Balıkesir Merhaba Gazetesi

ERMENİ KOMİTECİLERİ İŞ BAŞINDA

ERMENİ KOMİTECİLERİ İŞ BAŞINDA
İdris Yavuz
İdris Yavuz( idrisyavuz@gazetemerhaba.com )
15 Ekim 2020 - 8:45

Rus Başkonsolosu Grandük Nikola, II. Sultan Abdulhamid’i ziyaret etmek için İstanbul’a geldi. Ermeni Patriği Nurses, Rus Komutanına Ermeniler için gösterdiği yardımlardan dolayı teşekkür etmeyi ihmal etmedi ve Ermenilerin muhtariyeti hakkında da muhtıra verdi.

 

İstanbul’da oturan Ermeni Patriği “Nubar Paşa” başkanlığındaki Ermeni asıllı vali, adliye ve zabıta amirlerden meydana gelen bir komite kurdu. Berlin Konferansını yöneten “Bismarka” gönderdi. Giden heyet burada, Fransa, İngiltere ve Alman heyetleriyle buluştu. Burada yoğun bir lobi çalışması yaptılar. Olayları ters yüzü ederek, abartılı bir şekilde “Türk işkencesi” konusunu işlediler. Bunun yankıları kısa sürede ortaya çıktı. Çeşitli Avrupa ülkelerinde Ermenilerin lehine mitingler düzenlendi.

 

Dünden bugüne ne değişti? Aynı oyun, aynı zihniyet hâlâ devam etmektedir. Patrik Nurses 1884’de öldü. Yerine Harutyan Vehabetyan geçti. Ermeniler iyiden iyiye azıttılar. Okullarda ve kiliselerde halka Ermeni Krallığının kurulma fikrini telkin etmeye başladılar. Ruslar son model silahlarını Ermeni komitacılara gönderdiler. Eli kanlı papazlar, kiliseleri cephanelik haline getirdiler.

Erzurum İsyanını hazırlayan Erzurum Murahhası Ormanyandı. Bu zat, Osmanlı yönetiminde Paşa idi. Valiler ve üst seviyedeki bürokratlar Ermeni asıllıydı ve bu olayları içten içe körükleyende onlardı. Bu arada, Haren Aşikyan 1888’de Ermeni Patriği seçildi ve bu zat Erzurum’da kanlı isyanları başlattı.

Burada binlerce Türk’ün kanı akıtıldı. Bu kıvılcım Kumkapı, Merzifon, Kayseri’ye sıçradı. İsyancılara gereği kadar desteği vermeyen Patrik Aşikyan’a suikast tertip edildi ve patrik yakalandı. Bunun üzerine o da görevinden istifa etti. Yerine azılı Türk düşmanı İzmirliyan Patrik oldu. O da Sason İsyanını çıkardı. Konuyu Avrupa’ya taşıdı. Türkler aleyhine kampanya açtı. Hâlbuki katledilenler Türklerdi, propagandalar ters yüz edildi. Avrupa şehirlerinde Ermeniler lehinde büyük mitingler yapıldı.

 

Tarih tekerrürden ibarettir. Aynı oyunlar güncelliğini korumaktadır. Ölenler bizden, fakat İnsan Hakları Mahkemesi onlardan yana kararlar almaktadır.

 

Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgali sırasında Hz. Ömer Camiine sığınan on binlerce Müslüman’ın hepsi öldürüldü. Bir o kadarı da dışarıda katledildi. Ölülerin cesetleri kan gölünde kalmıştı. Caminin avlusundan oluk oluk kan aktığını Avrupalı yazarlar ittifak halinde belirtirken, Prof. Dr. Ahmet Reşit Turnagül’ün “İslamiyet ve Milletler Hukuku” kitabında (1972) bu olay ayrıntılarıyla verilmektedir.

 

Fatih Sultan Mehmet Han, bir tek gayrimüslimin canına, malına, inancına zarar vermemişti. Ne yazık ki Hıristiyan dünyası güçsüz olduğu zaman riyakâr, kuvvetli olduğu zamanda zalim olmuştur. Bir zamanlar Kudüs’te katliamı yapan askerler bile dökülen kanlardan yayılan kokuya tahammül edemediğini belirtmektedir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.