Balıkesir Merhaba Gazetesi

Balıkesir TMMOB “Kentsel Değil Rantsal Dönüşüm”

Balıkesir TMMOB “Kentsel Değil Rantsal Dönüşüm”
24 Aralık 2020 - 9:59

Balıkesir TMMOB “Kentsel Değil Rantsal Dönüşüm”

TMMOB BALIKESİR İKK SEKRETERİ JEOLOJİ MÜH. Kemal  YENİGÜN “Balıkesir TMMOB İl Koordinasyon Kurulu olarak, 2010 ve 2015 yıllarında yapmış olduğumuz, Balıkesir Kent Sempozyumlarında, Balıkesir Kentsel Dönüşümünün önemini vurguladık. ”

TMMOB adına Kemal Yenigün, “Kentsel dönüşümü teknik karar vericiler yerine “politikacılar” gerçekleştirdikleri için ortaya çıkan sonuçlar yine mimarlık, mühendislik ve şehircilik açısından kabul edilemez nitelikler taşıdığından, şimdiye kadar olanlar “kentsel dönüşüm” tanımına uygun değildir. ”dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ELE ALINDI

Balıkesir Türk Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Odalar Birliği İl Koordinasyon Kurulu adına Jeoloji Mühendisi Kemal Yenigün kentsel dönüşümün ele alındığı bir basın açıklamasında bulundu. Kemal Yenigün,  “Balıkesir’imizde son günlerde ‘’Kentsel Dönüşüm’’ gündemde. Balıkesir Türk Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Odalar Birliği İl Koordinasyon Kurulu olarak, her platformda Balıkesir Kentsel Dönüşümünün önemini hep öne çıkardık.” dedi. Kentsel dönüşümde teknik karar vericilerin önemine değinen açıklamasında Yenigün şunları kaydetti:

 

 “RANT ODAKLI OLMAMALI ”

 

“Bizler, Balıkesir Kentsel Dönüşümünün bilimsel bir düşünce ile yapılmasını ve Balıkesir kentinin imar planlarına uygun olarak planlanmasını bir gereklilik olduğunun önemini vurguladık. Balıkesir Kentsel Dönüşümünün Rant odaklı olmamasının önemini de her zaman vurguladık. Zemin etüdünden projelendirmeye, malzeme kalitesinden, yapım faaliyetine kadar yapı üretim sürecinin her aşamasında alınacak mühendislik hizmeti, yapıların güvenli olmasının en önemli teminatlarının birisidir.

 

 “KENTSEL DÖNÜŞÜMLER KENTİMİZİN KİMLİĞİ İLE UYUŞMAZ”

 

Balıkesir de çok az olan deprem toplanma alanlarımızı ve ayrıca yine kentimizin yeşil doğasını, Akıncılar mahallesi örneğinde olduğu gibi Kentsel Dönüşüme kurban edilmemesini de dile getirdik. Balıkesir’in doğasının sesine kulak vermeden yapılan Kentsel Dönüşümler, kentimizin kentsel kimliği ile uyuşmaz. Balıkesir’in doğası ile uyumlu, yasaların eksiksiz uygulandığı, kamusal denetimin tam olarak yapıldığı ve yapı güvenliğini sağlayan kentsel dönüşümler yapılmalıdır.

 

 “ÇAĞDAŞ ŞEHİRCİLİKTE KENTSEL DÖNÜŞÜM YOKTUR”

 

Aslında tüm dünyada ve Çağdaş şehircilikte kentsel dönüşüm yoktur,  Yani, aslında adına ister “kentsel” densin, ister başka bir tanım yapılsın, 50 yıldır kentlerimizde zaten sürekli bir dönüşüm var. Ne var ki, bunu teknik karar vericiler yerine “politikacılar” gerçekleştirdikleri için, bu nedenle de doğal olarak ortaya çıkan sonuçlar yine mimarlık, mühendislik ve şehircilik açısından kabul edilemez nitelikler taşıdığından, şimdiye kadar olanlar “kentsel dönüşüm” tanımına uygun değildir.

 

 “RANTSAL DÖNÜŞÜM AMACIYLA ORTAYA ÇIKIYOR”

 

Türkiye’de sağlıklaştırma yapılması gereken yerlerde “Rantsal dönüşüm” amacı ile “Kentsel dönüşüm” kavramının ortaya çıktığını düşünüyorum. Olması gereken yıpranmış sağlıksız hale gelmiş mahallelerde, o mahallenin insanları için, o insanları bölgeden uzaklaştırmadan, kültürel ve mimari dengeleri gözeterek sağlıklaştırma yapılmasıdır. Kentsel dönüşüm uygulamalarında insan öğesi unutulmamalıdır. Kente ve insana duyarlı, insanların içerisinde mutlu bir şekilde yaşayabileceği bir projede mutlaka yeşil alanların, sosyal, kültürel ve kamu alanlarının ayrılarak planlanması, maliyetin tüm bu ihtiyaçlar doğrultusunda belirlenmesi gerekir.

