Balıkesir Merhaba Gazetesi

BİLSEM BEREKET GAZETESİ HAZIRLADI

BİLSEM BEREKET GAZETESİ HAZIRLADI
10 Mayıs 2020 - 15:10

BİLSEM Bereket Gazetesi Hazırladı. Öğrenciler Anneler gününe özel hikayelerini yazdı ,Manilerle koronayı anlattı. Düşleriyle resimler çizdi şiirlerle fikirlerini yazıya döküp ortaklaşa bir gazete hazırladılar .İşte BİLSEM’in Bereket Gazetesindeki üretken çocukların ürettikleri…

ANNEM İLE BEN

Anne deyince aklıma hayatın asıl anlamı geliyor. Neden mi? Size bunu hiç unutamadığım bazı mutlu anılarımla anlatayım…

Ben okuma yazma bilmezken annem bazı şeylerde zorlandığımı fark edip beni özel okuma kursuna götürdü.

Bir yerimi incittiğimde bana kızardı. Onun kızması beni o kadar sevindirirdi ki… Çünkü beni çok sevdiği ve bana çok özen gösterdiği için kızdığını biliyordum.

Annem kendi başıma uyuduğuma hayret ettiğinde seviniyordum. Çünkü beni gözünde hâlâ küçük olarak görüyordu. Çünkü beni çok önemsiyordu.

İşte bu yüzden anne deyince aklıma hayatın asıl anlamı geliyor.

Anne diye bir şey olmasaydı yaşam olmazdı. Yaşam olmasaydı da dünyanın bir anlamı kalmazdı.

Size son olarak diyorum ki:

Küçük büyük fark etmez, herkes annesine iyi baksın. 10 Mayıs Anneler Günü kutlu olsun!

 

  Hüseyin Erva GÜLEN

♥ANNEM♥

Annemle, aslında uzun bir süredir birlikte mutlu olduğumuzu hatırlamıyorum… Ama şu anımızı hiç unutamam:

Okulun son günüydü. İlkokulu bitirmiştim o gün, üzerimde mavi mezuniyet cübbemle sınıfımda bekliyordum. Öğretmenimiz Harun Bey liste sırasından karnelerini vermek üzere arkadaşlarımı çağırıyordu. Elbet sıra bana da gelecekti. Üzerinde 4 yıllık emeği olan yavru kuşlarını artık yuvadan uçuruyordu. Bir hatıra fotoğrafı çektiriyordu her öğrencisiyle. Ve öğrencileri olarak biz de ona gerekli saygıyı gösteriyorduk. Tabi ki her an 9 ay karnında taşıdığı çocuğunun arkasında olan annem de oradaydı. Gururla bakıyordu bana elinde telefonuyla bizim hatıra fotoğrafımızı annem çekiyordu. O fotoğraftan sonra annemle kol kola yan binaya geçtik, bu binada eğitime henüz başlanmamıştı ama bir gün çocukların sevinç çığlıklarıyla dolacaktı. Ama yan bina da sadece topluca fotoğraf çektirmiştik yapacak başka bir şey kalmamıştı yani. Herkes arkadaşlarından helallik istedi, ben neden bilmem ama böyle konularda çekingendim biraz. Yani belki kısa, belki içinde piknik, bir tatil yok, ama ben annemi seviyorum. Benim bir tane annem oldu. Annemin de bir tane Haktan’ ı vardı.

Zaten kimin iki öz annesi olurdu ki? Kim annesini sevmezdi? Ve hangi anne evladı için canını vermezdi? Ben annemi belki de kendimden çok severim. Eminim annem de beni canından çok sever.

Haktan Emir KARATAŞ’ tan annesi Nehir KARATAŞ’ a .

ANNELERE BİR HEDİYE

Her çocuk, düşünen ve sorgulayan her çocuk, annesine sorular sorar. Genellikle bir mutluluk, heyecan ile karşılanır bu sorular. Sonrasında ise birazcık fazla gelmeye başlar. Çünkü çocuklar o kadar meraklıdır ki annesi daha sorduğu soruyu cevaplayamadan diğer sorularını peş peşe sıralar. Akla gelip gelebilecek her soruyu sorarlar. Ama eninde sonunda sıra o malum soruya gelir: “Anne, ben dünyaya nasıl geldim?”. Sınırsız cevabı olan bu soruya verilebilecek en güzel cevap ise “Sevgiyle.” cevabıdır.

