Balıkesir Merhaba Gazetesi

HUKUKU KENDİNE UYDURMAK

HUKUKU KENDİNE UYDURMAK
15 Ekim 2014 - 0:04

Genel

Hukuk başka, hukukçu başkadır. Bu oluşum gibi, devlet başka, devlet adamlığı başkadır. Din başka, din adamlığı başkadır. Bu algılamaları birbirine karıştıranlar, bulundukları mevki ile yaptıkları işleri birbirine karıştırırlar. Yıllardan beri hukuk adına çalışanlardan bazıları, kendilerini hukuk zannedip, hatta hukukunda üstünde bir varlık zannedip, hukuka kendi adlarına yön vermeye çalışan aymazlardır. Yıllardan beri uyguladıkları her sistemin kendileri adına HUKUK kuralı koyanlar, haklar çerçevesindeki HUKUK anlayışına dönmelidir.

Ülkemizde yıllardan beri çekilen sıkıntıların, karşı karşıya kalan haksızlıkların ve hukuksuzlukların temelinde bu kavramların karıştırılması yatar. Bir kimse devletin felsefesini, devletin işlerini ve işleyişini bilmez de, devletin etkin bir görevine getirilirse, kendini devlet zanneder. Bu tür anlayışların cezasını da millet çeker. Bu tür anlayışlarda olanlar, devlet ile devlet adamlığını birbirine karıştırırlar. Kendi yanlışlarını tenkit etmeyi devleti tenkit etmek olarak algılarlar. Din âlimlerine, hukuk adamlarına ve diğer kurumlara da ayni çerçeveden bakarsak, yıllardan beri uygulanan sistemin işleyişindeki aksaklıkları buluruz.

Şahsını devletle, dinle veya hukukla özdeşleştirenler, bulunduğu mevki ile, kişiliklerini tam özdeşleştiremeyen bilgisizlerdir. Söylediklerinin veya yaptıkları her icraatın devlet ve din olduğunu sananlar büyük yanılgı içinde olan bilgisiz cahillerdir. Bunun gibi, kendini hukukun yerine koyarak, her söylediğinin hukuk kuralı olduğunu sananlar da büyük bir yanılgı içindedir. HUKUK başka, hukuku işletmekle görevlendirilen şahıslar başkadır. HUKUK, kurallara, ilkelere, hükümlere ve HAKLARA değer verir. İnsanların hepsi hukuk karşısında eşit olmalıdır. Kimse ben başkayım diyemez. Kimse kendini hukukun yerine koyamaz. Kimse ben HUKUKUM ve benim uyguladığım HUKUKTUR diyemez. HUKUK, toprağımız, bayrağımız, namusumuz gibi korunması gereken yüce bir değerdir. Kendini HUKUKUNDA üstünde ve en önde gören anlayışlar, hukuk sisteminin işleyişinde büyük tahribatlara sebep olmaktadır. Ülke içinde şapka giymedi diye 78 kişiyi idam eden hukukçular, bu işleyişte ve vicdanlarda ağır yaralar açmıştır. İnsanlar, açlık, yokluk, zulüm ve her türlü hakaretlere tahammül ederler amma, haksızlık ve hukuksuzluğa asla tahammül edemezler. Bu dünya durdukça insan hakkına ihanet edenler, hem lanetlenecek ve hem de tarih onlardan HAİNLER diye bahsedecektir. Daha otuz, kırk sene önce, Menderes ve arkadaşlarına HAİN deyip idam edenlerin, şimdi kendilerinden HAİN ve ZALİM diye bahsedilmektedir. 12 Eylül 1980 ihtilalında idam edilenlerin acısı yüreklerde ve idam edenlerin sancısı da toplum vicdanında bu günkü tazeliği ile durmaktadır. Hukukta açılan bu derin yaraların sancısı toplumları devamlı sarsacaktır.

Kendini hukuk yerine koyan ve her söylediğini, kanun gibi, kural gibi anlayıp, bu anlayışını da uygulamaya koyan KIRALLAR artık tarihe karışmalıdır. Haklar ve hukuk anlayışına uymayıpta, HUKUĞU kendine uydurmak isteyenler sonuçta hüsrana uğrarlar. Bu anlayış diğer erkler içinde geçerlidir. Dindar olamazsan, dini kendine uydur, demokrat olamazsan, demokrasiyi kendine uydur anlayışları yanlıştır. Hiçbir aracı kullanmadan, hiçbir etki ve tepki altında kalmadan, HAKKI sahibine vermek, hukuk sisteminin esas işleyişi olmalı ve insan olmanın gereği budur. Hak ve hukuk tanımazlık veya güçlünün haklı olduğu sistem hayvanlar âlemindeki özelliktir. Yasama, yürütme ve yargı devamlı birbirine muhtaçtır ve birbirini besleyerek, bir birini tamamlayarak yürümelidir. Görevli olan bütün hukukçular “bende bir gün ilahi adalet önünde hesap vereceğim” duygularını yüreğinde hissetmelidir.

Hukukçular, HUKUK kurallarına uydukları ölçüde saygındırlar. Kendilerini milletin efendisi, hukuk kurallarının yaratıcısı gören anlayışlar, eski çağlardaki NEMRUTLARIN uyguladığı anlayışlarla denk düşmektedir. Değişik güçleri kullanarak hukuk sistemine kimse yön vermeye çalışmamalıdır. Hukukçular bu milletin efendisi, değil, hizmetçisi hatta kölesidirler. Yorumlarla ya da içtihatlarla, aksak topal yürüyen ve güçlünün haklı olduğu hukuk sistemi bitmelidir. Milletin yaşayışına ve hayat tarzına uygun, bağımsız, tarafsız adeletli bir yargı millet vicdanında kabul görür. Bu çileli ve metanetli millet HUKUÇULARDAN bunu beklemektedir. Hoşça kalın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.