Balıkesir’de Seyyar Satıcı İsyan Etti: “Toplumun Ruh Sağlığı Bozuldu”

Balıkesir’de seyyar satıcı Turhan Özgümüş’ün anlattıkları, sadece tezgâh başındaki yorgunluğu değil, toplumun içine düştüğü ruh halini de gözler önüne serdi. Gün boyu ayakta kalan, yağmurda ıslanan, bel fıtığıyla çalışan esnafın sözleri tek bir soruyu büyüttü: Asıl yorgun olan bedenler mi, yoksa toplumun ruhu mu?

Balıkesir’de Seyyar Satıcı İsyan Etti: “Toplumun Ruh Sağlığı Bozuldu”
Balıkesir’de 20 TL’lik Atıştırmalıkta Büyük Çöküş

Yaklaşık 10 yıldır seyyar satıcılık yaptığını anlatan Turhan Özgümüş, yaşadıkları zorluğun sadece fiziksel olmadığını söyledi. Gün boyu ayakta kaldıklarını, çoğu zaman oturmaya bile fırsat bulamadıklarını, hatta bazen su içmeye vakit kalmadığını dile getiren Özgümüş, işin görünen tarafının çok daha ötesinde bir yük taşıdıklarını anlattı.

Tezgâh Başında Sadece Ekmek Mücadelesi Yok
Tezgâh Başında Sadece Ekmek Mücadelesi Yok

Özgümüş’e göre mesele yalnızca satış yapmak değil; artan maliyetler, azalan alım gücü ve insanların değişen ruh haliyle de baş etmek zorunda kalmak.

“Herkesin Psikolojisi Bozuk”

Seyyar satıcının en çarpıcı sözlerinden biri ise toplumdaki genel ruh haline dair oldu. Özgümüş, ekonomik baskının artık yalnızca cebe değil, insanların psikolojisine de doğrudan yansıdığını ifade ederek, şunları anlattı:

Hayat şartlarının ağırlaştığını belirten Özgümüş, artık insanların küçük bir harcamayı bile düşünerek yaptığını, bu durumun da günlük ilişkileri etkilediğini söyledi. Ona göre toplumda gerginlik, yorgunluk ve tahammülsüzlük giderek daha görünür hale geliyor.

Balıkesir’de 20 TL’lik Atıştırmalıkta Büyük Çöküş

20 TL Bile Hesap Ediliyor

Özgümüş’ün anlattıklarında en dikkat çeken detaylardan biri de, insanların artık en küçük harcamayı bile yapmakta zorlanması oldu. Ayaküstü alınabilecek küçük bir atıştırmalığın dahi vatandaş için hesap konusu haline geldiğini belirten seyyar satıcı, özellikle çocuklu ailelerin yaşadığı sıkışmışlığa dikkat çekti.

Onun sözlerine göre bir zamanlar kolayca alınabilen ürünler artık birçok kişi için lüks gibi görülüyor. Vatandaşın cebindeki daralma yalnızca pazarı değil, sokaktaki ruh halini de değiştiriyor.

Maliyet Artıyor, Tezgâh Ayakta Kalmaya Çalışıyor

Seyyar satıcıların sadece satış düşüşüyle değil, ürün maliyetleriyle de mücadele ettiğini anlatan Özgümüş; maruldan domatese, baharattan yağa, tuzdan ambalaja kadar hemen her kalemde fiyatların yükseldiğini söyledi. Sadece ürünün kendisinin değil, kullanılan kâğıdın, poşetin ve en küçük malzemenin bile artık ek maliyet anlamına geldiğini vurguladı.

Bu tablo, esnafın kazancını daraltırken vatandaşın alım gücünü de daha fazla zorluyor.

Yağmurda Islanıyor, Hastalanıyor, Yine De Tezgâhın Başından Ayrılamıyor

Özgümüş, işin fiziksel yönünün de her geçen gün daha ağır hale geldiğini söyledi. Bel fıtığı olduğunu belirten seyyar satıcı, uzun süre ayakta kalmanın ayaklarda uyuşmaya yol açtığını, özellikle yağmurlu havalarda çalışmanın sağlıklarını daha da bozduğunu ifade etti.

Hasta olsalar bile çoğu zaman işi bırakma lüksleri olmadığını anlatan Özgümüş’ün sözleri, sokakta çalışan binlerce kişinin görünmeyen emek yükünü de yeniden gündeme taşıdı.

Balıkesir’de 20 TL’lik Atıştırmalıkta Büyük Çöküş

İyi Müşteri De Var, Zor Müşteri De

Sokakta çalışmanın bir başka yüzü de insan ilişkileri. Özgümüş, her çeşit insanla karşılaştıklarını; iyi niyetli müşterilerin yanında, gergin ve kırıcı tavırlarla yaklaşan kişilerle de uğraşmak zorunda kaldıklarını söyledi. Ancak ona göre bu tavırların temelinde de yine aynı gerçek var: ekonomik baskı ve bozulan ruh hali.

Bu nedenle yaşanan sorun, tek başına esnafın ya da müşterinin sorunu değil; daha geniş bir sosyal tablonun yansıması.

Asıl Haber Tezgâhta Değil, Toplumun İçinde

Turhan Özgümüş’ün anlattıkları, bir seyyar satıcının günlük mücadelesinden çok daha fazlasını gösteriyor. Artan fiyatlar, azalan alım gücü, çalışma koşullarının ağırlığı ve insanların tahammül sınırlarının daralması, bugün sokakta herkesin hissettiği ortak bir gerçeği ortaya koyuyor:

Toplum sadece geçim sıkıntısı yaşamıyor, aynı zamanda ruhsal olarak da yoruluyor.

Bu yüzden tezgâh başında söylenen her cümle, aslında daha büyük bir sorunun işareti gibi duruyor.

Kaynak: Muhabir Nursima Akyürek
seyyar satıcı lahmacun tezgah