Balıkesir Merhaba Gazetesi

Bir EYT Yazısı Da Bizden

Bir EYT Yazısı Da Bizden
Prof. Dr. İbrahim Aydın
Prof. Dr. İbrahim Aydın( ibrahimaydin@gazetemerhaba.com )
126
05 Aralık 2019 - 7:53

Türkiye’nin en popülist politikacısı kimdi diye sorarsanız açık ara Süleyman Demirel derim. Seçim vaatlerinde rakibi ne verirse o bir üstünü verirdi. Nasıl olsa cebinden vermiyor!!. Vaatte sınır yok “iş isteyen peşine, aş isteyen peşine düşsün!!” İktidara gelmek için her yol mübah!!. O dönem uygulanan popülizmin bedelleri günümüzde hala ödenmeye devam ediyor.

Seçim vaatlerinden biri de erken emeklilikti Demirel’in. Kadınlar 20, erkekler 25  çalışma yılını doldurma koşuluyla, yaşına bakılmaksızın emekli edildi. Yetmedi geçmişte bir gün bile sigortalı çalışanlar, Ziraat Bankası’ndan kredi imkanı sağlanarak toplu para yatırma ile emekli edildi. Emekli sayısında patlama oldu. Bir sürü emekli, üstelik bunların arasında 38-40’lı yaşlarda olanlar da var!!

Asgari ücretliler ve çalışma hayatına erken atılanlar 40’lı yaşlarda emekli oluyor, asgari ücrete göre yüksek emekli maaşına bağlanıyordu. Genç oldukları için sigortasız ikinci bir işe yerleşiyordu. Bu durum işverinin de işini geliyordu. Çünkü hem sigorta pirimi, hem de vergi ödemekten kurtuluyordu. İşverenin sigortasız işçileri tercih etmesi işsizliği de körüklüyordu. Erken emekli olan vatandaş, çifte maaş alarak rahat bir yaşama kavuşuyordu.

O yasayla emekli olanlar, devletten 40-50 yıl, belki daha fazla  süre emekli maaşı alıyordu. Ölünce eşi ve evlenmeyen kız çocukları emekli maaşını almaya devam ediyordu. Sağlık giderleri, emekli maaşları, devlet memuru maaşları artık ödenemez duruma gelmişti.

Bu durum sürdürülebilir değildi. Dönemin SGK Genel Müdürü Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, emeklilik yaşı 80’e bile çıkarılsa SGK’nın kurtulamayacağını ifade ediyordu. Yani durum vahimdi.

Peki EYT diye anılan yasa kim tarafından ve ne zaman çıkarıldı?

EYT diye anılan yasa dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan (ki kendisi geçtiğimiz günlerde CHP’ye katıldı) tarafından hazırlandı, 8 Eylül 1998 tarihinde yasalaştı. Bu tarihten itibaren çalışma hayatına atılanlar prim günleri dolsa da emekli olmak için 65 yaşını beklemek zorunda artık.

Yapılan düzenleme mevcut çaşılanları da etkiledi. Onlara da kademeli geçiş hakkı verildi. Mesela 1995 yılında göreve başlayan ben 12, eşimse 10 yıl etkilendi bu uygulamadan. Ağır işte çalışanlar ve alt gelir grupları daha fazla etkilendi. Bir de emekliliği hak ettiği halde emekli olmayanları emekliliğe teşvik için çıkarılan yasa vardı. Bu yasa gereği, geç emekli olunan her yıl bağlanacak emekli maaşını aşağı çekiyordu. Halbuki vatandaş yaş sınırına takılmıştı. Bunlar kendilerini EYT (emeklilikte yaşa takılanlar) olarak tanımlıyor ve mağdur olduklarını savunuyorlar.

Yani yıl 2019 ve popülizm devam ediyor. EYT’liler hep seçim zamanı muhalefet tarafından hatırlanıyor. Bu dönemde birileri tarafından kaşınıyor. Ancak ne hikmetse yasayı çıkaran ve hala doğru olduğunu savunan Yaşar Okuyan’a ve dönemin SGK müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’na değil de dahli olmayan Ak Parti hükümetine çatıyorlar. Hatta Kılıçdaroğlu EYT’lilerin sorununu kendisinin çözeceğini iddia ediyor!!! Gerçi yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş da çözeceğini vaat etmişti ya!!!

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçmiş dönem hükümetlerinin kestiği ve buhar ettiği konut edindirme, tasarruf kesintilerini ödemişti. EYT ile ilgili de Prof. Dr. Vedat Bilgin’i görevlendirdi. Oradan gelen raporlar doğrultusunda kesin kararını verdi ve “Seçimde kaybetsem bu iş olmayacak” dedi. Popülüzme geçit vermedi.

Bazı kesimler ve özellikle muhalefet liderleri hükümetin Suriyeli mültecilere 40 milyar dolar yardım ettiğini, kendi vatandaşına ise bir emekliliği çok gördüğünü iddia ediyor. Bu tabii ki doğru değil. Türkiye bütçesinden sığınmacılara 5 milyar dolar gitti. Bunun 3.5 milyar doları AB fonlarından geldi. Kalan 1.5 milyar dolarlık kısm yine oradan gelecek. Peki 40 milyar dolar rakamı nereden geliyor? Kızılay gibi stklar tarafından yapılan yardımlar, 5 milyar dolara eklenince 40 milyar dolar rakamı ortaya çıkıyor.

EYT’lilerin haklı olduğu konu şu; ‘Biz işe başladığımızda 20-25 yılda emekli olacağımızı biliyorduk. Maç devam ederken oyunun kuralları değişmez. Biz mağduruz’ diyorlar. Ancak çalışmakta olanlar için de kademeli geçiş yapılarak çözüm bulunmaya çalışıldı. O dönemde depremzedeler için toplanan bağış paralarının memur maaşlarına kullanıldığı, Lüksemburg’tan 500 milyon dolar dilendiğimiz, Yunanistan’dan bile medet umar hale geldiğimiz unutulmasın.

Bütün bunlara rağmen emeklilikte 65 yaşı sınırı ülkemiz şartları için çok uzun. Hiçbir özel sektör, hiç kimseyi bu yaşa kadar çalıştıramaz. Askerlik, polislik, cerrahlık, hemşirelik gibi meslekleri bu yaşlara kadar sürdürmek de mümkün değil. Öyleyse ne yapmalı?

Birincisi meslekler yeniden tanımlanmalı. Emeklilikte kadın erkek ayrımı kalkmalı. Çünkü her toplumda kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor. Hem kadında hem erkekte en az 35 sene bir fiil çalışma ve 55 yaşını doldurma şartı getirilmeli. Dul bayanların baba, eş ve kendi gibi birden fazla maaş ödemelerine son verilmeli. Bu durum devlete getirdiği mali yükün dışında gayri meşru, nikahsız veya imam nikahlı yaşama gibi durumlara yol açmaktadır. Kız çocuklarına da erkek çocuklarında olduğu gibi yalnızca eğitim süresince ölen anne ve babaların emekli maaşları ödenmeli.

Yapılacak tasarrufla emekli sandığı rahatlatılmalı. Emekli maaşları ve asgari ücret onurlu yaşam için gerekli miktarlara çıkarılmalıdır. Yoksa işler daha da sarpa saracak benden söylemesi…

Kalın sağlıcakla…..

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.