Balıkesir Merhaba Gazetesi

BİZİM KUR’AN SEVDAMIZ

BİZİM KUR’AN SEVDAMIZ
Semra Firengiz
Semra Firengiz( semrafirengiz@gazetemerhaba.com )
57
18 Temmuz 2020 - 7:26

BİZİM  KUR’AN  SEVDAMIZ

Farkındalığımızı artırdığı gibi üslubumuzu da düzenler Kur’an… ALLAH,sözün en güzelini

söyle der bize….(İsra 53)   “Kullarıma söyle ,(insanlara karşı )sözün en güzelini söylesinler.Çünkü şeytan  aralarını bozar.Çünkü şeytan, insanın apaçık  bir düşmanıdır…

Güzel söz,başı gökte ,kökü   yere sıkı sıkıya tutunmş  bir ağaca benzer ki ,O  meyvelerini  her daim verir…Çirkin söz ise ,toprağa alalade tutunmuş  bir ağaca benzer ki ,onun meyvesi olmaz.(İbrahim 24-25-26)

Bu sözün öz manası bize Kur’an’ı Kerimi  kasdeder…  Tali manası ise …diğer tüm güzel sözleri kapsar….

Emeklilik sonrası , biraz daha sakin düşünme imkanı buluyor insan….Olaylara ve Dünya’ya daha tepeden bakabiliyorsun….Nereden geldim, nereye gidiyorum  diyebilmek için bir sorgulama zamanı emeklilik…(Tekvir 26)

Bu düşünceler yumağı  ,  benim  yolumu bir şekliyle Yüce Kur’an’a  götürdü c..O Yüce Kitabı  yeniden keşfetmemi  sağladı.. Bana -yani yüreğime – Kur’an yeniden inmeye başladı…Hani hep derler ya alimler”,Kur’an’ın metni bir kerede ama anlamı her okuyuşta iner “diye…Tekrar tekrar   inmeye başladığını farkettim kalbime….Kalbimin ve zihnimin duyduğu lezzeti anlatamam..

Bu muhteşem kitabın öyle kapsayıcı öyle fethedici ,öyle ihya ve inşa edici ,ram edici bir cazibesi ve misyonu vardır…. Elime ve yüreğime sıkı sıkıya yapıştı adeta…Bir hazine keşfetmiştim artık…çok farklı bir hazine…bütün okuduklarımdan ayrı   ve  ayrıcalıklı…Ben onun içinde kendimi ,eşimi , ailemi , çocuklarımı, arkadaşlarımı,  geçmişimi , geleceğimi ,doğru olanı ,yanlış olanı ,her şeyi  ,her şeyi görebiliyordum artık…Benden bir şey,özümden bir şey…Aman ALLAH ım  Sen bize neler dememişsin ki, her şeyi söylemişsin…Hiç zahmet olmamış sana ,hiç üşenmemişsin…En büyüğü de ,en küçüğü de söylemişsin.(Bakara Suresi 26 ….Allah,bir sivrisineği ,ondan ötesi  bir varlığı  örnek  olarak  vermekten çekinmez… )

Ne kadar geç kavuştum sana  böyle..Bu özlem ,bu aşk, bu sevda  ne güzel….!

Daha  önce de Kur’an okumalarım vardı,ama bu çok farklı , çok özel…

RAB ve ben…

Yok yok ..RAB ve sen…1973 yılından beri başörtülü bir öğretmenim ben..Şimdiki adıyla türban..Öncümüz ,Şule Yüksel ŞENLER  ve yanında Alman asıllı CEMİLE İSİMLİ bir hanımefendi ile beraber…selam ve rahmetle anıyorum ikisini de…Elimize bir meal veya tefsir geçerse  mal bulmuş mağribi gibi sarılıp ,okuyorduk ailecek….Fakat parça bölük  okumalar olduğu için  bize yetmesi düşünülemezdi elbette…Tahkiki bir iman değil ,taklidi bir imanla ,  duyguya dayalı bir   imanla okumuşum o zamanlar…Düşünceye dayalı  ,şuura dayalı  bir bilinç oluşturmamış …Neden ? Çünkü elimizde dili sadeleştirilmiş  ,anlaşılır  kılınmış bir meal veya tefsir yok o yıllarda…Osmanlı aydını ile dil yönünden aramız bir hayli açılmış maalesef…

Gazeteler,ramazanda  fasiküller şeklinde  Kur’an’dan cüzler veriyorlar …sevinçle okuyoruz onları, ama bilinçlenmemiz için kafi değil,çünkü Kur’an ilk okuyuşlarda parça  bölük  okunmaz…Elimizde Elmalılı Hamdi Yazır ‘ın bir meali var dipnotları ile beraber..Ama ne mümkün anlamak….O zaman Arapçam yok, Osmanlıcam yok…Mealin önsözünü anlamak için  sadece iki gün uğraştık hatırlıyorum…Şimdiki ELMALILI meallerini, rahmetli çıksa gelse tanıyamaz,  inanın…Sadeleştirelim derken -başka birşey olmuş –  desek daha doğru olur  ..Ama okunmalı mı, elbette okunmalı .Zaten sadece bir meal ve tefsire bağlı kalmak doğru değil .Kur’an’ı Kerimi bütünsel okumadan ,tekrar tekrar okumadan ,karşılaştırmalı okumadan, hatta nüzul sırasına (ayet-i kerimelerin iniş sırasına bağlı kalınarak) göre okumadan ben anladım derseniz eksik kalır…Daha doğrusu nüzul sırasına göre okumak ; fıtratımıza daha uygun geliyor diyebilirim.Benim için öyle oldu en azından.Sanki yanımda sevgili peygamberimiz de varmış gibi bir  hissedişle okudum.

