Balıkesir Merhaba Gazetesi

HAÇLI SEFERLERİ BİTMEDİ

HAÇLI SEFERLERİ BİTMEDİ
09 Ekim 2015 - 6:53

Genel

Bin yıl önce haçlılar, Osmanlı ve İslam’la hangi gerekçelerle savaştılarsa, bugünde haçlıların torunları ayni gerekçelerle yine savaşıyorlar. Dün Osmanlıya karşı dışarıdan açıkça saldırıyorlardı, bugün hem dışarıdan ve hem de içerde buldukları BESLEMELERLE saldırıyorlar. Dün okla kılıçla kalkanla mancalıklarla açıkça saldırmışlardı, bugün post modern yöntemlerle örtülü bir şekilde gizlice ve sinsice saldırıyorlar. Haçlılar terörizmle savaştıklarını söylüyorlar amma, gerçekte terör örgütleri kurup besleyerek ve onları kullanarak savaşıyorlar. Dün, toplarla, oklarla, palalarla savaşıyorlardı, bugün görsel medya, yazılı medya, internet üzerinden operasyonlar yaparak bize hissettirmeden saldırıyorlar.

Dün bizzat kendileri savaşıyorlardı. Yer kürede ne kadar haçlı ordusu varsa birleşip savaşa çıkıyorlardı. Bu gün ayrı cephelerden, ayni noktaya yani İslam ülkelerinin abisi konumuna doğru yükselen, BÜYÜK, GÜÇLÜ TÜRKİYE’YE saldırıyorlar. Algı operasyonları yaparak, ahlak aşınması meydana getirerek, isyan duyguları yayarak, tehlikeli virüsler salarak, genlerle oynayarak, hormonlu gıdalar bularak, insanlığa saldırıyorlar.

Muhterem okuyucularım; Kirli, kinli ve sinsi bir savaşla karşı karşıyayız. Ülkelerin değerlerini bozarak, ırkçılık rüzgârları estirerek, meşrep ve mezhep ayrılıklarını körükleyerek, zihinleri işgal edip ahlak aşınması kurarak sürdürülen bu sinsi savaşlar, silahlı savaşlardan daha tehlikeli. İnsanların manevi duygularını iğdiş edip, yerine maddeyi koyan bu savaşa, yerli TÜRETME VE BESLEME bulmaları onların işlerini kolaylaştırıyor.

Mesela bir DİKTATÖR safsatası üret ve topluma hep beraber şarlatanlık yaparak medya organları ile yay ve o sloganla o ülkeyi çıkmaza sokarak işini bitir. Manevi duyguları ve bu duyguları yaşayıp, yaşatmak isteyen vatansever insanların icraatlarını delik deşik ediyorlar. Ne güzel kurguluyorlar oyunu. Toplumlarda zihin kirliliği ve algı saptırmasını ne güzel beceriyorlar. Bazı medya organları ile, sokaklarda tencere çalanlarla, ağacı bahane edip evleri iş yerlerini yakanlarla, darbecilerle, efelerle ve çetelerle toplumu baskı altında tutmak isteyenler DİKTATÖR değil de, ülke hizmetine koşanlar diktatör öyle mi? Dâhildeki sütü bozuk, ağzı bozuk, aklı bozuk, beslemelere çok yazık. Vah!.. Vah!.. Vahlar olsun.

Başımızı taşlara vurmadan, oy vereceğimiz yeri çok çok düşünerek karar vermeliyiz.

Sonradan gelen pişmanlığın hiç faydası olmuyor. Elimizden uçup giden değerleri geri getirmek çok zor oluyor.

Ülkemizdeki bolluğa ve berekete bakın. Bankaların kasaları vatandaşın emrinde. Devlet daireleri herkese arkasına kadar açık. Her kişinin evi ve lüks bir arabası var. G-5 görüşmeli telefonlar çocuklara kadar yayıldı. İnternet ve tablet bilgisayarlar oyuncak olarak kullanılıyor. Her evde kullanıcıya bir silah olarak yöneltilen televizyon ekranı bir kaç tane. Yaşlı, hasta ve sakatların maaşı olduğu gibi bakıcılarına da ücret ödeniyor. Baraj, yol köprü, metro hattı, ipek yolu, hava limanı açılışları hızla devam ediyor.

Burada kulağımıza küpe etmemiz gereken yakıcı gerçek şu;

Dün batılı HAÇLILAR Osmanlıyı hangi gerekçe ile vurdularsa, bugünde ayni gerekçe ile TÜRKİYEYİ kuşatıyor ve sinsice, kalleşçe savaşıyorlar. Bu savaşa dur diyen ve TÜRKİYEMİZİ dünyada söz sahibi konuma getiren her kişi ve kuruluşa yardımcı olmak bir vatanseverlik görevidir. Gelecekteki GÜÇLÜ TÜRKİYEYİ kurabilmek ve istikbal mücadelesini verebilmek için sadece siyasete değil, sanata, sanayiye, eğitime, gençliğe ve değerlerimize daha sıkı sarılmamız haçlıları ve yerli beslemeleri çıldırtıyor. İlim, inanç, adalet ve medeniyet fikrini ilmek ilmek örmemiz, özümsememiz, benimsememiz sonrada “ HAYDİ BİSMİLLAH” diyerek yola çıkmamız gerekiyor. Bismillah demekten çekinenler utansın. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.