Abdullah Çatlı Kimdir? Ne İş Yapıyordu? Susurluk ve Tartışmalı Geçmişi
1996’daki Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı, hem suç geçmişi hem de devlet bağlantılarıyla Türkiye’de tartışmalı bir figür olarak hafızalarda yer aldı. “Çatlı” filmiyle yeniden gündemde.
Abdullah Çatlı, 1956 yılında Nevşehir’de doğdu. Lise yıllarında Ülkücü hareket içinde aktif rol aldı. Ankara Mali Bilimler Yüksekokulu’nda eğitim gördü ve 1977’de Ankara Ülkü Ocakları il başkanı, bir yıl sonra ise Ülkücü Gençlik Derneği genel başkan yardımcısı oldu. Derneğin genel başkanı ise Muhsin Yazıcıoğlu’ydu.
Resmi kayıtlara göre Çatlı, 1977 yılında ruhsatsız silah bulundurma ve polise ateş etme gibi suçlardan işlem gördü. 1978’de Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Bedrettin Cömert’in öldürülmesi ve Bahçelievler katliamı gibi olaylarla ilgili arama kararları çıkarıldı.
Bahçelievler Katliamı ve Siyasi Cinayetler
Bahçelievler katliamında, Ülkücü Gençlik Derneği bağlantılı bir grubun TİP üyelerine yönelik saldırılarında Çatlı’nın doğrudan rol aldığı iddia edildi. Dava dosyalarına göre, 7 genç öldürüldü ve bazıları sekiz gün sonra yaşamını yitirdi. Çatlı’ya yakın isimlerden Haluk Kırcı, bu olayla ilgili ifadelerde Çatlı’nın sorumluluğunu kabul etti.
1979’da Abdi İpekçi suikastıyla ilişkisi nedeniyle de hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 12 Eylül darbesi sonrası, dönemin Ülkücüleriyle birlikte çeşitli öldürme ve yaralama eylemleri gerçekleştirdiği iddiaları yer aldı.
Yurtdışı Dönemi ve Uyuşturucu Suçu
Çatlı, 1980’lerde yurtdışına çıkarak, Mehmet Ali Ağca ve Oral Çelik ile bağlantılarını sürdürdü. 1984’te Fransa’da uyuşturucu madde kaçakçılığı suçundan yakalandı ve 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Türkiye’nin iade talebi idam cezası nedeniyle reddedildi. 1990’da İsviçre’deki cezaevinden firar etti.
Meral Çatlı, Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadede, eşinin yurtdışında ASALA’ya karşı devlet adına faaliyetlerde bulunduğunu öne sürdü. Ancak bu iddialar resmi olarak doğrulanmadı.
Türkiye’ye Dönüş ve Derin İlişkiler
1990’larda Çatlı, Türkiye’ye dönerek ticari faaliyetlerde bulundu ve devlete yakın “derin ilişkilerini” sürdürdü. 1992 ve 1996’da sahte pasaport ve silah taşıma gibi olaylarla gündeme geldi, ancak tutuklanmadı.
Eski Emniyet Genel Müdürü Aladdin Yüksel ve Susurluk raporlarına göre, Çatlı Türkiye’ye birçok sahte pasaportla giriş çıkış yaptı; bazı raporlarda “devletin emrinde çalışan bir kişi” olarak tanımlandı.
Susurluk Kazası ve Ölümü
Çatlı, 3 Kasım 1996’da Balıkesir’in Susurluk ilçesi’nde gerçekleşen trafik kazasında 40 yaşında hayatını kaybetti. Kazada eski emniyet müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ ve Çatlı ile ilişkili Gonca Us de öldü; Sedat Bucak yaralandı. Bu kaza Türkiye’de devlet-mafya-siyaset ilişkilerini gündeme taşıyan dönüm noktalarından biri oldu.
5 Kasım 1996’da Nevşehir’de binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni düzenlendi. BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve çok sayıda kişi törende hazır bulundu.
Mirası ve Tartışmalar
Çatlı’nın mirası tartışmalı bir figür olarak devam ediyor. Bir kesim onu “vatan fedaisi” olarak savunurken, dava dosyaları ve resmi raporlar işlediği suçları ortaya koyuyor.
- Sedat Peker, geçmişte anmalara katılanlar arasında yer aldı.
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2022’de Çatlı’dan “dava arkadaşım ve öğrencim” olarak bahsetti.

- İYİ Partili Nevşehir Belediyesi, 2024’te Çatlı’nın adını bir kavşağa verdi.
Kutlu Savaş’ın Susurluk raporunda, Çatlı dosyasının yeniden açılması ve hangi tarihten itibaren hangi işlerde çalıştığının tespit edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Koca Seyit’in Kızı Ayşe Nine Kimdir? Koca Seyit Kızını Neden Tanıyamadı?Yaşam -Etkinlik
İsrail’den “Öldürüldü” İddiası: Ali Laricani kimdir?Magazin
Orhan Gencebay Kimdir, Kaç Yaşında, Nereli?Magazin
İlber Ortaylı’nın Eski Eşi Ayşe Özdolay Kaç Yaşında, Nereli?Vefat Haberleri