Batı Şeria’da İşgal Gerilimi Tırmanıyor
İsraillilerin Nablus yakınlarındaki tarihi El-Mesudiye Tren İstasyonu’na bayrak asması ve Tel Aviv yönetiminin Batı Şeria’da arazi kayıt sürecini başlatma kararı, Filistin yönetimi ve uluslararası toplumun sert tepkisine neden oldu.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Nablus’a bağlı Burka köyünde bulunan tarihi El-Mesudiye Tren İstasyonu’nun da içinde yer aldığı arkeolojik alana İsrail bayrakları astı, bölgenin girişine demir kapılar yerleştirdi.
Osmanlı mirası olan ve Sultan 2. Abdülhamit döneminde inşa edilen Hicaz Demiryolu’nun önemli duraklarından biri kabul edilen istasyona yönelik bu adım, bölgede tansiyonu yükseltti.
Burka Köy Meclisi Başkan Yardımcısı İmad Desuki, söz konusu girişimin işgalin oldubittiye getirilmesi anlamı taşıdığını belirterek, bunun bölgeye yönelik saldırıların sürdüğünün kanıtı olduğunu ifade etti.
“5 Bin Dönüm Araziye El Konuldu”
Desuki, bölgede bir “kaçak yerleşim birimi” kurulduğunu, Filistinli çiftçilerin ekili arazilerine zarar verildiğini ve erişimlerinin defalarca engellendiğini aktardı.
İsrail yönetiminin çeşitli gerekçelerle yaklaşık 5 bin dönüm araziye el koyduğunu belirten Desuki, bayrakların asıldığı El-Mesudiye arkeolojik alanının da bu araziler arasında yer aldığını söyledi.
Filistinlilerin topraklarına ulaşırken ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Desuki, bunun hem geçim kaynaklarını hem de hayvancılığı olumsuz etkilediğini kaydetti.
İsrail’den “Arazi Kayıt” Kararı
İsrail devlet televizyonunun haberine göre Tel Aviv yönetimi, Batı Şeria’da 1967’den bu yana ilk kez arazi kayıt sürecini yeniden başlatma kararı aldı.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Adalet Bakanı Yariv Levin ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından sunulan teklif hükümet tarafından onaylandı.
Karar kapsamında Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ini oluşturan ve tam İsrail kontrolünde bulunan C bölgesindeki toprakların “devlet mülkü” olarak kaydedilmesi planlanıyor.
“Fiili İlhak” Tartışması
Süreç; mülkiyet tescili, satış izinleri ve harç tahsilatını kapsıyor. Filistin yönetiminin bu bölgelerdeki yetkilerinin fiilen devre dışı bırakılması bekleniyor.
İsrail basınına göre hedef, 2030 yılına kadar C bölgesinin yaklaşık yüzde 15’inin kademeli şekilde tescillenmesi.
İsrailli yetkililer kararı “yerleşim faaliyetlerini güçlendirme” adımı olarak savunurken, Filistin tarafı ve birçok ülke bunu Batı Şeria’nın fiilen ilhakına zemin hazırlayan bir girişim olarak değerlendiriyor.
Uluslararası Tepkiler Sert
Avrupa Birliği Komisyonu, ilhakın yasa dışı olduğunu vurgulayarak İsrail hükümetine kararından geri dönme çağrısında bulundu.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), söz konusu kararın Filistin topraklarının gasbedilmesini “resmi hale getirme” anlamı taşıdığını belirtti.
Pakistan, Mısır, Ürdün ve Katar dışişleri bakanlıkları da kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve iki devletli çözümü zayıflattığını açıkladı.
AB yetkilisi El Anouni, İsrail’in C bölgesinde attığı adımların Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu belirterek, “İlhak uluslararası hukuka aykırıdır” ifadelerini kullandı.
“Kabul Edilemez”
İİT tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in tek taraflı adımlarının Filistin topraklarının hukuki, siyasi ve demografik yapısını değiştirmeyi hedeflediği belirtilerek, kararın kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve uluslararası topluma, İsrail’in yasa dışı uygulamalarını durdurması için acil müdahale çağrısı yapıldı.
Batı Şeria’da yaşanan son gelişmeler, bölgede gerilimin daha da artabileceğine işaret ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye olarak Filistin'i yalnız bırakmadık”Siyaset
Belgin Uygur Filistin yürüyüşünde: “Bir değil, milyonlarız”Siyaset
Gazze’de Ateşkes İhlali ve Ağır BilançoGündem
İsrail’in Gazze saldırılarında 24’ü çocuk 63 kişi yaşamını yitirdiDünyadan Haberler