Balıkesir Merhaba Gazetesi

Devrim Yasalarının Yıldönümünde Balıkesir’de Ortak Açıklama

Devrim Yasalarının Yıldönümünde Balıkesir’de Ortak Açıklama
03 Mart 2022 - 16:09

Devrim Yasalarının Yıldönümünde Balıkesir’de Ortak Açıklama

 

3 Mart 1924 tarihinde TBMM’ce kabul edilmiş yürürlükteki Anayasa’nın 174. maddesi ile koruma altında olan Üç Devrim Yasası ile ilgili, Balıkesir’deki 5 sivil toplum kuruluşu ortak basın açıklaması yaptı.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Balıkesir Şube Başkanı A. Turan Güneş, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Şube Başkanı İsmail Erten,29 Ekim Kadınlar Derneği Başkan Yardımcısı Ayhan Türker, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri derneği (YKKED) Şube Başkanı Mualla Orman, Eğitim-İş Şube Başkanı Serap Müjdeci Gökgün’ün ortaklaşa düzenlediği basın açıklaması, ADD Balıkesir Şubesi binasında yapıldı.

“ÜÇ DEVRİM YASALARI’NIN 98. YILI KUTLU OLSUN”

 

Açıklamada şu ifadeler yer aldı; “Cumhuriyet devrimimizin, saltanatın kaldırılmasından sonraki en önemli yasaları olan üç Devrim Yasaları’nın 98. Yılı kutlu olsun. Bu üç yasa 3 Mart 1924 tarihinde TBMM’ce kabul edilmiş yürürlükteki Anayasamızın 174. maddesi ile koruma altındadır. Cumhuriyetimizin niteliklerini belirleyen bu 3 yasa Laik Cumhuriyet’in ve Atatürk Aydınlanma Devrimleri’nin temelidir. 429 Sayılı Yasa: Şer’iye ve Evkaf Vekâletlerinin (din ve vakıf işleri Bakanlığının ve Genel Kurmay bakanlığının) ve Erkanı Harbiye Umumiye Vekaletinin Genel Kurmay Bakanlığı)  kaldırılarak, Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Genel Kurmay Başkanlığı’nın kurulmasını sağlamıştır. Böylece din işleri ile ordunun siyasetin içerisinden çıkarılması hedeflenmiştir.”

 

“ÇAĞDIŞILIĞI ORTADAN KALDIRMAK AMACIYLA”

 

Açıklama şöyle devam etti; “430 Sayılı Yasa: ‘Tevhidi Tedrisat kanunu’ (öğretim birliğini sağlamak ve eğitimdeki dağınıklığı, çok başlılığı, ilkesizliği, çağdışılığı ortadan kaldırmak amacıyla çıkarılan kanundur. Bu konuya eğitimci arkadaşlar daha geniş değinecektir. 431 Sayılı Yasa: Halifeliği kaldırılması:  Saltanat kaldırılmış cumhuriyet ilan edilmiş olmasına rağmen saltanatla bütünleşmiş olan halifeliğin de kaldırılarak, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu cumhuriyet sistemi önündeki engelin de kaldırılması gerekiyordu. Milletin egemenliğinin sultan ve halife ile paylaşılmaması gerekiyordu. Bu nedenle halifelik kaldırılmış, din ve vicdan özgürlüğünü esas alan laik yönetim sisteminin önünü açmıştır.”

“FİİLEN YÜRÜRLÜKTEN KALKMIŞ DURUMDADIR”

 

Açıklamanın devamında ise; “Bu kanunları koruyan mevcut Anayasamızın 174. maddesi yürürlüktedir. Buna rağmen günümüzde bu devrim yasalarından Halifeliğin kaldırılması dışındakiler silikleşmiş, hatta nerede ise fiilen yürürlükten kalkmış durumdadır. Halifelik konusu da emperyalist yönlendirmelerle, yeni Osmanlıcılık aldatmacaları ile ısıtılmaya çalışılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ne hale geldiği ortadadır. Bu kurum son dönemde nerede ise kendini Şeyhülislam sanan kişilerce yönetilmekte, akıl, bilim ve çağ dışı, dayanaksız fetvaları ile dindarların bile tepkisini çekmektedir. Keza Vakıflar Genel Müdürlüğü de benzer durumdadır. Son yıllarda vakıf adı altındaki kimi tarikat cemaat örgütlenmelerin kollandığı çok açık olarak görülmektedir.” ifadeleri yer aldı.

“FETÖ DARBESİ İLE İYİCE SU YÜZÜNE ÇIKMIŞTIR”

 

Yapılan açıklamanın devamında ise şu ifadeler yer buldu; “FETÖ ile orduya siyaset sokulduğu, Cübbeli amirallerle ordunun ne hale getirilmek istendiği de ortadadır. 3 Mart yasalarının görece en önemlisi Tevhid-i Tedrisat yasasıdır. Yasanın amacı;  çağdaş, laik, bilimsel Ulusal Eğitim sistemiyle fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bireyler yetiştirmektir. Bu yasanın ne anlama geldiğini kavrayabilmek için, Cumhuriyet öncesi eğitim kurumlarının ve öğrencilerin durumuna bakmak gerekir. Her biri kendi tarikat cemaat inancına göre eğitim veren 479 medrese, Hıristiyan mezheplerinin ve yabancı misyonerlerin her birinin kendi inancına göre işlettiği okullar eğitim sistemindeki bu karmaşıklığı çok net ortaya sermektedir. Emperyalizmle iş birliği içinde olup, Türk toplumunu geriye götürmek isteyenlerin, tarikat ve cemaatlerle yakın ilişki içinde oldukları FETÖ darbesi ile iyice su yüzüne çıkmıştır. FETÖ’nün okulları ve vakıfları ile zehirli bir yılan gibi devleti sararken, toplumu zehirlerken görmeyenler bu gün de başka tarikatlara, cemaatlere tavizler verme peşindedir.”

“EMPERYALİZM İŞBİRLİKÇİSİ BU İHANET AĞININ”

 

Açıklama, şu sözlerle son buldu; “15 Temmuz 2016 günü yaşanan Amerikancı FETÖ’ darbe girişimini yapanların, eğitim sistemimiz kullanılarak ordudan emniyete, adalet örgütünden üniversitelere kamunun her alanını sardığı ortaya çıkmıştır. Emperyalizm işbirlikçisi bu ihanet ağının hangi boyutlara ulaştığının çok daha dikkatle incelenmesi ve gereğinin yapılması zorunludur. Bu zorunluluğu yerine getiremeyenler; bu gün başka tarikatlar ve cemaatlerle ülkenin aynı sonuçla karşı karşıya kalacağını unutmamalıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür bağımsız, şanlı yüksek bir topluluk halinde yaşatır, ya da esaret ve sefalete terk eder.’ sözleriyle yaşamsal önemine işaret ettiği, Kemalist Eğitim Devrimi yeniden hayat bulmadan hiç bir sorunumuzu aşma olasılığımız yoktur. Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına yeniden döneceğimize, 3 Mart yasaları dâhil bütün Aydınlanma Devrimleri’nin yeniden hayata geçirileceğimize inancımız tamdır. Çarenin Cumhuriyet Devrimine olduğunu gür sesimizle haykırıyoruz.”

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.