Balıkesir Merhaba Gazetesi

Eğitim dünyasında sorunlar azalmadı

Eğitim dünyasında sorunlar azalmadı
26 Kasım 2014 - 0:01

Genel

Bir Öğretmenler Günü daha sona erdi, ama eğitim dünyası, sorunların azaldığı, huzur içinde bir gün kutlayamamış olmanın sıkıntısı içinde.

Eğitimciler, 24 kasım Öğretmenler Günü kutlamalarının ardından yine sorunları ile baş başa olduklarını söylüyor. Öğretmenler, azalacağı yerde artan sorunlarını dile getiriyor. Eğitim iş kolu sendikalarının başkanları, Öğretmenler Günü kutlamaları ve eğitim dünyasının sorunları ile ilgili görüş ve eleştirilerini Büyükşehir MERHABA’ya anlattılar. Sendika yöneticileri, öğretmenlerin yaşadıkları ekonomik sıkıntılarının yanı sıra en çok da iş barışının bozulması ve bunun sonucunda eğitimde verimliliğin azalmasından yakınıyor. 

Yılmaz Kuran (Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı)

HUZUR İSTİYORUZ

Milli Eğitim Bakanlığı, son yıllarda; öğretmen atamaları, yönetici atamaları, toplu sözleşmeler gibi alanlarda yaptığı uygulamalarla eğitimciler arasında büyük bir huzursuzluk yarattı. Bizler, her şeyden önce huzur istiyoruz. Hükümetin temel eğitimde yaptığı değişiklikle uygulamaya koyduğu 4+4+4 sistemi eğitimde büyük sorunlara yol açtı. Biz 5+3 veya 5+4 sisteminin uygulanmasını savunuyoruz. Bu yeni sistemde özellikle ortaokul öğrencileri ikili eğitim sebebiyle gece karanlığında dersten çıkıyor. Okul Öncesi Eğitim’de amaca ulaşılamadı. Sınıf Öğretmeni fazlalığı sebebiyle özel eğitim okullarında öğretmenlik yapmak için 540 saat kursa giden meslektaşlarımız, kurs gördükleri alanlarda öğretmenlik yapmak istiyor, ama Bakanlık bu konuda hala bir girişim yapmadı, meslektaşlarımız atıl durumda. Branşı olmadığı halde sınıf öğretmeni yapılan meslektaşlarımızın durumu da ayrı bir sorun…

 

Mehmet Çabuk (Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı)

ÖĞRETMENLERİ SEVİNDİRİN

Uzun yıladır düşük gelirlerine rağmen büyük bir özveri ile milletimize hizmet etmeye çalışan bu insanların artık sevindirilme zamanı geldi de geçti bile. Yetkililerin biran önce bunu görmesi gerekir. Eğitimcilerimizin moral motivasyonunun yüksek tutulması; eğitimin kalitesinin artmasındaki rolü çok önemlidir. Eğitim-Bir-Sen olarak bizim yetkililerden acil taleplerimiz şunlardır: Öğretmen maaşlarına dişe dokunur bir zam yapılmalı. Öğretmenlerimizin haftalık nöbet görevlerine ek ders ücreti ödenmeli. Ek ders ücretleri artırılmalı. Atama işlemleri düzenli bir takvime bağlanmalı. Eğitim-Öğretim Ödeneği, bir maaş tutarında olmalı. Hafta sonu tamamlayıcı kurslarda görev alan öğretmenlerimize ek ders ücretlerine zam yapılmalı. İlköğretim okulu yöneticileri, günlük 12 saatlik çalışmasına karşılık haftada sadece 2 saat ders ücreti ödenmekte, bu miktar artırılmalı.”

 

Abdurrahman Bulut (Eğitim-Sen Şube Başkanı)

24 KASIM’A DEĞİL ZİHNİYETE KARŞIYIZ

12 Eylül darbesi zihniyetinin ürünü olan bu günü biz kutlamıyoruz. Öğretmenleri tutuklayan, faili meçhul cinayetlere kurban eden, TÖBDER’i kapatan 12 Eylül darbesinin, öğretmenleri kendisine yedeklemek için yaptığı bu uygulamayı kabul etmiyoruz. Öğretmenlik evrensel bir meslektir. UNESCO ve ILO’nun, 1966 yılında 5 Ekim’i Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul etti. Biz de bu sebeple 5 Ekim’i Öğretmenler Günü olarak kutluyoruz. Atatürk’ün Başöğretmen ilan edildiği gün olan 24 Kasım’ın Öğretmenler Günü olarak ilan edilmesi bu günün kutlanmasını haklı göstermez. Atatürk’e saygımız sonsuz. 24 Kasım Öğretmenle Günü’ne Atatürk’ün Başöğretmen olduğu tarih olduğu için değil, 12 Eylül zihniyetinin dayatması olduğu için karşıyız. Öğretmenler, iktidarın uygulamaları ile çok büyük sıkıntılar yaşıyor. Öğretmenler yüzde 10 gelir kaybına uğradı. Rotasyon kıskacı içinde bırakıldık. Okullarda çalışma barışı bozuldu. Öğretmenler, angaryalarla mesleklerini yapamaz hale getirildi; bütün bu sebepler eğitimcilerin performansını düşürdü.

 

Hatice Kondu (Eğitim-İş Şube Başkanı)

İKTİDAR ÖZEL OKULLARI TARCİH ETTİ

Öğretmenler olarak insanca bir çalışma ortamında çalışmak, insanca yaşamamızı sağlayacak ekonomik şartlarda yaşamak, üretmek istiyoruz. Okullarda alt yapı ihtiyaçları karşılanamaz durumda. Okullarının temel ihtiyaçlarını karşılamayan iktidar, bu ihtiyaçların karşılanmasını velilerin sırtına yıkmış durumda. Okullar ticarethane, öğrenciler müşteri, öğretmenler tahsildar durumuna düşürüldü. Bütçeden eğitime yeteri kadar pay ayrılmıyor. ‘Bütçeden en büyük payı eğitime ayırdığını’ söyleyen iktidar, devlet okulları yerine özel okulları tercih ederek bu okullara 1 katrilyon pay ayırdı. 16 milyon öğrenciden esirgediği payı özel okullara aktardılar. Eğitimin kalitesi ne yazık ki iyileşeceğine daha da kötüleşti. HABER: CEMİL YURTMAN

 

 

 

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.