Balıkesir Merhaba Gazetesi

 BBP 22’NCİ YILINDA  

 BBP 22’NCİ YILINDA  
02 Şubat 2015 - 0:03

Genel

Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır ve partililer kuruluşlarının 22.Yılı sebebiyle pasta kestiler.

Büyük Birlik Partisi Balıkesir İl Başkanlığı parti kuruluşunun 22. Yıl dönümünü pasta keserek kutladı. Aker Et Lokantasında yapılan kahvaltıya BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır da katıldı.

Partinin kuruluşunun 22. yılında Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, Yeryüzünde bir mazlum kalmayıncaya kadar mücadelenin gerektiğine inandığım için siyaset yapıyorum’ dedi. Büyük Birlik Partisi’ni adaletin yeryüzüne hakim olma hareketi olarak gördüğünü belirten Çayır, “Büyük Birlik Partisi, inanç hareketi, adalet hareketidir. Benim gördüğüm benim burada olma sebebim, arkadaşlarımın olma sebebimiz şu, birilerinin bizi tarif ettiği gibi işte marjinal, küçük bir parti, birkaç idealist kişinin bir araya getirdiği bir yapı değil.

Ben Büyük Birlik Partisini adaletin yeryüzüne hâkim olma hareketi olarak görüyorum. Bunun için varız hepimiz. Yine Türkiye başta olmak üzere birçok İslam coğrafyası tam olarak bağımsızlığına kavuşsun diye siyaset yapıyorum. Gelir dağılımı, paylaşım adil olsun kimse kimseyi renginden, dilinden, konumundan dolayı ötelemesin ve hakir görmesin diye siyaset yapıyoruz. Yine Türkiye bağımsız kalsın, hem iktisaden her anlamda dış politikasıyla, iç politikasıyla sosyal dengeleriyle kendi başına kendi geleceğini derleyen ülke olsun, güçlü olabilsin diye Büyük Birlik hareketi siyaseti bu anlamda yapmakta” dedi.

 HEM CUMHUR HEM BAŞBAKAN

Hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren Çakır, “Öyle bir durumdayız ki hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan konumunda olan bir Cumhurbaşkanımız var. Sayın Başbakanımız Davutoğlu’nun durumu zor. Toplu açılışları bahane ederek her gün televizyonlarda, her gün siyasetin içinde olan Cumhurbaşkanımız var. Dolayısıyla ben Cumhurbaşkanımız demiyorum, hem Başbakanımız hem Cumhurbaşkanımız. Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği rotada Türkiye felakete doğru gidiyor.

Ben O iktidar olduğunda mutlu olmuş insanlardan birisiyim. Niye? Yüzyıldır bu ülkede inanç sahipleri, bu ülkenin has evlatları, inançlı kadro hep dışlanmıştı. Sistemi elinde tutan birtakım askeri ve siyasi bürokratlar hiçbir zaman birilerinin tek başına iktidar olmasını istememiştir. Mutlaka gizli ortağımız askeri ve sivil bürokrattı. Bugüne kadar hep böyleydi. İlk kez biz inandık. Bu arkadaşlar iktidara gelecekler ve bir şeyler halledecekler. Ama geldiğimiz bu noktada, görülen şu ki, üzülerek ifade ediyorum, keşke ortak aklı öne çıkarsaydı, keşke istişareyi önemseseydi, keşke empati yapma gücünü elinde tutabilseydi de empati yapabilseydi, keşke başkalarına kulaklarını açabilseydi. Keşke düşmanlık üzerine siyaset yapmasaydı. Keşke tek adamlık, son yüzyılda gelmiş halife gibi görmeseydi. Siz bu kafayla siyaset yapmaya devam ederseniz varacağınız yer uçurum. Türkiye kim ne derse desin hızla uçuruma doğru sürükleniyor.”

FİKİRLER AYNI

Biz  ‘Osmanlıca, bu ülkenin temel bir geçmişi, geçmişe giden bir yol. Bu yolu kapatmamak lazım dedik. Osmanlıca öğrensek kötü mü olur? Dil eğitimi, toplumun temel hakkı. Bu ülkede yaşayan insanların din eğitimi almaları gerektiğine inanıyoruz. Burada AKP ile beraber aynı fikirde olduk diye AK Parti’li olmadık ama yollarına sahip çıktık. Buradan onları uyarıyorum bir adım sonrası uçurum! düşeceksin. HABER: SEVDA KAYGISIZ

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.