Balıkesir Merhaba Gazetesi

ATLANTİK PAKTI

ATLANTİK PAKTI
07 Ocak 2015 - 0:05

Genel

İkinci dünya savaşının bitimi olan 1945 yılından sonra, yer küre iki dev blok arasında sıkışıp kaldı. Dünyadaki her rajonu bu iki büyük dev güç kesiyordu. Henüz toparlanamamış genç cumhuriyet bu iki gücün yaptırımcı tarzlarını benimsememiş, kendi başına da hareket edemiyordu. İşte böyle bunalımlı bir ortamda TBMM si Atlantik ülkeleri tarafında yer almak istiyor, fakat İngiltere ve ABD. Tarafından kuşkulu gözle bakılıyordu.

Amerika ve İngiltere öncülüğünde, bütün Avrupa devletleri ATLANTİK PAKTI etrafında toplanmışlar, Rusya ve işgal altında tuttuğu küçük Avrupa ülkeleri de VARŞOVA PAKTI olarak isimlendirilen demir perde gerisinde kenetlenmişlerdi. Rusya Avrupa’nın içine kadar uzanmış ve bu yüzden Berlin şehri beton duvarlarla ikiye bölünmüştü. Yer küredeki devletler birleşerek iki kutuplu bir dünya kurulmuştu. Böyle bunalımlı bir ortamda DEMOKRAT parti lideri Rahmetli Celal Bayar 1948 yılının Mart ayının sonunda Balıkesir’de gazetecilerin sorduğu soruyu şöyle cevaplandırıyordu. Atlantik paktına girişimizi Balıkesir’de açıklayan Reisi Cumhur Celal Bayar’ın söylediklerini kendi ağzından dinleyelim.

“Atlantik paktında bir tecavüz gayesi olmadığına göre, Türkiye’nin orada yer alması yerinde olur. Tedafüi (savunma kastiyle) bir gaye ile kurulacak AK DENİZ paktı da böyle bir boşluğu doldurabilir. Coğrafi vaziyetimiz bizi çok düşündürmeğe sevk ediyor. Bu durumu görüşmek için Bakanlar Kurulu benim başkanlığımda toplandı. Hariciye vekili Fuat Köprülüden sonra, Baş Vekil Adnan Mendereste demokrasi yanlısı ülkelerle anlaşmamızı istiyorlardı. Bütün bakanları dinledikten sonra, hazır olun arkadaşlar. ATLANTİK PAKTINA gireceğiz dedim. Baş Vekil Adnan Mendereste son söz olarak, bu pakta girmemizdeki hedef, Akdeniz ve doğusundaki devletlerle, ayrı ve yeni bir blok oluşturmamız esas gayemiz olmalıdır diye kabine üyelerine yeni bir hedef gösterdi.” İsmet Bozdağ’ın yazdığı, BAŞVEKİLİM ADNAN MENDERES kitabı, sayfa; 129, 130.

Türkiye o yıllarda Atlantik paktı denilen demokrasi yanlısı ülkeler Arasına kabul edildi amma, Rahmetli menderesin gösterdiği hedefte yeni bir İSRAİL devleti İngilizler tarafından hemen kurulması da sağlandı.  O yıllardan bu yana İsrail Orta doğunun bağrında bir hançer gibi duruyor. Menderes ve hükümetinin 1950 yılında tek başına iktidar olması ile birlikte, İsrail ile gizli mücadele hep devam ede geldi. Menderes’in görünmeyen idam sebeplerinden biri de Orta doğunun içinde böyle bir devletin kurulmasına karşı çıkmasıdır.

Adnan Menderes’in idam edildiği 1960 ihtilalından 2003 yılına kadar, orta doğuda istediğini yapan İsrail devletine karşı hiçbir ülke tavır koymaz iken, bu günkü iktidar, katil bir devlet olarak ilan etmiş ve her türlü bağı koparma cihetine gitmiştir. Siyasi irade, ATLANTİK PAKTI veya NATO gibi oluşumların içinden kendini kurtarıp, yeni bir GÜÇLÜ TÜRKİYE yolunda sık adımlarla ilerlemektedir. Bunu gören Yahudi zihniyeti siyasi iktidara cephe alması olağandır amma, içerdeki yamalıkların da bu iktidar gitsin de kim gelir ise gelsin anlayışını anlamak mümkün değildir.

Orta doğuda büyük bir süper güç yolunda ilerleyen BÜYÜK TÜRKİYE oluşumundan rahatsız olan düşüncelerle sizleri mücadele bekliyor. Evinizde, köyünüzde ve mahallenizde bu büyük gücü durdurmak isteyenlerle mücadele etmek, SİYONİST anlayışlarla mücadele demektir. Kolay gelsin.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.