Kral Midas'ın Ailesinden Biri Mi? Türkiye'deki Keşif Dünyayı Salladı!
Bilecik'te bulunan antik mezar, arkeoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Bozüyük'teki Karaağaç Tümülüsü'nün, efsanevi "altın dokunuşu" ile tanınan Kral Midas'ın ailesinden bir üyeye ait olabileceği ortaya çıktı. Amerikan Arkeoloji Dergisi'nde yayınlanan bulgu, uluslararası akademisyenleri harekete geçirdi.
Bilecik'te bulunan antik mezar, arkeoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. Bozüyük'teki Karaağaç Tümülüsü'nün, efsanevi "altın dokunuşu" ile tanınan Kral Midas'ın ailesinden bir üyeye ait olabileceği ortaya çıktı. Amerikan Arkeoloji Dergisi'nde yayınlanan bulgu, uluslararası akademisyenleri harekete geçirdi.
Bilecik'te Bulunan Antik Mezar
Bilecik'in Bozüyük ilçesinde keşfedilen Karaağaç Tümülüsü, antik Frigya Krallığı'na (MÖ 1200-675) ait bir kraliyet mezarı olarak değerlendiriliyor. Mezar, krallığın eski başkenti Gordion'dan 160 kilometre batıda bulunuyor. Bu uzak konum, Frigya toplumunun siyasi olarak başkentte yoğunlaşmadığını gösteriyor ve tarih kitaplarını yeniden yazdırabilir. Araştırmacılar 2013 yılından bu yana bölgede akademik kazılar yürütüyor.
Midas'ın Ailesine Ait Olabilir
Arkeologlar, mezarda bulunan bronz situla (süslü kap) parçalarının kraliyet bağlarının bir işareti olabileceğini belirtiyor. Daha önce belgelenmiş tek örnekler, muhtemelen Kral Midas'ın babası Gordias'ın mezarı olan Gordion'daki "Midas Höyüğü"nde bulunmuştu. Bilecik Üniversitesi'nden arkeolog Hüseyin Erpehlivan, mezardaki eşyaların başkentteki kraliyet mezarlarında bulunanlara benzediğini ve mezarın MÖ 740 ile 690 yılları arasına tarihlendiğini açıkladı.
Uzmanlardan "Benzersiz" Yorumu
Pensilvanya Üniversitesi arkeoloğu Brian Rose, yeni keşfedilen tümülüsün neredeyse üç bin yıllık bir dönemi kapsayan mezarlar içermesi bakımından benzersiz olduğunu söyledi. Sofya'daki New Bulgarian Üniversitesi'nden Maya Vassileva ise Karaağaç Tümülüsü'nün Gordion'dan uzakta bulunan seçkin bir Frigya mezarlığı için "çok önemli bir kanıt" olduğunu belirtti. Bulgular, Kral Midas'ın mezarının henüz bulunmadığını hatırlatıyor.
Antik Frigya Krallığı tarihsel olarak Asur veya Urartu imparatorluklarına benzer, merkezileşmiş bir krallık olarak görülüyordu. Ancak başkentten bu kadar uzakta elit bir mezarın yapılmış olması, Frigya siyasi örgütlenmesinin tamamen merkezileşmiş, kent odaklı bir sistemle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Erpehlivan, mezardaki gösterişli eşyaların bir cenaze törenini değil, kraliyet hediyeleşmesini gösteriyor olabileceğini de kabul etti.
Ankara’da Kritik Buluşma: 3 Bakan Aynı Masada Ne Konuştu?Gündem
Siber Güvenlikte Yeni Hamle mi? BAÜN ve GMKA Aynı MasadaEğitim
BAÜN’de TÜBİTAK 2209-A Proje Yazma Eğitimi TamamlandıEğitim