Balıkesir Merhaba Gazetesi

DEĞERİMİZSİNİZ

DEĞERİMİZSİNİZ
03 Aralık 2014 - 0:01

Genel

Değerler Eğitimi kapsamında MERHABA Gazetesinin yaptığı okul ziyaretlerinde bugünkü durağımız 23 Nisan İlköğretim Okulu.

Değerler Eğitimi ile işlenen en güzel konular arasında engelliler haftasına da denk gelen bugünlerde 23 Nisan İlköğretim Okulumuzdaki öğrencilerin düşüncelerini Merhaba ’ya taşıdık. Okullardaki arkadaşlıkların öneminden bahsettik. Ve sevgi dolu minik kalplerin, saygıyla açılan kapılarından geçerek yüreklerine dokunduk. Bir dokunduk bin sevgiyle bugün sayfamızda bir kez daha çocuklarımızla hayat bulduk.

23 Nisan İlköğretim okulunda okuyan minik engelli arkadaşlarımızla sohbet ettik. O kadar hayat dolulardı ki heyecanlarını gizleyemediler.

Onlar içimizden biri. Hayalleriyle şaşırtan ve diğer arkadaşlarından farklı olarak eğitim alıyor. Öğreniyorlar. Severek okula geldiklerini belirten minik yürekler, öğretmenlerinin anlattığı masal ve okuduğu hikâyeleri çok sevdiklerini söylüyorlar. Kendileri de hem sesli hem sesiz kitap okumanın keyfini yaşıyor.

Kendileri için hazırlanmış özel kabartmalı kitaplardaki bilgilerden faydalanan minikler şimdiye kadar değerler eğitimi kapsamında arkadaşlığın önemi ve saygılı olmak, değer verme konusunda da çok şey söylüyor. Arkadaşlarımızı seviyoruz. Çünkü onlarda bizimle ilgileniyor ve değer veriyor diye düşünüyor. Zaman zaman kendilerini rahatsız eden durumlar olsa da özür dileyerek gönül almanın önemini hissediyor ve bilincini yaşıyor.

KALPLERİYLE GÖRÜYORLAR

MÜBERRA: Ben hikâye okumayı çok seviyorum. Kabartma yazı yazabiliyor ve okuyabiliyorum. Ateş Kuşu, Aliş ile Bebeği, Küçük Doktor kitaplarını okudum. Dünya Engelliler Günü olduğu için bütün engelli arkadaşlarıma selamlarımı söylüyorum hepsi İle gurur duyuyorum. Onları çok seviyorum.

İREM: Biz okulumuzda engelli olduğumuz için ayrım görmüyoruz . Sınıfımız özel bir sınıf. Teneffüse çıktığımızda engelsiz arkadaşlarımız bize öncelik tanıyor. Yardımcı oluyorlar. İyi davranıyor hal ve hatırımızı soruyorlar. Boş zamanlarımda kabartmalı kitaplarımı okuyorum. Bilgisayarımda konuşan programla, her türlü işlemi yapabiliyorum. Kendimi Hayat dolu hissediyorum.

—-Söylemek istediğin ya da insanlara vermek istediğin bir mesajın var mı?

İREM: Unutulmamalı herkes bir engelli adayı.

HÜSEYİN MERT: Ben biraz görüyorum. Eğer nakil yapılırsa o zaman görebileceğim. Okulda ve sokakta bizlere iyi davranıyorlar. Selam veriyorlar ve ilgileniyorlar. Ben kendimi Salih amcayı (Salih Mehmet Aslan) örnek alıyorum. Onun iki gözü de hiç görmüyor ve çok başarılı.

BAŞAK: Ben okula yeni başladım. Önceden evdeydim. Okula başladığım için çok mutluyum. Kabartma yazı öğreniyorum. Böylelikle istediğim şeyleri kabartmalı yazıdan okuyabileceğim. Arkadaşlarımı çok seviyorum. Teneffüslerde bize yol veriyorlar, yardımcı oluyorlar.

HAZIRLAYAN: FATMA KARA

Görme engelli bir kız çocuğunun kaleminden…

Siz karanlığın ne demek olduğunu bilir misiniz? Bana karanlığı anlatabilir misiniz? Nasıl tarif edilir karanlık. Sizce karanlık, güneşin battığı yerde başlayıp, doğduğu yere kadar olan zaman dilimi midir? Sizce karanlık, güneşin dünya ile olan dansının bir parçası mıdır? Akşamdan sabaha kadar olan süreç midir karanlık. Sanmıyorum. Akşamdan sabah bir anlıktır. Karanlık ise çok karanlıktır. Ben doğduğumda her yer karanlıktı. Annemin gözlerini göremedim. Başımı koyduğum yastığa işlenen çilek dallarını göremedim. Annem anlattı. Kırmızı başlıklı kızı anlattı annem bana. Aklım kurda kuşa değil, kırmızıya takıldı sadece. Nasıl bir şeydi bu kırmızı. Saatlerce ve günlerce aklımı yordum. Dayanamadım anneme sordum. Nedir anne kırmızı diyerek. Sevgi kızım dedi, Bayraktır dedi. Topraktır dedi. Şehitlerin dökülen kanıdır o. Sıcaktır dedi. Kırmızı güldür dedi. Siz renkleri görerek algıladınız. Bense hissederek. Papatyanın sarı olduğunu, Kasım çiçeklerinin beyaz olduğunu bilirim. Her şeyi sevdim de kasım çiçeklerini sevmedim. Bana kasımın onunu anımsatırlar hep. Hep ayrılığı ve hüznü anımsatırlar. Sonra gülleri gördüm karanlıkta. Kokusu düşüyor karanlığa sonra kendileri geliyor. Sonra görmeden de görebileceğimi öğrendim. Binlerce rengim var benim. Bir ışık iken bin bir renge büründüm umudumla. Görüyorum evet. Sevgiyi görüyorum. Barışı görüyorum. Umudu görüyorum. Kardeşliği görüyorum. Evet hiç zor olmadı. Sevgiyle umutla en güzeli birbirimizi anlayarak görebilmenin kıvancını yaşıyorum. Ve diliyorum ki kimseler karanlıkta kalmasın. Kimseler gökkuşağının yedi renginden mahrum olmasın. Baharı olsun herkesin. Ezip geçtiği değil kokladığı çiçekler. Dağları olsun yeşil bayırlarında koşabildiği. Irmakları olsun. Onlara imrenip coşup taşabildiği. Ve engelleri olsun insanların. Aşabildiği

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.