Balıkesir Merhaba Gazetesi

“Damla mı, Okyanus mu?”

“Damla mı, Okyanus mu?”
Şeyma Yorulmaz
Şeyma Yorulmaz( seymayrlmz0665@gmail.com )
11
21 Mart 2020 - 7:51

Serdar Özkan’ın “Rumi’nin Kitabı” adlı eserinde geçen bu satırlar oldukça hoşuma gitti, sizlerle paylaşmak istedim:

“Biz kullar, okyanustan bir an için havaya sıçramış damlalar gibiydik bu dünyada. Okyanustan gelmiştik, okyanusa dönecektik. Ama ya havada -damla olarak geçen şu kısacık zamanda- ne yapacaktık? Dalgaların, fırtınanın ve bizi kendinden ayrı gören diğer damlaların ortasında, bu ürpertici iklimde ne yapacaktık? Hayatı bir damla olarak yaşamak zor, korkunç ve hüzün vericiydi.

İşte biz hayatı damla olarak değil, okyanus olarak yaşamak istiyorduk. Çünkü damla aslında okyanusla birdir, değil mi? Biz bunu havadayken, bu dünya hayatında fark eden damlalardan olmak, böylece bu hayatı, okyanusun büyüklüğü, zenginliği ve sonsuzluğuyla yaşamak istiyorduk. Okyanus ile birken, hayatı bir damla olarak yaşamak ne kadar büyük bir israf olurdu değil mi? İşte biz, hayatı Allah ile yaşamak varken, nefsimizle yaşayıp israf edenlerden olmak istemiyorduk.“

Dünyadaki felaketler, hayatın geçici olduğunu kanıtlıyordu. Ev almak, para kazanmak gibi telaşlar yerini ölüm korkusuna bırakıyordu. Bazısı çekiniyordu, ölmek istemiyordu. Bazısı ise, kendisini yaratan Allah’ın bir gün bu canı geri alacağını biliyor, içini ferah tutuyordu. Ne de olsa hepimiz ölümlü insanlardık ve bunu bir noktada kabullenmeliydik. Aslında durum, Serdar Özkan’ın dediği gibiydi, damla olarak geçen zamana neleri sığdırabilmiştik?

İnsanların hayatına iyilikle dokunabilmiş miydik mesela ya da bizi yaratanın hatrına nefsimizden vazgeçebilmiş miydik? Daha da önemlisi, Yunus Emre’nin dediği gibi, “Yaradılanı severim Yaradan’dan ötürü” diyebilmiş miydik? Ölümler dünya hayatı boyunca hep oldu, hep var olacak. Tek yapmamız gereken, tedbirimizi alıp tevekkül etmek. Allah en doğrusunu bilir diyebilmek, bir an bile şikayet etmeden derdi gönderenin hatrına sabretmek. En önemlisi de bu durumdan kurtulunca, yine eski hayatlarımıza dönmemek. Hırsla, kinle, nefis ile bir arada yaşamamak ve yaşadıklarımızdan ders alabilmek. Damla olarak değil, okyanus olarak yaşayabilmek ve bütünün küçük bir parçası olduğumuzun bilinciyle yaşamak. Haydi biraz bilinçlenelim! Sağlıklı günler dilerim…

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.