 

 “KENTLER OLAĞAN DIŞINDA DÖNÜŞÜME UĞRAR”

 

Kentler, gerek kentsel gelişim sürecine özgü sanayileşme, göç gibi nedenlerle gerekse savaş, doğal afetler gibi olağandışı nedenlerle dönüşüme uğramaktadırlar. Kentsel dönüşüme konu olan alanlar, köhneleşmiş veya bir şekilde mevcut planlamalar dışında kalmış alanlardır. Örneğin; cazibesini yitirmiş eski merkezi iş alanları, kentsel sit alanları, kent içindeki sağlıksız ve kaçak yapılar, gecekondu alanları gibi. Bunların yanında kentsel dönüşüm ihtiyacı yangın, deprem gibi afetler nedeniyle de ortaya çıkabilmekte; afetin ardından meydana gelen yıkımı ortadan kaldırmak veya afet olmadan önce olası zararları azaltmak amacıyla da kentsel dönüşüm uygulamaları yapılabilmektedir.

 

KENT YENİLENMESİNE DEĞİNİLDİ

 

Ülkemizde kentsel dönüşüm konusu son yıllarda, özellikle 1999 Marmara ve Düzce Depremlerinde yaşanan yıkımlarla daha da görünür hale gelen kentleşme, yerleşme sorunlarıyla, üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan konularından biri haline gelmiştir. Kentlerin çeşitli nedenlerle yaşadığı bu dönüşümü ifade eden kent yenileme kavramı, farklı şekillerde en genel tanımıyla kent yenileme, farklı nedenlerden dolayı zaman içinde eskimiş, terkedilmiş, değer kaybına uğramış ve köhneleşme eğilimine girmiş olan kent alanlarının günün sosyo-ekonomik ve fiziksel koşullarına uygun olarak yeniden canlandırılması ve kente kazandırılmasını ifade eder.

 

BELEDİYELER İKİ YÖNLÜ ELE ALINDI

 

Belediyeler bir kentin hem kültürel kimliğiyle yaşamasında, hem de yozlaşarak ve tahrip olarak değerlerini yitirmesinde en güçlü etmendir. Bugün, tarihsel dokularını ve kimlik zenginliklerini yitirmeyen ya da fazla yok etmeyen diyelim, az sayıdaki kentimizin bundaki kahramanı bence öncelikle belediyedir; yine günümüzün akıl almaz betonlaşmasına kurban olmuş kentlerimizdeki iç karartan durumun da baş sorumlusu yine belediyelerdir. Tabi bu söylemi belediyeyi yönetenler diye anlamak lazım çünkü belediye bir tüzel kişilik ve kurum olarak aslında başında kim olursa olsun tüm yerleşmeler için gerekli ve hatta demokrasinin beşiği denilen kent için yaşamsal organdır.

 

 “UZMANLIK ALANLARI ARASINDA BÜTÜNLÜK SAĞLANMALI”

 

Kentte yaşayanlar kentli haklarından yararlanabiliyor mu? ya da kentli olma bilincindeler mi? asıl soru budur… Bunun yanıtını ise o kentte bulunan sivil ve yerel insiyatiflerin başında bulunan Kent Konseyleri ile Kent Konseylerini oluşturan Sivil Toplum Kuruluşları ile Akademik Meslek Odaları verebilir ve bu kuruluşlarda demokrasinin beşiği denilen kent için yaşamsal organdır. ‘Kentsel dönüşüm için kültürümüzü, doğamızı ve sosyal hayatımızı da koruyan ve doğal afetleri en az zararla geçirecek planlamalar yapılmalı’ diyen ve yıllardır da hem “akademik” çevrelerin, hem de akademik meslek Odalarının, üzerlerinde en çok anlaştıkları “sürdürülebilir” imar politikası tartışılmaz öncelik olmalıdır. Kentsel dönüşüm konusunda farklı kanuni düzenlemeler arasında, mimarlık, mühendislik ve şehirciliğin uzmanlık alanları arasında kesinlikle bir bütünlük sağlanmalıdır.”

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.