Balıkesir Merhaba Gazetesi

İçsel Huzursuzluk

İçsel Huzursuzluk
Demet Tok( demettok@gazetemerhaba.com )
11 Haziran 2022 - 9:34

İçsel Huzursuzluk

 

“Ne yaparsam yapayım, hayatımda hep bir şeyler eksik. Bu da beni mutsuz etmeye yetiyor. Aslında eksik olanın ne olduğunu da tam olarak bilmiyorum. Yoksa yaşamdan mı keyif alamıyorum? Sanki eskiden hayatım daha güzeldi hele de salgın hastalıklar başladığından beri boşlukta gibiyim. Sence de normal mi bu duygularım?”

Arkadaşımın son zamanlarda içinde bulunduğu ruh halinin, dile gelmiş ifadesi, bu sözler. Konunun uzmanı olmadığım için, dinleyici olmam daha doğru olurdu, ben de öyle yaptım. Sadece bu hissiyatını tekrar gözden geçirmesi için ise bir soru sordum. “Gerçekten öyle mi yoksa öyle mi hissediyorsun?

Genelde mutsuz olmakla beraber, mutlu olduğu anlarda bile, bir şey olacakmış ve o anları bozacakmış hissinin, yaşamı gerçekten zorlaştırdığını yakından deneyimlemiş oldum ben de böylece. Mesela komik bir olaya güldüğümüzde “ay çok güldüm, yine başıma bir şey gelecek” korkusunun, yaşamını kısıtlayıcı bir rol oynadığının farkında bile değil ne yazık ki.

İnsanoğlunun tamamlanma çabası içinde, öğrenilmiş çaresizliği mi yoksa bu kaygıyı yaratan? Zira insan sağlıklı bir ruh hali ile sürekli bir şeylerin eksik olduğuna ya da mutlu olmanın cezalandırılacağına neden inanır ki? Geçmişe takılı kalan ya da gelecek kaygısı nedeniyle anı yaşayamayan insanların, içsel huzursuzluklarının dışa vurumu diye düşünüyorum bu eksiklik hissiyatını, kendimce.

Konu hakkında daha teknik bilgiye sahip olmak için yaptığım araştırmada, mükemmeliyetçi olan insanların, daha çok içsel huzursuzluk yaşadığı bilgisine ulaştım. Hatta bu ruh haline sahip insanlar hakkında bir hayli bilgi edindim diyebilirim.

Mesela sürekli dalgın ve düşünceli oldukları için odaklanamadıkları ve başladıkları işi bir türlü bitiremedikleri,

Pişmanlıklarının çok olduğu ve farkında olmadan hep en kötü ihtimali düşündükleri ve hatalarından tecrübe kazanıp yola devam etmek yerine, kendilerini suçladıkları,

Yeni başlangıçların onları korkuttuğu ve düşüncelerini eyleme geçiremedikleri,

Kolayca inandıkları, kolayca yara alabildikleri ve bu nedenle de hayal kırıklıklarının fazla, güven duygularının ise örselenmiş olduğu, bu nedenle de genelde yalnız kalmayı tercih ettikleri ve geçmişe takılı kaldıkları,

Hayata ve kendisine karşı kızgınlığını, üzüntüsünü belli etmemeye çalıştıkları ve “mış” gibi yaşarken içlerindeki o eksiklik duygusunun, mutsuzluklarının ana sebebi olduğu gibi birçok yorucu özelliğe sahip oldukları da edindiğim bilgiler arasında.

Aslında tam olan nedir de biz eksik olanı bulmaya çalışıyoruz? Ruhsal açlığımızı mı bir türlü tatmin edemiyoruz yoksa? Kendi hayatlarımızda eksik olduğunu düşündüklerimizin alt sebebi nedir mesela? Acaba yaşanmışlıklarımızın bizde bıraktığı içsel huzursuzluk mu bizleri ardından sürükleyen? Yaşamsal döngü içerisinde, cevabını bekleyen o kadar çok soru var ki zihinlerimizde. Sanırım o sorular cevaplarını bulduğunda, o zaman eksik olduğunu hissettiklerimiz tamamlanacak ve gerçek huzura ereceğiz.

Demet TOK

Şair/Yazar

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.