Balıkesir Merhaba Gazetesi

Çocuklarımızı rahat bırakın!…

Çocuklarımızı rahat bırakın!…
26 Kasım 2014 - 0:07

Genel

Evet bunu gerçekten haykırarak söylüyorum.Çocuklarımızı rahat bırakın! Özellikle de dershanede çalışan çok değerli öğretmenlerim nasıl olur da bir çocuğun koskoca bir hafta da kendine ayıracak 2 saati olamaz? Şimdi bana bu nereden çıktı diyeceksiniz? Yaşayarak gördüğüm ve beni ciddi biçimde rahatsız eden bu olayı yazmadan edemedim. Okul çağında bir sürü öğrencim var.Bazılarının nerdeyse ağlayarak bana gelip “hocam ben artık başka hiçbir şeyle ilgilenemeyeceğim ders çalışmam gerekiyormuş öğretmenim ailemle konuşmuş kursu bırakmam gerek” dediğine şahit oldum.

Kurslardan kastım sadece tiyatro, müzik, dans, resim değil tabi ki…Bunun içinde basketbol, futbol, satranç, voleybol da dahil… Bu nasıl bir mantık? Bu söylemlerin bazılarını rehber öğretmenlerin söylediklerini duydum. Çocuğunuz mutlu olduğu dersin dışında bir sosyal kursa gittiğinde, yani haftada sadece 2 saatini ayırdığın da başarısız olacakmış derslerinde… Anneler babalar siz buna inanabiliyor musunuz? Bu sizin mantığınıza uygun geliyor mu? Özellikle de dershane öğretmenlerinin bu şekilde söylemlerinin olduğunu duyduyduğum için aklıma nedense hemen art niyetli ticari bir düşünce geliyor.

Biz geleceğe ,hayata insan yetiştiriyoruz öğretmenler,anneler,babalar makine yetiştirmiyoruz! “Kim Milyoner Olmak ister” yarışmasında ilk beş soruyu bilemeyen ama sonraki soruları bilen, etrafında olup bitenlerden bihaber nesiller mi yetiştirelim? Çocuklarımızı rahat bırakın. Ne olmak istiyorlarsa bırakın kararlarını kendileri versinler.

Size başı boş bırakın demiyorum çocuklarınızı. Tabiki arkalarında olacaksınız bir koruyucu olarak ama onların kendi hayatlarına yön verme özgürlüklerini ellerinden almayın. Unutmayın sizin tercihlerinizle yetişen bir çocuğu bir ömür sizin tercih ettiğiniz meslek ile yaşamak zorunda bırakıyorsunuz. Bu büyük sorumluluğu anne baba dahi olsanız nasıl alabiliyorsunuz.

Çocuğunuzun sizin seçtiğiniz meslek de başarısız olursa ilerde bir ömür boyu sizi suçlamasını göze alabilecek misiniz? Çocuğunuzun derslerinin dışında bambaşka birşeyle ilgilenip mutlu olduğunu gördüğünüzde bunun derslerine olumlu bir etkisi olduğunu nasıl düşünemezsiniz. K ayıtsızca öğretmenlerin “çocuğunuzun kursları bırakması lazım hep ders çalışacak” söylemlerine nasıl koşulsuzca inanırsınız? Öğretmenlerim sizlerinde sorumluluğu büyük ne olursunuz öğrencilerinizi yönlendirireken daha dikkatli davranın.Mesleğiniz çok kutsal,sorumluluklarınız çok fazla,gelişi güzel söylenmiş sözlerin sonra telafisi olmaz.Annelerin babaların koşulsuzca size güvendiği bir zamanda yanlış yönlendirmeler hayata yeni atılan öğrencilerimizin bir ömür sizin seçtiğiniz bir hayatla yaşamalarına sebep olacak. Lütfen bunu unutmayın!…

Değerli öğrenciler sizlere gelince artık yavaş yavaş büyüyorsunuz bir birey oluyorsunuz kendi hayatınızla ilgili kararlarınızı verirken bu işi başkalarının yapmasına izin vermeyin!..Kendinizi ifade edin güçlü durun. Kararlarınızı kendiniz verin. Anne,baba ve öğretmenlerinizden danışman olarak yardım alın ama mesleğinizi seçerken veya gideceğiniz kursa karar verirken son sözü söyleyen siz olun. Kararınız doğru da olsa yanlış da olsa sizin kararınız olsun. Hiç kimse sizi sizden daha iyi tanıyamaz.En iyi ne yapacağınızı en iyi siz bilirsiniz.

