16 Nisan Resmî Gazete’de Nükleer Karar
16 Nisan tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Nükleer Düzenleme Kurulu’nun 2026-16/2 sayılı kararıyla, radyasyon kaynaklarının hangi şartlarda muafiyet kapsamına alınacağına ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Peki bu karar ne anlama geliyor, kimleri ilgilendiriyor, yeni düzenleme hangi alanlara dokunuyor?
16 Nisan Resmî Gazete’de Hangi Başlıklar Yer Aldı?
16 Nisan tarihli Resmî Gazete’de iki yönetmelik, bir Nükleer Düzenleme Kurulu kararı, çok sayıda Anayasa Mahkemesi kararı, ilanlar bölümü ile Merkez Bankası döviz kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerine ilişkin günlük değerler yayımlandı. Günün en dikkat çekici başlıklarından biri ise, Nükleer Düzenleme Kurulu’nun 9/4/2026 tarihli ve 2026-16/2 sayılı kararı oldu.

Kurul Kararında Ne Düzenlendi?
Kararın ilk sayfasına göre, Nükleer Düzenleme Kurulu; **“Radyasyon Kaynaklarının Muafiyetine İlişkin Usul ve Esaslar”**ın ekli şekliyle belirlenmesine karar verdi. Düzenleme, radyasyon tesisleri ve radyasyon uygulamalarında kullanılan bazı kaynaklar için muafiyet verilmesine yönelik çerçeveyi ortaya koyuyor.
PDF’nin devamındaki metinde, bu usul ve esasların amacının; 28 Ekim 2023 tarihli yönetmeliğin 20’nci maddesi kapsamında, muafiyet verilebilecek radyasyon kaynakları için bildirim yükümlülüğüne yönelik usul ve esasları belirlemek olduğu açıkça ifade ediliyor. Kapsam da yine radyasyon tesislerinde ve radyasyon uygulamalarında kullanılan radyasyon kaynaklarıyla sınırlandırılıyor.
Bu Karar “Nükleer Santral” Kararı Mı?
Hayır. Metnin içeriğine bakıldığında karar, doğrudan yeni bir nükleer santral yatırımı ya da santral lisansına ilişkin bir adım değil. Daha çok, radyasyon kaynaklarının hangi koşullarda muaf tutulabileceği, hangi başvuruların nasıl yapılacağı ve bu süreçte hangi teknik şartların aranacağına dair idari ve teknik bir düzenleme niteliği taşıyor. Bu yönüyle karar; sağlık, sanayi, araştırma ve bazı teknik cihaz kullanım alanlarını ilgilendiren bir çerçeve sunuyor. Bu çıkarım, kararın tamamında kullanılan tanımlar, başvuru hükümleri ve denetim maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkıyor.
Muafiyet İçin Genel İlkeler Belirlendi
Kararda yer alan genel ilkelere göre, radyasyon tesisleri ve uygulamalarına ilişkin faaliyetlerde esas olan, faaliyetin gerekçelendirilmesi ve uygun yetkilendirme çerçevesinde yürütülmesi. Metin, muafiyet sürecinin de kaynağın türüne ve muafiyet tipine göre farklı yetki türleri için ayrı ayrı yürütüleceğini belirtiyor. Ayrıca muafiyet verilmiş olsa bile, faaliyeti yürüten gerçek ya da tüzel kişinin radyasyon güvenliği ve kaynak güvenliğine ilişkin yükümlülüklerinin devam ettiği vurgulanıyor.
Başvurular E-Devlet Üzerinden Yapılacak
Usul ve esaslarda dikkat çeken başlıklardan biri de başvuru yöntemi oldu. Metne göre, muafiyet başvuruları e-Devlet üzerinden yapılacak. Başvuru sahibinden, kaynağın tipi ve faaliyet konusu gibi bilgilere göre çeşitli belge ve teknik bilgiler istenecek. Kurumun gerekli görmesi halinde ilave bilgi ve belge talep edebileceği, sunulan bilgi ve belgelerin doğruluğunun araştırılabileceği de düzenleme metninde yer alıyor.