Ayrıca Kur’an hangi şekilde okunursa okunsun ,bütünsel olarak okunmalı…Ayrıca kavramsal çalışmalar yapılmalı ki buna hikmet metodu ile okuma diyoruz…Bu seviyeye gelebilmek harika bir şey ,   hasılatı da çok büyük  . Bakınız Rabbimiz ne diyor? “Ben ,erkek  olsun ,kadın olsun,hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim”.(Al-i İmran 195)

Türkiye’de haftada bir hatim yapıyorum diye konuşanları duyarsınız sık sık…Sorsanız Fatiha ‘nın anlamını bile bilmez…Bu şekil hatim yaptım diyenleri çoğaltın çoğalttığınız kadar..!

.Kur’an okuyan kişinin hayatında olumlu gelişmeler ,değişmeler olur…Salihatı artar, takvası artar, sorumluluk duygusu artar, hikmeti artar,keşfediciliği artar,ibadetleri artar ve bilinçlenir . Kalbine ayet değmiş kişi farklıdır…günbe gün iyilik, sabır ve ilimde yol alır…Anlamadan okuyan kişilerinde bu güzel değişiklikler istenilen ölçülerde olamaz,çünkü o Kur ‘an’a ümmidir de ondan…haa kimler böyle okuyabilir? Dünya’da  okuma ve anlama  namına bütün  melekelerini kilitlemiş, yaşlanmış, Öğrenme kaabiliyetini kaybetmiş ancak Kur’an’ı Kerimi yüzünden,lafzen okuyabilmeyi yapabilen ,bundan daha fazlasını yapamayan kimseler bu okuma biçimini devam ettirebilirler ,çünkü Yüce Allah ,bize kapasitemizin üstünde yük yüklemez (Bakara 286)

Allah ‘ımız bu kitabı bize anlaşılması için gönderdi…Çocuğunuz veya şahsınız bir yabancı dil öğrenirken sadece lafız mı öğreniyor ,yani bir dilin sadece seslendirmesini mi öğreniyorsunuz.?Anlam bilmeden bir dili biliyorum diyebiliyor musunuz?Hayır ,diyemezsiniz…Bunda iddia etseniz normal bir insan muamelesi görebilir misiniz?Göremezsiniz…YA Allah ‘a nasıl anlamını bilmediğiniz şeyi anlatıyorsunuz, ALLAH’A  bilmediği bir şeyi mi öğretiyorsunuz?Siz Allah ‘a , göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?(Yunus 18)

Okumak demek ,anlamak demektir. İlacın prospektüsünü okumadan ilacı  kullanmıyorsunuz da,hayatın prospektüsü ,reçetesi,  klavuzu olan ,hatta bir adı da şifa olan bu kitabı okumadan ,anlamadan insan, nasıl Rabb’inin emir ve yasaklarını bilebilir ki?

Böyle dediğimiz zaman bazılar”ı vaktim yok okuyamıyorum”,diyor…Siz ,vakti olmadığı için bankaya gitmeyen ve parasını orada bırakan bir kimse gördünüz mü? Neye, ne kadar önem verdiğimizi daha iyi anlayalım diye bu basit örnekleri  veriyorum…Amacım kimsenin canını sıkmak değil…Unutmayalım ki dost olan doğru söyler…

Biraz daha devam etmek istiyorum.Örneğin kasanızı , kesenizi zaruret olmadıkça kimseye emanet ediyor musunuz? Etmiyorsunuz..Etmezsiniz.. Peki ,size sonsuz hayatınızın kotlarını veren ,bu dünyayı da öte dünyayı da mamur edecek ölçüleri belirleyen  , kitabınızın bilgilerini bizzat kitabınızdan okuyup öğrenmek yerine ,sadece başkalarının anlatımına nasıl emanet edebiliyorsunuz?

Uzattığımın farkındayım, velhasıl kendime dönecek olursam ;Kuranı bilmeden önceki imanım, yönlendirilmeye müsait bir imanmış .Onun için Kur’an okumamızı istemediklerini anladım…Güdülebilen insan yetiştirmek için böyle bir iman gerekli, böyle insanlar gerekli…Anladım ki bu bir üst akıl projesi. Bu proje için çok çalışmışlar…Çok  yıllar evvelinden çalışmalar başlamış. Çok planlı ve programlı bir şekilde , hem içerde , hem dışarıda çalışmalar yapılmış.  (Şimdilik bu kadar) ,haftaya aynı konuya devam edeceğiz  inşaallah ….

…SELAM ve DUA ile  kalınız…

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.