Gelelim bu hafta çevremizde sanat adına yapılan güzel hareketlere;TAKSAV’ın düzenlediği (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf), Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’nin 3.sü “5-15 Aralık 2014” tarihleri arasında, “DAYANIŞMA” temasıyla gerçekleştirilecekmiş. Festivaldeki oyun sayısı, tiyatroya uygun salon yetersizliği nedeniyle 33 ile sınırlı tutulmuş.İzmir’de tiyatroya uygun salon sıkıntısı yaşanmış bu çok ilginç!.. Neyse efendim devam edelim… Festivalin bu yılki konuk ülkesi İsviçreymiş. Festival açılış oyunu da yine İsviçre’den Theatre AD-HOC’un “D’EXIL en EXIL/Sürgünden Sürgüne” oyunu olacakmış. Bakın işte başka memleketler nelerle uğraşıyor biz hala ne yapıyoruz sevdiğim memleketimde… Daha devamı var; İsviçre’nin yanı sıra Kıbrıs’ın en eski tiyatrolarından Baraka Tiyatro da Festivalin konukları arasında olacakmış. İstanbul ve Mardin’den 2 Kürtçe oyunun oynanacağı festivalde Türkiye’de 3D Mapping  teknolojisini  ilk kez kullanan Yolcu Tiyatro da Festival konukları arasında olacakmış. Mardin diyor dostlar duydunuz mu? Mardin’den İstanbul’a tiyatro yapmaya Mardin’li dostlarımız geliyor.Biz hala memleketimin sanata ihtiyacı var mı bunu tartışıyoruz!…Festivalde; 33 Tiyatro grubunun 42 gösteriminin yanı sıra;  Tiyatro Yazarı ve Yönetmen Sedef Ecer’in okuma tiyatro’su ile sonuçlanacak ve dört gün sürecek bir atölye çalışması ayrıca “Gezi’nin  Sanata Etkisi” konulu Barış Atay, Ragıp Yavuz ve Sedef Ecer’in katıldığı bir panel yapılacakmış.

Şehir tiyatrolarından üniversite topluluklarına, özel tiyatrolardan amatör topluluklara, çocuk tiyatrosundan deneysel arayışlara değin tiyatro yelpazesinin tüm renklerini buluşturacak bir zemin olmayı hedefleyen festivalin  sosyal sorumluluk projesi de;Tiyatro tozu yutmamış insanları,çocuk ve gençleri  ücretsiz  olarak konuk etmekmiş. Bu amaçla belediyelerin Semt evleri ile ÇYDD, TEV, EÇEV gibi Vakıflarla,  Belediyelerce belirlenmiş olan gün ve salonlarda yaklaşık 2.500 kişiye ücretsiz oyun oynanacakmış. Duyduk duymadık demeyin dostlar…

Yurtdışından örnekler görmek için oralara geziler düzenleyen kültür sanat etkinliği yapmaya hevesli olan benim Karesi Belediyem memleketimde yapılmayanları,olmayanları yapmak daha fazla fayda sagladığı gibi bunları yapmak için taaaaa Almanyalara gitmeye gerek yok, dibimiz de İzmir’de güzel örnekleri var. Çalışkan ve yaratıcı kültür sanat ekibinle mutlaka İzmir’e gider bu projeleri yerinde izler ve sonra memleketimize bunların çok daha iyisini uygulamak için elinden geleni yaparsın benim bundan hiç şüphem yok.Çünkü sen parti rozetini bir kenara koydun artık hepimizin başkanısın!… Sanatla dolu kalın dostlar…

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.