Balıkesir Merhaba Gazetesi

Bandırma’dan sanata bakakaldım!..

Bandırma’dan sanata bakakaldım!..
10 Aralık 2014 - 0:02

Genel

Gecen haftasonu Bandırma’da bir dans gecesine katıldım.Önce ki yıllarda Balıkesir’de de zaman zaman yapılan ama katılımın çok az olduğu dans gecelerinden birine bu sefer Bandırma’da katıldım.Beklentim çok yüksek değildi.Balıkesir’in merkezinde yapılan ve profesyonel dansçıların gösteriler yaptığı gecelerde bile katılımın 60-70 kişiyi geçmediği bir dans gecesi;Balıkesir’in bir ilçesinde düzenleniyor.Ne kadar iyi ve kaliteli olabilir ki? Daha salona girer girmez şaşkınlığım başladı. Toplumun her kesiminden insan var gecede ve çok ciddi bir kalabalık… Salsa müzikleri ile ortada dans ediyorlar.Evet evet yanlış duymadınız.Bandırma’da bir dans gecesi ve Salsa yapan insanlar… Bir süre sonra Tango müzikleri başladı. Pist daha da kalabalıklaştı. Bir de ne göreyim… Bandırma Belediye Başkanı pistin ortasında Tango yapıyor,halkla iç içe hem de… Gece harika gidiyor..Herkes eğleniyor… Sırasıyla Tango bitiyor,Bachata yapanlar sahneyi kaplıyor,o bitiyor arkasından Merengue yapanlar sahneyi dolduruyor…. Bahsettiğim bu danslar öyle 2-3 haftada öğrenilecek danslar değil.Kendi kendime soruyorum bu alt yapıyı bizim bu Bandırmalılar ne zaman yapmış diye? İşin ilginç yanı ,sahnede dans eden 2-3 kişi yok.Geceye katılan herkes danslara eşlik ediyor biliçli bir şekilde… Birden bir anons duyuldu,herkes sahneye Zumba workshop var arkasından da hep birlikte Sirtaki yapacağız diye… Başımızda hoca,en önde Belediye başkanı Dursun Mirza,arkada 200 kişi sıralandık başladık Zumba yapmaya…. Hem eğleniyoruz,hem öğreniyoruz… Zumba bitti, hoca koydu Sirtaki müziğini başladık öğrenmeye…10 dakika sonra 200 kişi kolkola Sirtaki yapıyor… Gece harmandalı,çiftetelli,halaylarla bitti… Bu geceyi düzenleyen kendini dansa adamış (Burak ve Fırat Güner kardeşler) 2 yetenekli genç,kurdukları dernekte Bandırmalılara dans etmeyi öğretiyorlar.Kendi kültürümüzün yanında farklı kültürlerin müzikleri ile birlikte muhteşem bir organizasyon gerçekleştirmişler.Kendilerine “Hasat Sahne” diyorlar .. Bandırmaya farklı bir hava kattıkları kesin. Belediye Başkanı’nın ekibiyle birlikte gecede olması ve destek vermesi müthiş…

Geçmiş yıllarda bende kurumumla bu tarz geceler Balıkesir’de sıklıkla düzenledim. İzmir’den ekipler getirdik insanları bu farklı kültürden danslarla tanıştırmak için. 5 yıl önce Balıkesir’de Latin dansları ile ilgilenen 20-30 kişi varken 5 yılın sonunda bu sayıyı ancak 150-200 kişiye çıkartabildik. Düşünebiliyor musunuz.Bandırmadaki gecede katılımın sayısı Balıkesir’de bu dansla ilgilenen kişilerin sayısına eşit neredeyse. (Dans edebilen demiyorum ilgilenen diyorum burası önemli)

Şuan benim bildiğim Balıkesir’de en az 5 adet Latin dansları kursu veren dans okulu var.Ama her birinin 10-15 öğrencisi var. Şimdi Bandırma ile Balıkesir arasındaki fark ne de orada bu kültür fazlasıyla varken Balıkesir’de yok!.. Hani biz hep diyoruz ya Balıkesir’de hiçbir şey yok diye… Bakın bu lafı aslında şöyle değiştirmek lazım. Balıkesir’de herşey var ama buna zaman ayırıp bununla ilgilenecek insan yok!… Neden olsun ki? Akşam evde dizi izlemek varken ya da kafeteryalarda oturmak varken, kim dans eğitimi almak ister?