Anneler sevgi, umut, masumiyet ve saflığı harmanlayıp hayat için çok yeni olan, şirin mi şirin, içinde kötü niyet barındırmayan varlıklar yani kısaca çocuklar dünyaya getirir. Onları korumayı kendilerine görev bilip canlarından çok severler çocuklarını. Ama anne çocuk ilişkisinde sadece annelerin sonsuz şefkati ve sevgisi yoktur. Çocuklar annelerini, hayata adım atmalarını sağlayan o muhteşem insanı, sevgilerinin elverdiğince çok severler.  Onlara şefkat duyan, onları koruyup kollayan annelerine sonu gelmeyecek bir minnet duygusuyla bağlıdırlar. Annelerini mutlu etmek ve gururlandırmak için her şeyi yapabilirler. Özellikle kardeşler, annelerini mutlu edip bir adım önde olmak için yapmadık şey bırakmazlar. Hediyeler, iltifatlar, jestler konusunda sürekli bir yarış halindedirler. Anneler ise kargaşayı önlemek ve sevgisini eşit hissettirebilmek için elinden geleni ardına koymaz.

Anne ve çocuk arasındaki ilişki, dünyada eşi benzeri olmayan bir ilişkidir. Çünkü anneler çocuklarını saf sevgiyle dünyaya getirip, bolca şefkatle onları büyütürler. Bence anneniz sizin için bunca şey yapmışken, sizin ona çok büyük bir teşekkür etmenizin tam zamanı. Çünkü jestler, hediyeler ve iltifatlardan çok daha mutlu edici olacak olan şey, minnettarlığınızı ve sevginizi gösteren içten, kocaman bir teşekkür. Bizleri hep çok sevmeniz dileğiyle, anneler gününüz kutlu olsun.

Altuncan Huban Gülen

CANIM ANNEM BENİM

Ben annemi çok severim. Gerçekten! Hem de dünyalar kadar çok severim. Her derdin ilacıdır benim annem. Benim için her şeyi yapar.

Ayrıca benim annem, çok zekidir. Beni her şeyden yüksek tutar.

Bir gün annemle havuza gitmiştik. Annem ile çok eğleniyorduk. Annem kaydıraktan önce kaymış, aşağıda gelmemi bekliyordu. Ben kaydım, anneme doğru yüzerken bir adam, beni beklemeden kaydı. Annem, son hızla yetişti. Adama bir şeyler söyledi. Sonra annemle yüzdük, yemek yedik, diğer kaydıraktan kaydık, yani çok eğlendik. Benim annem, Dünya’nın en zeki, en güzel, en cesur, en muhteşem annesidir. Bunu hiçbir şey değiştiremez. O, kalbimin kraliçesidir.

Süper annem “Fatma CEBECİ” ‘ye sevgilerle…

Defne CEBECİ

EN ÖZEL ANIMIZ

Annemin doğum günüydü. Bizim ailede doğum günleri önemli ve özeldir,  o yüzden sadece doğum günü pastasıyla kutlamak istemedim. Annemin doğum gününü özel kılmak için başından aşağı birçok gül yaprağı döküp ona onu çok sevdiğimi söyledim. Bana sımsıkı sarıldığında bizim için en özel anımız oldu.

Nurbanu KILIŞARSLAN

Yaş 12

LEGO ŞEHRİ VE PANCAR TURŞUSU

Küçükken annemle beraber legolardan şehirler kurardık. Bütün odayı kaplardı hatta bazen dışarıya taşardı. Bu şehir içinde trafik lambaları, evler, otoparklar, parklar ve hayvanat bahçeleri kurardık. Ben arabalarımı bunun içinde sürerdim. Bunu yaparken hem mutlu olurdum hem de anneme karşı sevgim artardı. Bu, annemle olan en güzel anılarımdan sadece biri.

Aslında benim annemle geçirdiğim en güzel zamanlar günlük işleri yaptığımız zamanlardır. Ben küçükken yemek yapmayı çok severdim.  Hatta bazen annemden çaydanlıkları, tavaları ve tencereleri isterdim. Bunların içine legolarımı koyar ve kaşıkla karıştırırdım. Tavaların çizilmesine neden olurdum ama annem küçük deyip bana bir şey demezdi. Gelelim anıya; küçükken pancar turşusunu çok severdim. Annemden her zaman isterdim. Annemde bunu görüp bana resimli bir tarif hazırladı. Resimli tarif ne mi? Anlatayım. Ben okuma yazma bilmediğim için annem her şeyi resimlerle çizerek anlatmıştı. Mesela bıçakla kesilen pancar, 1 su bardağı sirke gibi. Annemin bunu yapmasına o kadar çok sevinmiştim ki. Bunu hazırladıktan sonra her pancar turşusu yapacağında annem bana kardan adamlı önlüğümü giydirir ve kendi önlüğünü de giyerdi. Ardından ben anneme tarifi anlatırdım. Birlikte yapardık. Buna bayılırdım.

Yani annenizin kıymetini bilin. Onunla geçirdiğiniz her vakit altın değerindedir. Onları hiç ama hiç üzmeyin.

YUSUF EYMEN GEZER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.