Balıkesir Merhaba Gazetesi

Bir Çift Ayakkabı Gibi Bir Çift Usta Onlar

Bir Çift Ayakkabı Gibi Bir Çift Usta Onlar
15 Haziran 2021 - 14:37

Ben olmazsan o olmaz. O olmazsa ben olmam diyen;

Bir Çift Ayakkabı Gibi Bir Çift Usta Onlar

Kişiye özel ayakkabıların Balıkesir’deki önemli ustalarından sayacı İsmail Çakır ve Kunduracı Mustafa Yaşar. Günümüzde hala özel model ayakkabıları imal edebilen birbirinden vazgeçmeyen iki usta onlar. Kundura dükkânında tamirat ve dikim işlerini de gerçekleştiren ve el işçiliğinin becerisini özenle gösterebilenlerden.

Sayacı olmadan ben olmam. Ben olmazsam sayacı olmaz diyen Kundura Ustası Mustafa Yaşar, bir ayakkabı imalatındaki işçiliğe dikkat çekti. MERHABA’ya yaptığı konuşmasında “ bir ayakkabı elde etmek için, 42 kişinin elinden geçen bir süreç var. Bunu kimse bilmez” dedi. Ayakkabı imalatında bir ayakkabının yapılabilmesi için 42 farklı elin bir ayakkabıya değdiğini belirtti.

Günümüzde el işçiliği ile elde edilen ve becerinin konuştuğu ayakkabıları imal eden ustalar hala var. Balıkesir’de az sayıda da olsa “bizim için beyin cimnastiği” diyerek ayakkabı imal etmeyi sürdürüyorlar.

Mustafa Yaşar “Sayacı Olmadan Ben,Ben Olmadan Sayacı Olmaz”

Ayakkabı, belli bir kalıp üzerinde dikilmiş deri parçaları gibi gözükebilir ama kesiminden dikimine her aşaması ayrı zorluklarla dolu. Ayakkabının model aşaması, diğer tüm aşamaları etkilediği için oldukça önemli. Kalıbı ele alan usta Milim milim ölçüm yaparak üzerine “ıstampa” denilen, ayakkabının silüetini çiziyor. Istampa daha sonra parçalanıyor ve ayrıca deri kumaş kesiliyor. Lazerli deri kesim makineleri de mevcut. Ayakkabı imalatının detaylarına değinen kunduracı Mustafa Yaşar “Kesimi tamamlanan deri parçalarının  “saya” haline getirilmek üzere sayacıya gönderildiğini söyledi. Sayacı olmadan ben olmam. Ben olmazsan sayacı olmaz diyen Yaşar, “Saya, ayakkabının kalıba sokulmadan önceki halini aldığı evre. Sayacı deri parçalarını dikmeye başlıyor. Deriler dikildikten sonra burun kısmına “bombe”, top kısmına “fort” yerleştiriliyor. Fort ve bombe ayakkabının kalıptan çıktıktan sonra ayrıca dik durmasını sağlıyor.” Diyerek, ayakkabı imalatının geçtiği evrelere değindi. Sayacı tarafından oluşturulan sayanın daha sonra kalıba çekilmesi ile ayakkabının bir benzetme ile ete kemiğe bürünmüş hali ortaya çıkıyor.

Kişiye Özel Model Ayakkabı Üretiyorlar

Ayakkabının imalatında ve ortaya konulmasında oldukça meşakkatli bir sıralamadan geçtiği görülüyor. Genelde “taban” adı verilen alt parça ile “saya” denen üst parçanın birbirine dikerek, yapıştırarak çivileyerek yada bunlardan birkaçı birden uygulanarak montalama aşaması ile birlikte son aşamaya doğru ilerleyen usta ellerinde ayakkabı firezden geçiyor. Saya ayakkabının yüzü diyen kunduracı Yaşar, Ayakkabının altı olmadan yapılan işlemin saya olduğunu belirtti. Yaşar, “ Ayakkabıcı ve kunduracı birlikte hareket eder. Ayakkabı 42 kişinin elinden geçer. Ayrıca bunu kimse bilmez ”dedi.

“Ayakkabıcılar Arasında Birbirimizi Destekleriz”

Konuya ilişkin kundura imalatı ustası Mustafa Yaşar, “Köseleden, hazır tabandan oluşan bir ayakkabı, işçiliğine göre ayrıca bir günde bitiyorsa üç işlemden geçiyor. Önce sayadan, sonra ayakkabıcıdan ardından firezeden geçiyor .Son rötuş temizleme Böylelikle 3 günde özel ayakkabı hazırlanmış oluyor. Kullanılan malzemeye göre ayakkabı fiyatları değişkenlik gösteriyor. Fiyatlar el işçiliği olduğu için yüksek olabiliyor.” dedi. Ayakkabıcılar arasında gerektiğinde birbirlerine destek olduklarını da belirten Yaşar, “Ayakkabıcılar arasında kalıp, ayrıca model konularında alıp verdiğimiz el birliği verdiğimiz arkadaşlarımız var ayrıca ayakkabıcılar arasında. Birbirimizi destekleriz” diyor.

“Ben Sana Sanatı Öğretiyorum Karşılığında Sen Bana Ne Vereceksin”

Kunduracı Mustafa Yaşar, “Kalıba ayakkabıyı çekiyor öyle yapıyoruz ayakkabıyı. Yaz aylarında eskiden çocuklar çok gelirdi. Çıraklık eğitimde ders verirdik ancak çırak artık pek yok. Eskiden okuyan okumayan sanatı öğrenmek iş sahibi olmak için tercih ederdi insanlar üretmeyi, öğrenmeyi. Anne babalar getirirdi çocuklarını ama şimdi yok. Şimdi bir çırak gelse ilk sorduğu ne kadar vereceksin, sigorta yapacak mısın?. Peki ben sanatı öğreteceğim sen bana ne vereceksin? Diye soruyorum bende. Bu düşünülmesi gereken önemli bir konu. Biz burada ayakkabı imalatını yapıyoruz. Dikişlerini ayrıca diktiriyoruz. Ayakkabıların kenarlarını özenle dikiyoruz. Ökçelerini yerleştiriyoruz. Eskiden köseleden yapardık ancak şimdi maliyeti düşürmek için tahtadan yapılıyor. Kenarları boyanıyor. Müşterilerimiz özel siparişte isteyebiliyorlar. Bizim bu dükkânımızda ölçü defteri var. Müşteri geldiğinde ayağının ölçüsünü alırız. Düz tabansa ona göre ayrıca ölçü alırız. Ayak numarasına bakarız. Ölçüp biçip ayağın şekline göre ayakkabıyı meydana getiririz.”Nursima Akyürek’in Haberi

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.