Geçen hafta bana gelen bir maili sizinle paylaşmak istiyorum. “Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK 2015” isimli bir proje ile Balıkesir’den fotoğraf ve videoyla ilgili geçlere ulaşmaya çalışan bir grup var.Türkiye’nin farklı şehirlerinden gençleri buluşturan bir ortak kültürel üretim projesi yapıyorlar. İlki 2013’te 4 şehirden 24 katılımcıyla gerçekleştirilmiş olan BAK projesi, bu sefer çağrısını 10 şehre açmış ve Aydın, Balıkesir, Batman, Çanakkale, Diyarbakır, İzmir, Mardin, Muğla, Şırnak ve Urfa’dan gençlerin başvurularını bekliyormuş. BAK, programa dahil olacak gençleri farklı şehirlerde bir araya getirerek birbirlerini ve yaşadıkları şehirleri tanımalarını ve birlikte çalışarak şehirlerine dair hikâyeleri fotoğraf ve video projeleriyle aktarmalarını amaçlıyor. Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından yürütülen BAK kapsamındaki atölyeler, docİstanbul – Belgesel Araştırmaları Merkezi ve Geniş Açı Proje Ofisi ile işbirliği içinde düzenleniyormuş.BAK projesi Charles Stewart Mott Vakfı, Açık Toplum Vakfı ve İsveç Başkonsolosluğu tarafından destekleniyormuş. Son Başvuru Tarihi’nin 12 Aralık 2014 Cuma günü saat 17:00 ‘a kadar olduğunu hatırlatayım.Elçiye zeval olmaz…

Dostlar bu hafta sizi yeni basılmış bir kitap ile tanıştıracağım. Melih Esen Cengiz’in üçüncü romanı olan”Terk Edilmiş Manalar Cenneti “ aşkı arayanlar için tavsiye edebileceğim bir kitap. Savaşın gölgesinde filizlenen imkânsız bir aşkın hikâyesini anlatan kitap, bir taraftan da takvimin yapraklarını aralıyor ve okuru işgal altındaki İstanbul sokaklarına davet ediyor. Yıl 1923; İstanbul, müttefik kuvvetler ordularının işgali altında. Anadolu’yu düşmandan tamamen temizlemiş olan inançlı ve dev bir ordu Marmara’nın karşı kıyısında tüfek çatmış, Lozan müzakerelerinin sonucunu bekliyor. İstanbul ahalisi tedirgin, işgalciler gergin. Aşk imkânsız gibi görünüyor. İşte bu hikâye savaşın gölgesinde filizlenen imkânsız bir aşkın hikâyesi. Hiçbir sınır tanımayan, tutkunun inanca dönüştüğü, sevginin fedakârlıkla perçinlendiği, naif, dokunaklı, hüzünlü ama bir o kadar da isyankâr bir aşkın, işgal ordularının başkomutanı General Harington’ın güzeller güzeli kızı Emma ile efsane futbolcu Zeki Rıza’nın kardeşi Kâmil’in hikâyesi…

İmkansız Aşk diye birşey var mı ki dostlar artık ya da imkansız aşkın peşinden kaç kişi koşar artık o aşkı imkanlıya çevirmek için… Gittikçe uzaklaşıyoruz birbimizden ve yabancılaşıyoruz birbirimize… Bırakın imkansızı,aşkı arar olduk. Aşk dolu kalın dostlar…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.