Balıkesir Merhaba Gazetesi

Büyük patronlar ve Jöntürkler

Büyük patronlar ve Jöntürkler
27 Ekim 2014 - 11:12

Genel

Bir dostum çok paraya aldığı dijital telefonunu gösteriyordu. Lüks arabasından bahsediyordu. Villasının yazlığının ihtişamını güzelliğini, içindeki eşyaların rahatlığını anlatıyordu. Patronluğa, PARADORLUĞA, beyaz Türklüğe, JÖNTÜRKLÜĞE hevesleniyordu.
Hevesleniyordu amma, günümüz JÖNTÜRKLERİNİN dünyasının ayrı olduğunu bilmiyordu. Avrupa’ya, uzak doğuya seyahatlerini, o seyahatlerde papazların nasıl günah çıkarttıklarını anlatıyordu. Anlatıyordu da sonrada camiye gidiyordu. Camiye samimi bir ruhla koşarken, JÖNTÜRK olamayacağını bilemiyordu.
PARADORLARIN tümü, dünyada 8 aile. Bunların kurduğu Londra, Paris, Nev- York patentli birinci kuşak 18 ailesi daha var. Bu 18 ailenin yerküreye uzanmış 180 ailesi daha her ülkeye ikinci kuşak olarak dağıtılmış. Yerkürenin paradorları bunlar. Her ülkede, ülke ekonomisine göre değişen sayıda yerleştirilmiş yamalık temsilcileri var. Bu dostum herhalde yamalığın çürük ipliği bile olamaz amma, hayal insanı geçici de olsa mutlu eder.
JÖNTÜRKLER, Osmanlının son döneminde Avrupa’ya devlet parası ile gönderilenlerdi. Oralarda, masonlaştırılan, Paris, Londra hayranlığı ile donatılan, ihtişamlı kıyafetleri, elinde bastonu, kellesinde FÖTÖRÜ, boynunda kelebek kravatı, yakasında SİYON YILDIZLI rozeti olan ayrıcalıklı kişi olarak görürlerdi kendilerini. Osmanlıyı yıkmak için, bizi dışarıda yakaladılar, eğittiler, öğrettiler ve geri ülkemize gönderdiler. Osmanlıyı onlar yıktılar.
Cumhuriyetin ilk yıllarında da, onlarca siyasetçimizi, istihbaratçımızı, bürokratımızı, eğitimcimizi, mühendisimizi Avrupa’ya gönderdik. Oralarda bunlar, batının yaşayışına göre yetiştirildiler. Eğittiler, öğrettiler, benimsettiler ve bize geri gönderdiler. Onun için Lorda yanlısı, Berlin hastası, Paris tutkunu, Nev-York aşığı, Tel-Aviv dostu elitler çoğaldı ülkemizde. Büyük patronlar, onların devletimize hükmetmesini de sağladılar. Bu batı düşkünü âşıklar kendilerini elit ve üstün zannedip, halka tepeden baktılar. “Göbeğini kaşıyan adam” dediler. KARAFATMA sözünü dillere destan ettiler. “Örümcek kafalılar” diye yazılar döktürdüler. Bu toprakların esas sahibi Anadolu insanına hep höykürdüler. Camiye, fese, mese, medreseye, müderrise hep çemkirdiler. Gençleri bölüp, birbirlerine katlettirdiler.
Ne zaman bir lider çıktı “artık kavga yok, Sağ sol, orta yol yok, inançlı Anadolu insanı var. Balkanlar, Ortadoğu, orta Asya, Afrika, Avrasya milli hattı var. Milli sermaye, milli ahlak, milli düşünce var. Gelişip büyüyen, kendi sermayesi ile kendini yönlendiren YENİ GÜÇLÜ TÜRKİYE var” dedi, ortalık karıştı. İşte o zaman düğmeye bastılar. İçerdekiler çarpındı, çırpındı bir sonuç alamadı. Jöntürk atıkları, laiklik nutukçuları, taksim ağaççıları, sokaklarda miting âşıkları, kısacası PARADORLARIN YAMALIKLARI bayağı saldırdılar. İşte onun içindir ki, aklımızın almadığı üçlü, beşli, hatta on beşli koalisyonlar kurarak zorladılar. Olmadı. Tutmadı. Bu oyunları bu necip millet yutmadı.
Şimdi, içerdeki yamalıkların, dışarıdaki PARADORLARI, masonları, büyük patronları devrede. İŞİD diyorlar salıyorlar. Bin Ladin diyorlar uzak doğuda kalıyorlar. El kaide diyorlar, PKK diyorlar, şii diyorlar, şafi diyorlar, orta doğuya askerlerini ve bombalarını gönderiyorlar. Yetmiyor, kırıma, Karabağ’a, Bosna’ya, Kıbrıs’a uzanıyorlar. YENİ TÜRKİYEDEKİ değişimler onların uykularını kaçırıyor. Bekleyin, daha onların çok uykuları kaçacak. YENİ TÜRKİYEDEKİ değişimleri dikkatle izleyin. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.