Kapalıçarşıdan Balıkesir’e Uzanan Antikacılık

Antikacılığa 1996 yılında baba mesleği olarak adım atan Fatih Koç, Kuzey Irak’tan Kapalıçarşı’ya uzanan yolculuğunu bugün Balıkesir’de sürdürüyor. Koç, antikanın ticaretten öte bir kültürel miras ve yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.

Kapalıçarşıdan Balıkesir’e Uzanan Antikacılık
Kapalıçarşıdan Balıkesir’e Uzanan Antikacılık

Antikacılığa 1996 yılında baba mesleği olarak adım atan Fatih Koç, Kuzey Irak’tan Kapalıçarşı’ya uzanan yolculuğunu bugün Balıkesir’de sürdürüyor. Koç, antikanın ticaretten öte bir kültürel miras ve yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.

Baba Mesleğiyle Başlayan Yolculuk

Fatih Koç, antikacılığa 1996 yılında başladı. Baba mesleği olan bu alana ilk adımını Kuzey Irak’ta atan Koç, daha sonra Hakkari, Van, Antalya Kaleiçi ve İstanbul Kapalıçarşı’da çeşitli çalışmalarda bulundu.

1996–2004 yılları arasında Balıkesir’le de bağlarını koparmayan Koç, esnaf ve koleksiyoner çevreleri sayesinde Behramkale ve Küçükkuyu’da birçok faaliyete imza attı. 2004 yılından itibaren tüm dış faaliyetlerini sonlandırarak Balıkesir’de mesleğini sürdürmeye başladı.

Kapalıçarşıdan Balıkesir’e Uzanan Antikacılık - 1. resim

Antika ile Kaçak Eser Karıştırılmamalı

Antika sanatının sıkça yanlış anlaşıldığını vurgulayan Koç, özellikle toprak altı eserlerle antikanın karıştırılmasına karşı uyarıyor.

“Antika; bir dönemde üretilmiş, üretimi ve tedavülden kalkmış her üründür. Toprak altı yasaklı eserler bizim de devletin de kesinlikle karşı olduğu bir alandır. Antika sanatıyla ilgisi yoktur” diyen Koç, bu bilincin toplumda yerleşmesi gerektiğini söylüyor.

Kapalıçarşıdan Balıkesir’e Uzanan Antikacılık - 2. resim

Balıkesir İçin Antika Pazarları Önemli

Balıkesir’de antika pazarlarının hem kültürel hem ekonomik katkı sağlayacağını belirten Koç, geçmişte bu yönde girişimlerin olduğunu ancak sürdürülemediğini ifade ediyor.

2006 yılında Balıkesir’de kurulan antika pazarının yeterli destek görmediğini hatırlatan Koç, “Bu pazarların devamlılığı için halkın ve resmi kurumların desteği şart” dedi.

Çeyiz Kültürü ve Koleksiyon Ruhu Kayboluyor

Koç, antika çeyiz ürünlerine özel bir ilgisi olduğunu belirterek kültürel dönüşüme dikkat çekiyor:

“Eskiden kız beşikte, çeyiz sandıktaydı. Bugün kız beşikte, telefon başucunda. Gençlere koleksiyon ruhunu, kültüre sahip çıkmayı anlatmak istiyorum.”

30 yıldır antika oya koleksiyonerliği yaptığını söyleyen Koç, bugüne kadar koleksiyonundaki hiçbir ürünü satışa sunmadığını da ekliyor.

Sahte Antika Nasıl Anlaşılır?

Sahte antikanın ayırt edilmesinin bir okulunun olmadığını vurgulayan Koç, bu işin tamamen tecrübe ve göz aşinalığıyla öğrenildiğini belirtiyor:

“Bir ürünü görmeden, dokunmadan sahte ya da orijinal demek mümkün değil. Antikacılık zamanla öğrenilen bir meslek.”

Ege’nin Eserleriyle Duygusal Bağ

Özellikle Ege yöresine ait el emeği ürünlere ayrı bir bağ hissettiğini anlatan Koç, bu eserlerin büyük bir kültürel miras olduğunu söylüyor.

“Bu ürünleri elime aldığımda o dönemin duygusunu hissediyorum. Her motif, her renk bir ruhun yansıması” diyen Koç, Balıkesir’de bu ruhu daha derinden yaşadığını ifade ediyor.

Balıkesir’de Bulduğu Huzurla Devam Ediyor

Hakkari’de doğup Van’da büyüyen, İstanbul’da yetişen Fatih Koç, Balıkesir’e yerleşmekten büyük mutluluk duyduğunu söylüyor.

Türkiye’nin 81 ilini gezerek yeni ürünler bulmaya devam eden Koç, antika sanatını hem koleksiyon hem de ticaret olarak yaşatmayı sürdürüyor.

Kaynak: Haber Merkezi
KAPALIÇARŞI ege yöresi el emeği