Dört Ayrı Muafiyet Tipi Dikkat Çekiyor
Kararın orta bölümlerinde, muafiyet sürecine ilişkin farklı tiplerde başvuru koşulları sıralanıyor. Özellikle bazı radyoaktif kaynaklar, bazı radyoaktif kaynak içeren cihazlar ve bazı radyasyon üreten cihazlar için ayrı başvuru şartları düzenlenmiş durumda. Metinde üçüncü ve dördüncü tip muafiyet başvurularında, cihazların normal çalışma koşullarında erişilebilen yüzeylerinden 10 santimetre uzaklıktaki herhangi bir noktada doz hızının 1 μSv/saat değerini aşmadığına ilişkin belge aranacağı belirtiliyor.
Etiketleme, Güvenlik Ve Kayıt Şartları Öne Çıkıyor
Usul ve esaslarda yalnızca başvuru değil, faaliyet sırasında uyulacak teknik yükümlülükler de sıralanıyor. Bunlar arasında; kaynakların teknik standartlara uygun olması, radyasyon güvenliğini sağlayacak donanım ve ekipmanla kullanılması, sızıntı ve kirlenmeye karşı korunması, bazı kaynak ve cihazlarda uyarı işaretleri, etiketleme, seri numarası, üretim tarihi ve teknik kayıtların bulunması gibi şartlar yer alıyor. Yani muafiyet, denetimsiz ya da belgesiz kullanım anlamına gelmiyor; tersine belirli şartlarla kayıtlı ve kontrollü bir çerçeve kuruluyor.
Faaliyet Bitince De Bildirim Yükümlülüğü Var
Kararda, yalnızca kullanım sırasında değil, faaliyetin sona ermesi halinde de bildirim yükümlülükleri düzenleniyor. Satış, devir, ihracat, mahrece iade ya da kullanımın sonlandırılması gibi durumlarda hangi bilgi ve belgelerin sunulacağı da maddeler halinde sayılıyor. Bu yönüyle metin, radyasyon kaynağının yalnızca kullanım başlangıcını değil, kullanım sonrası sürecini de izlenebilir hale getirmeyi amaçlıyor.
Denetim Ve Yaptırım Maddesi De Var
Kararın son bölümünde, bu usul ve esaslar kapsamındaki hususların Kurum denetimine tabi olduğu açıkça belirtiliyor. İlgili mevzuata, teknik koşullara, Kurum kararlarına veya talimatlarına aykırı hareket edildiğinin tespiti halinde idari yaptırım uygulanacağı da metinde yer alıyor. Ayrıca mevcut muafiyetlerin geçerliliğini koruyacağı ve yürürlük tarihinden önce sonuçlanmamış başvuruların eski mevzuata göre sonuçlandırılacağı hükme bağlanıyor. Düzenleme, yayımlandığı tarihte yürürlüğe giriyor.
Vatandaş Ve Sektör Açısından Neden Önemli?
Bu karar doğrudan günlük hayatı değiştiren bir tarife ya da ücret düzenlemesi getirmiyor. Ancak radyasyon içeren veya radyasyon üreten cihazlarla çalışan sağlık, sanayi ve teknik uygulama alanları açısından önemli bir çerçeve çiziyor. Düzenleme; hangi kaynakların muaf tutulabileceğini, bunun hangi şartlarda mümkün olacağını ve kurumun denetim yetkisinin sınırlarını daha net hale getiriyor. Bu da sektör açısından öngörülebilirlik, kamu açısından ise güvenlik ve denetlenebilirlik anlamına geliyor. Bu değerlendirme, karar metnindeki başvuru, güvenlik, bildirim ve denetim hükümlerinin bütününe dayanıyor.
Balıkesir’de 15 Nisan 2026 Vefat Edenler: Kaç Kişi Vefat Etti?Vefat Haberleri