Balıkesir Merhaba Gazetesi

DÂHİLİ VE HARİCİ BEDBAHTLAR-3

DÂHİLİ VE HARİCİ BEDBAHTLAR-3
12 Kasım 2014 - 0:08

Genel

Ülke ve millet olarak ne zor kaderimiz varmış. Ne zaman birazcık başımızı kaldırıp, belimizi doğrultsak, yurt içinden ve yurt dışından belalar, belalılar, musibetler, karabetler ve felaketler gelip bizi buluyor. Gerçi doğum sancılı olur. Yer kürede dengeler değişirken, YENİ TÜRKİYE doğuyor. Güç merkezleri erirken, yeni güçlerle ilahi adalet yerini buluyor. Avrupa orta çağ karınlığından kurtulmak için, RÖNESANS reformlarının hayata geçmesinde iki yüz yıl savaş verdi. Kıyım, kırım ve kıtlık sürecinden geçti. Çok kan döküldü. Çok ocaklar söndü. Çok acılar çekildi. Sonunda ORTA ÇAĞ karanlığa gömüldü.

Bizde Abdül Hamit Hanın yenileştirme hareketlerinden bu yana bir hayli can verdik. Bir hayli acılar çektik. Bir hayli dar boğazlardan geçtik. Çok bedeller ödedik. Dışarıdaki ve içerdeki şer odaklarla hala amansız bir mücadele içindeyiz. Cumhuriyetin seksen yılı İRTİCA-LAİKLİK-GERİCİLİK-İLERİCİLİK-SAĞCILIK-SOLCULUK teraneleri ile geçti.

Çok bedeller ödeyip, çok kıymetli evlatları toprağa verdik. Artık Türkiye bu kısır döngüleri aşıp, Osmanlının yakaladığı asrı-saadet ortamına doğru yön aldı. Belki yeterli değil amma kendimize gelip, yakaladığımız yeni Türkiye yolunda kararlılıkla yürünmelidir. Hamd olsun ki, yurt içi ve yurt dışı musibet koalisyonlara rağmen, milletimiz ve devletimiz kazandı, kazanmaya da devam edecek inşallah.

Birkaç gündür, ekanomik gelişmemizi PARADOR PATRONLARIN elinden nasıl kurtarmak istediğimizi anlattık. Dış güçlerin yerli temcileri TÜRETME BEDBAHTLARIN, içerde hangi oyunları oynadıklarını anlatmıştık. Şimdi birazda ahlaki gelişimde hangi tezgâhlarla, hangi oyunları bu millete hap gibi yutturduklarına bakalım. Ahlaka, edebe ve inanca hangi darbeleri nasıl vurduklarını irdeleyelim. Aile ve dostlar ortamında, bize hissettirmeden neler yapmak istediklerini beraberce görüşelim. Görüşelim ki bu BEDBAHTLARIN ahlaksız icraatlarına itibar etmeyelim ve çevremizi bunlardan koruyalım.

Sevgili okuyucularım, son on yıl hariç, her ortamda ve her mekânda, bu milletin değer yargılarına sövülmedi mi? 1970li yıllarda birçok ülkücü, akıncı ve ilerici gencimiz, bu uğurda can vermedi mi? Bu necip millet aşağılanıp, hor görülmedi mi? Ekranlarda ve sinemalarda, “vurun kahpeye “ filmleri oynatılmadı mı? Bütün din adamlarını kastederek, sahtekâr, hırsız, hovarda, miskin kişi olarak hazırlanan, diziler tiyatrolar hazırlanıp, özel gösterimlerle bu milletin önüne sunulmadı mı? Müslim ler, Fadimeler, kalkancılar tarafından hazırlanan senaryo içerikli tezgâhlarla bu milletin inançları ile oynanmadı mı? Fadime denilen bir kızımızın yatak odası sahnelerini ekranlara getirip, soysuzluğu, donsuzluğu bu millete göstermediler mi?

Fadime’yi her gün televizyon kanallarında bir bir gezdirip ağlatarak, genç kızlarımızın duyguları ile oynamadılar mı? 1970 yıllarda bir densiz kadın bulup, gazinolarda, pavyonlarda, barlarda “İMAMIN KARISI” adı altında şarkılar söyletip, göbek attırarak, inançlılara darbe vurmadılar mı? Kendi iç âleminde kendi safiyane duygularla yaşayan kadınlarımızın gururu ile oynamadılar mı? Üniversiteye giden genç kızlarımızı, türbanlı diye sokaklarda saçlarından tutup sürüklemediler mi? Milletin oyları ile meclise girmeyi sağlayan, Merve Kavakçı hanımefendi, sırf türbanından dolayı meclisten ve vatandaşlıktan çıkarılmadı mı? Bazı özel günlerde ve bayramlarda, kokteyller, balolar, içkili yemekler, resepsiyonlarla bu milletin değerli günleri ile alay edercesine rakslar, danslar, dansözler ve balerinlerle eğlenmediler mi? Dönmelere bazı kanuni haklar tanıyıp, travestileri büyük şehirlerin orta yerinde gezdirmediler mi? Tarihi kahramanlıklarla, padişahlarla, ulemalarla, evliyalarla, sultanlarla alay edip dalga geçmediler mi? Soruyorum size bu kepazelikler ekonomi ve ahlaka ne katkı sağladı?

Bir gurup bayan çıkmış basın toplantısı ile “kız çocukları korunmalıdır” diye beyanat veriyor. Kürtajı savunup karnındakini koruyamayan anlayıştaki bayanların sokaktakini korumaya kalkması ne yaman bir çelişkidir. Kadınlarımızı, kızlarımızı korumak, “kürtaj serbest olmalıdır” anlayışını savunan dengesizlere kaldı ise, “yandı gülüm keten helva.” Tabi ki bütün canlar ve canlılar korunmalıdır. Açınarak, saçılarak veya karnındaki canı aldırarak korunma yöntemi olmaz. Birde açınmakla medeni olunacağını zanneden düşüncelere hatırlatırım. Bedeni açmakla, medeni olunuyorsa, hayvanlar sizden daha medeni demektir. Çünkü hayvanların bütün bedenleri açık. Onun için diyoruz ki kız çocukları çarpık ve sapık düşüncelilerden korunmalıdır.

Sevgili okuyucularım. Dış destekli türetme EFENDİ görünümlü sahtekâr bedbahtların yanında, ahlakı yok etmek isteyen bedbahtların tükenişi, kendimize gelmenin ilk adımlarıdır. Baskı, şiddet, hakaret, taciz, tahrik, nefret ve şiddet yöntemi ile ahlak ve inanç susturulamaz. Ahlaklılık, ekonomik gücün, inanç gücüyle kucaklaşıp, yücelmesi ve ÖZE dönülmesi ile sağlanır. Türkiye, Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı DEĞERLER EĞİTİMİNE önem vererek, dış destekli BEDBAHTLARIN oyununu bozma devam etmelidir. Öğretmenlerimizin Bu konu üzerinde hassasiyetle duracakları muhakkaktır. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.