Balıkesir Merhaba Gazetesi

İki Yılda Ahmet Davutoğlu..

İki Yılda Ahmet Davutoğlu..
Prof. Dr. İbrahim Aydın( ibrahimaydin@gazetemerhaba.com )
24 Ocak 2022 - 11:21

İki Yılda Ahmet Davutoğlu..

            Geçtiğimiz günlerde Akşener, Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu’nun “Protokol Kurallarını!” konuşmak için toplandıkları masadaki görüntüleri servis edildi. Tek ortak hedefi “iktidarı yıkmak” olan, dindarından solcusuna, milliyetçisinden etnik Kürt milliyetçisine, biri dışarıdan destekli 6’sı içeriden toplam yedi partinin derdi neymiş biliyor musunuz? Millet ittifakı listesindeki parti isim sıralaması neye göre olmalı? Partilerin oy oranlarına göre mi, kuruluş yıllarına göre mi, yoksa alfabetik sıraya göre mi?

Sayın Davutoğlu da bizim gibi bir akademisyen. Şuan  beraber hareket ettiği çevrelerin “Stratejik takoz” diye hakaret etttiği kitabı “Stratejik derinlik” ile meşhur olmuş birisi. Herkese nasip olmayan makamlara, yine herkese nasip olmayan bir sürede ve kolaylıkla geldi. Sayın Davutoğlu siyasete girdiğinden iki yıl sonra Dışişleri Bakanlığı, 6 yıl sonra ise Başbakanlık koltuğuna oturdu. Üstelik parti teşkilatının hiçbir kademesinde görev almadan oldu bütün bunlar. Davutoğlu, siyasetteki bu füze hızındaki yükselişinin kerametini kendinden bildi.

Halbuki Milli Görüş’ün kurucusu rahmetli Erbakan hocaya bile nasip olmadı o imkan ve makamlar. Nice emekleri geçen, adı sanı duyulmayan, evladının cenazesini evde bekletip parti bina nöbetine giden gerçek dava insanları, o makamların kenarından bile geçemedi. Hoş herkes bir makama gelecek değil ya. Bizim davamız Allah rızası için, ödülü de, makamı da O’ndan bekleriz.

İşte o dönemlerde Sayın Kılıçdaroğlu kendisi için “O devleti bilmez, tanımaz, ayakları yere basmaz, ne söylediğini bilmez. Gerçekten de üzülerek söylüyorum amma karikatür gibi adam.” ifadelerini kullanıyordu.

Davutoğlu da Kılıçdaroğlu ile ilgili; “Şimdi ben de ona diyorum ki ‘Adam olana adam gibi cevap verilir.’ Bu konuşmasından sonra ben onu adam sınıfından da saymıyorum, adam müsveddesi demeyi bile kendisine çok görüyorum.” demişti.

Aynı Davutoğlu, Ak Parti genel başkanlığı ve Başbakanlık görevlerinden ayrılırken nefsini ayaklar altına alıp, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elinin tersiyle iteceğini belirterek; “Bu dava sadece Ak Parti’nin değil dünyadaki mazlumların davasıdır. Bir gün ihanet edersem yüzüme tükürün” ifadelerini kullanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a son nefesine kadar vefa ile bağlı kalacağına ve onurunu koruyacağına da söz vermişti.

Gelecek Partisi’ni kurduğu ilk zamanlar; “Tek başına iktidar olmanın bütün gereklerini yaparak seçime gireceğiz. Şu veya bu partiye, ittifaka eklemlenmek için gelmedik biz” diyerek iddialı girdiği siyasi arenada %1 bile alamacağını görünce dümeni eski hasımlarına doğru kırdı. Kerametin kendinde olmadığını anlaması için 2 yıl yetti.

Sayın Davutoğlu’nun Akşener ve Kılıçdaroğlu ile aynı masada oturması dün savunduğu, bugün yıkmaya çalıştığı Başkanlık Sistemi’ne borçlu olduğunu belirteyim. Yani keramet kendinde değil…

Millet ittifakı içindeki parti sıralaması mevzusuna gelince, en kısa sürede tek ayak üzerinde en çok kim yalan söylüyor, en iyi kim ray değiştiriyor, milleti en çok kim enayi yerine koyuyor gibi kriterler uygulanırsa bence daha adil bir sıralama olur…

Kalın sağlıcakla…

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.