Balıkesir Merhaba Gazetesi

Herkesin Hayata Baktığı Bir Penceresi Var

Herkesin Hayata Baktığı Bir Penceresi Var
Demet Tok( demettok@gazetemerhaba.com )
03 Kasım 2021 - 8:37

Herkesin Hayata Baktığı Bir Penceresi Var

Kişisel gelişim furyası ile birlikte hayatımıza giren guruların, yaşam koçlarının, iletişim uzmanlarının birbirimizi anlayabilmemiz için vurguladıkları “empati” yani duygudaşlıktan söz etmek istiyorum bu yazımda. Lakin onun gibi düşünmekle onu anlamak arasındaki farkı ayırmak lazım öncelikle. Herkesin farklı düşünce yapısına sahip olması çok normal çünkü aile ve toplum kültürümüz, yetiştirilme tarzımız, yaşadıklarımız, karakterimiz, aldığımız eğitimler ve dahası belirliyor düşünce tarzımızı ve sonucunda davranışlarımıza yansıtıyoruz. Hal böyle olunca da herkes hayata kendi penceresinden bakıyor.

Yaşam süreci içerisinde herkesin kendince oluşturduğu yaşam felsefesine göre, kimileri evrende sadece kendileri varmış gibi kimileri de yaşamın bir parçası ve bütünden sorumlu olduğunun bilincinde sürdürüyor hayatını. “Siz hangisisiniz ya da hangisi olmak istersiniz?” Bunu düşünce tarzımız ve nasıl yaşamak istediğimiz belirliyor ya da belirleyecek.

Benim yaşam felsefem, hayata kendi penceresinden bakan lakin penceresini açtığında kusursuz çalışan bir makinanın parçalarından biri olduğunun farkında olan, bu parçalardan her birinin sağlıklı çalışmasına, aksi durumda tüm sistemin etkileneceğine inanan ve sistemin sağlıklı ilerleyişi için aynı süreç içindeki diğer parçaları mümkün olduğunca tanımaya, anlamaya çalışan ve elinden geldiğince katkı sağlayan bir varlık olarak yaşama dâhil olmak üzerine kurulu.

***

Hayata kendi penceresinden bakmak demek, doğru olanın sadece kendi düşünce ve davranışlarının olduğunu kabul etmek anlamına gelmiyor elbette. Yaşam içinde birçok renk var ve hepsi ayrı ayrı güzellikte işte bunu göz ardı etmeden bir duruş sergilemek önemli olan. Özellikle hayatımızda olan insanları anlamaya çalışmak doğru iletişim kurmanın da temelini oluşturuyor. Birisinin yaşadığı ve paylaşma ihtiyacı hissettiği bir olaya karşı vereceğimiz tepkinin, onun da hayata baktığı bir penceresinin olduğu bilincinde ve duygudaşlığa dayalı bir tepki olması, iletişimin her iki tarafa da fayda sağlamasına etki edecektir.

Yakın zamanda iki arkadaşın arasında geçen bir sohbete şahit olmuştum. Sohbet dediysem birisinin durumu idare etmeye çalışması sebebiyle, tartışmaya dönmeden sohbet olarak devam ediyordu. Artık ne kadar etkilendiysem bu tartışmadan daha doğrusu idare etmeye çalışan kişinin hayata bakışından, sizlerle de paylaşmak istedim.

Özel konu diye başlarda ilgilenmemiştim. Ne zaman ki derdini anlatmaya çalışan kişinin, haklılığına onay arayan gözlerle bana baktığını fark ettim işte o zaman can kulağı ile dinlemeye başladım. Yaşadığı birtakım sorunları paylaşıyordu dertli olan. Diğeri ise ısrarla, mağduriyetine rağmen onu suçluyordu, günümüzde bu kadar iyi niyetli olmanın, başa bela getirdiğinden dem vurarak. Olaya kendi penceresinden baktığı için de arkadaşının hayata ve insanlara karşı yaklaşımının sevgi ve güvene dayalı olduğunu dikkate almıyordu bir türlü.

***

Sohbet az daha tartışmaya dönecekti ki mağdur olan “Tamam, haklısın, kabul ediyorum bütün suç bende. İyi niyetli olduğum, insanlara güvendiğim, hoş gördüğüm ve hatalarını düzeltmeleri için onlara fırsat tanıdığım için. ” dedi ve sustu. İşte beni asıl etkileyen de o an gözlerindeki çaresiz ve acı dolu bakış oldu.

O akşamdan sonra aralarında kırgınlık oldu mu bilemem. Ancak hayata hep kendi penceresinden bakan ve kendi düşüncelerini kabul ettirmeye çalışan insanlarla dertleşmenin faydalı olup olmadığı kararını sizlere bırakıyorum. Ben böyle durumlar da “peki” demeyi tercih ediyorum genelde. Zira böylece pozitif enerji akışım devam etmiş oluyor. İletişimde empati kurabilmenin, empati kurabilen insanlarla dertleşmenin hatta tartışmanın bile en doğru tercih olduğunu düşünüyorum.  Elbette herkesin hayata baktığı bir penceresinin ve bir yaşam felsefesinin olduğunu da unutmadan.

Demet TOK

Şair/Yazar

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.