Balıkesir Merhaba Gazetesi

BELİNİZİ KORUYUN

BELİNİZİ KORUYUN
Dr. İbrahim Tutak( ibrahimtutak@gazetemerhaba.com )
03 Ekim 2017 - 12:26

Soğuk algınlığından sonra ikinci en sık karşılaşılan hastalık bel ağrılarıdır.İnsanların hayatları boyunca en az bir kez bel ağrısı geçirme ihtimali %90 olarak tespit edilmiştir.Böylesine sık rastlanması  sebebiyle hastalık için bir takınm koruyucu tedbirler alınması önem kazanmıştır.Ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi bel ağrıları hatta bel fıtıklarındada genetik yatkınlık göz önünde bulundurulmalıdır.Öyleki 13 yaşında bel fıtığı tanısı koyduğum hastalarım oldu.Ailelerini sorguladığımda babasınında annesininde bel fıtığı nedeniyle tedavi gördüklerini hatta ameliyat olduklarını öğrendim.Özellikle erken gençlik ve gençlik dönemlerinde bel hastalığı olanların tedavi planlanmasında aile sorgusu önemlidir.Aslında bu korunmada daha önemlidir.Bu tanıları almış anne babanın çocuklarına bu konuda daha erken korunma tedbirleri aldırmalıdır.

Günlük aktivitelerimiz esnasında vücudumuzun dikey veya yatay konumda aldığı çeşitli pozisyonlar ve beraberinde ortaya konan faaliyetin şekli bel fıtığına yakalanma riskini önemli oranda artırır veya azaltır.Ayakta durmakla oturmak öne eğilmek çökerek almak pozisyonlarının herbirinde bele farklı derecede yük binmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda beldeki diskin içerisine basınç ölçebilen bir cihazla girilmiş ve çeşitli vücut pozisyonlarının diskteki basıncı ne şekilde etkilediği araştırılmıştır. Görülmüştür ki, burada bele en az yükün bindiği pozisyon, kişinin sırtüstü yattığı ve bacaklarının altını bir cisimle destekleyerek hafifçe yükselttiği pozisyondur.Bu pozisyon bel fıtığı hastalarına önerdiğimiz en rahat edebileceği duruştur. Oturur pozisyonda iken kişi arkasına bir destek koyarsa veya oturduğu sandalyenin arka kısmını geriye doğru tedrici olarak yatırmaya başlarsa, bele binen yük de giderek azalacak ve bel bu durumda çok daha rahatlamış olacaktır. Öksürmek, gerinmek veya kahkaha ile gülmek ise belde yer alan disklerdeki basıncı bariz şekilde artırır. Şikayetleri bir öksürmeyi takiben başlayan pekçok hasta ile karşilaşmaktayiz.

Bel rahatsızlığına her yaş grubunda rastlamak mümkündür fakat bel fıtığı orta yaşlarda daha sık görülür. Hareketsiz bir iş ve hayat tarzı, daha çok oturarak çalışmak, şişmanlık, ağır şeyler kaldırmak, mücadele sporları, bilinçsiz spor yapmak, yanlış oturuş ve duruş alışkanlığı, huzursuz bir ortamda ve stres içinde yaşama, sigara ve alkol kullanma, uzun süre otomobil kullanma, bedensel faaliyetlere ısınmadan başlamak birer risk faktörüdür. Fazla kilolar, omurlar, dolayısıyla diskler üzerine olan yükü arttırır. Sonuçta diskin içindeki yumuşak çekirdeğin dışarı kaçmasını yani fıtıklaşmayı kolaylaştırır. Şişman bir bel fıtığı hastasının kilo vermesi kadar iyi bir tedavi yoktur. Bel ağrıları olan kişinin yapmasında yararı olan sporlar; yüzme, yürüme, hafif koşular (jogging)  olarak sayılabilir. Futbol, basketbol, voleybol, güreş, halter, golf gibi sporlar sakıncalıdır.

İnsanlar yaşamının üçte birini uykuda geçirmelerine rağmen bu sürenin bel üzerindeki etkisini dikkate almamaktadırlar. İyi bir yatak vücudun gömülmesini engelleyecek kadar sert, sırt eğrilerini koruyacak kadar yumuşak olmalıdır. Büyük yataklar tercih edilmelidir. Bu yataklar gece boyunca rahat hareketi sağlar, eklem ve kaslar üzerindeki yükü azaltır ve sabah tutukluğunu önler.

Mutfak işleri,çocuk bakımı sırasında bayanların öncelikle postürlerini dik ve düzgün muhafaza etmeleri gerekir. Mutfakta çalışırken dengeli bir durum imkanı vermeyen hareket ve duruşlardan kaçınmak gerekir. Yukarıya doğru uzanmamak için mutfak gereçlerinin omuz ve bel arasında bir yükseklikte dizilmiş olmasını sağlayın. Araba kullanırken direksiyona yakın oturun ve oturduğunuz koltuğun yüksekliğini azaltın. dizler kalça seviyesinden yukarda bulunmalıdır.

İbrahimtutak.com.tr

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.