf olabilir.
Tabi, Ak Parti Genel Merkez Yöneticilerinin de Balıkesir’e daha ciddi bakmaları şart.
Belediye binasında yapılmış, sipariş karne izlenimi veren bu anketle, sokağın dili maalesef hiç ama hiç örtüşmüyor.
Edip Abi’nin yalancısıyım, rakamları O verdi.
Erol Bey’in ekranındaki sonuçlarla 2019 yolculuğuna çıkılırsa…
Hayaller bilgisayar ekranı.
Gerçekler hüsran olur.
Çünkü bizim atarlı başkanın züccaciye dükkanında dolaşırken kırıp döktüklerine iyi bakarsak daha gerçekçi sonuçlar yansıtacağına eminim.
Unutanlar için kısa hatırlatmayla bitireyim isterseniz..
Sevgili abimiz sadece belediyecilik döneminde; Üç adet vali, üç adet genel sekreter, sayısı hatırlanmayacak kadar bürokrat ve bir o kadar siyaset-iş dünyası karakterini hırpaladı.
Ankara’da kırıp döktüğü vekilleri, genel başkan yardımcılarını ekleyin…
Soru şu: Hepsi tü kakaydı da, bi bizim atarlı başkan mı haklıydı? Bunları ezmeye çalışan adamın vatandaş ilişkisini hayal edin yeter zaten..!