Balıkesir Merhaba Gazetesi

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE “TESBİH KÜLTÜRÜ”

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE “TESBİH KÜLTÜRÜ”
26 Kasım 2019 - 15:29

Tesbihçi Oktay Köse, tesbih kültürünün ilk insana dayandığını söyledi. İlk insanın avladığı hayvanların dişinden tesbih oluşturduğunu söyleyen Oktay Köse, Osmanlı döneminde mesleklere göre teşbihler alındığını dile getirdi.

1995 Yılından beri teşbihlerin içinde yetiştiğini söyleyen Oktay Köse, tesbih kültürünün ilk insana kadar uzandığını söyledi. Osmanlı döneminde her meslek mensubunun farklı teşbihler çektiğini belirten Oktay Köse, tesbih seçerken dikkat edilmesi gerekenleri de anlattı.

“OSMANLI KEHRİBAR TAŞI ÇOK DEĞERLİ”

Osmanlı kehribar taşından yapılan teşbihlerin çok değerli olduğunu söyleyen Tesbihçi Oktay Köse, “Ben 6-7 yıldır profesyonel anlamda bu işi yapıyorum ama 1995 senesinden beri teşbihler ile iç içeyim. En ucuz teşbih 30 lira. Ama 12 bin liraya kadar tesbih var. Osmanlı kehribar teşbihleri 12 bin liraya kadar satılıyor. Kendi imalatlarımız da var. Ustalarımız tarafından da yapılıyor. Genellikle püskül aksamları kendime ait” ifadelerini kullandı.

“HER ZEVKE UYGUN TESBİH VAR”

Her zevke uygun tesbih olduğunu söyleyen Oktay köse, “Tesbih alacak vatandaşlar kişisel zevklerine ve isteklerine göre tesbih satın almalılar. İyi tesbih çekmek insana büyük bir keyif verir. Yani bir plastik ile bir kehribarın yeri farklıdır. Tesbihlerde pek çok çeşit var. Farklı farklı taşlar ve aksesuarlar var. Dikkat edilmesi gereken orijinal tesbih almak. Bunun için de vatandaşlar tesbih aldıkları yere güvenecekler” dedi.

“TESBİH KÜLTÜRÜ İLK İNSANA DAYANIYOR”

Yüzyıllardır tesbih kültürünün olduğunu söyleyen Oktay köse, “Yüzyıllardan beri tesbih kültürü var. Hatta ilk insan da bile var. İlk insanlar avladıkları hayvanların dişlerini ipe dizip ellerinde gezdirirlermiş. Buna da bir nevi tesbih diyebiliriz” dedi.

“HER MESLEĞE FARKLI TESBİH”

Osmanlı döneminde her mesleğe göre tesbih modeli olduğunu söyleyen Köse, “Osmanlı zamanında tesbih kültürü daha farklıymış. Herkes meşrebine, mesleğine göre tesbih çekermiş. Osmanlı’da hekimler kuka taşından tesbih çekerlermiş. Kervan sahipleri deve kemiklerinden tesbih çekerlermiş. Onu gören de kervan sahipleri olduğunu anlarmış. Üst düzey vezirler, sadrazamlar kehribar taşından tesbih çekerlermiş” şeklinde konuştu.

“BU KÜLTÜRÜ GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Tesbihçi Oktay Köse, “Balıkesir’de tesbih kültürü de yeni yeni artmaya başladı. İnsanlara öğretiyoruz. Bu kültürü de geliştirmeyi hedefliyoruz. İnternetten tesbih satışlarını onaylamıyorum. Bu durum bizi de etkiliyor. Ama yüzde 90’ı sahte çıkıyor. Tesbih öyle alınmaz. Tesbihi eline alıp çekeceksin. Onunla bütünleşeceksin. Bu basit bir alışveriş değil. Tesbih ile uyum sağlamak lazım” dedi.

“HEPSİ BİRBİRİNDEN GÜZEL”

Köse, “Çok çeşitli teşbihler var. Doğal taşlardan, kehribar, turkuaz, ametist ve daha pek çok tesbih çeşidi mevcut. En çok sıkma kehribar teşbihi satışı yapıyoruz. Daha kadifemsi bir teşbihtir. Ama tesbihlerin hepsi çok güzel. Ben hepsine aşığım” ifadelerini kullandı. Fatma Kara

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.