Balıkesir Merhaba Gazetesi

İLK CÜMLESİYLE BİLE OKUYUCUDA MERAK UYANDIRAN EFSANE KİTAPLAR

İLK CÜMLESİYLE BİLE OKUYUCUDA MERAK UYANDIRAN EFSANE KİTAPLAR

 

Teknoloji gelişti. Her şeye erişim kolaylaştı. Eskiden okuyacak kitap bulamadığı için kendini geliştiremediğini düşünen bir nesil gitti. Yerine her şeye çok kolay ulaşan ama ulaşabilme imkanı olsa da merak etmeyen ve çok çabuk tüketen bir nesil geldi. Eskiden hobilerimiz sorulduğunda birçoğumuzun verdiği cevap bile aynıydı. Hatırlarsınız: Kitap okumak, film izlemek ve spor yapmak. Şimdi sorsalar ne diyeceğiz ki? Aynı cevabı hatta sıralamasını bile değiştirmeden söyleyeceğiz. Belki alışkanlık, belki de “bütün günümü telefonda geçiriyorum, sosyal medyadaki haberlere ya da komik videolara bakıyorum” diyemediğimiz için.

Teknoloji gelişti. Her şeye erişim kolaylaştı. Eskiden okuyacak kitap bulamadığı için kendini geliştiremediğini düşünen bir nesil gitti. Yerine her şeye çok kolay ulaşan ama ulaşabilme imkanı olsa da merak etmeyen ve çok çabuk tüketen bir nesil geldi.Hala kitap aldığında ilk yaptığınız şey kitap kokusunu içinize çekmekse, size ilk cümlelerinde bile okuyacağınız kitabın ne kadar güzel olacağına dair ipucu veren kitapları sizler için derledik.

Yabancı – Albert Camus

Annem bugün ölmüş, belki de dün. Tam hatırlamıyorum.

Çavdar Tarlasında Çocuklar – J.D. Salinger

Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden önce, ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum. Sonra, onlarla ilgili en ufak bir söz etsem, bizimkilere inmeler iner.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört – George Orwell

Pırıl pırıl, soğuk bir nisan günüydü; saatler on üçü vuruyordu. Dondurucu rüzgardan korunmak için çenesini göğsüne gömmüş olan Winston Smith, bir toz burgacının da kendisiyle birlikte içeri dalmasını önleyecek kadar hızlı olmasa da, Zafer Konutları’nın cam kapılarından çabucak içeri süzüldü.

Oğullar ve rencide ruhlar – Alper Canıgüz

Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.

 

Üç Anadolu Efsanesi – Yaşar Kemal

Hey kardeşler, hey dostlar, yolda belde, tavlada tarlada, kırda ovada durup da bizi dinleyenler, okuyanlar, dünyanın kaç bucak olduğunu soranlar, bilenler, hey yedi iklim dört bucağı gezenler, size bir destanımız var. İnsanoğlu şu dünyada neyi arar, arasa arasa dostluğu kardeşliği arar, sözü çok uzatmak neye yarar… Biz başlayalım Köroğlu’nun hikâyelerini anlatmaya birer birer.

İki Şehrin Hikayesi – Charles Dickens

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu. Hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana – sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece “daha” sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.

Düşerken – Nick Hornby

Neden kendimi bir gökdelenin tepesinden atmak istediğimi açıklayabilir miyim? Neden kendimi bir gökdelenin tepesinden atmak istediğimi tabii ki açıklayabilirim.

Bir Dinazorun Anıları – Mina Urgan

Küçük mutluluklar denilen şeyleri doğru dürüst değerlendirmesini bilirseniz, bunların aslında büyük, hem de çok büyük mutluluklar olduğunu anlarsınız.

 

Suskunlar – İhsan Oktay Anar

Muhteşem Neyzen Bâtın Hazretleri’nin (saadetleri dâim olsun) Konstantiniye’de bulun­duğu zamanlarda, yani Sultan Ahmed-i Sâni Han Efendimizin devri saltanatından sonraki senelerden birinde, Şaban ayının on dördüncü gecesi Yenikapı’nın dar ve ıssız sokaklarında kol gezen o ihtiyar bekçi, gökyüzünde ansızın kapkara bulutlar peydâ olur olmaz hiç şaşırmamıştı.

Franz Kafka – Dönüşüm

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.

Chuck Palahniuk – Tıkanma

Eğer bunu okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Birkaç sayfa okuduktan sonra, burada olmak istemeyeceksiniz. Bu yüzden unutun gitsin. Gidin buradan. Hala tek parçayken hemen kaçın.

Mihail Bulgakov – Köpek Kalbi

Bana bakın, ölüyorum. Eşikte, fırtınanın kopardığı canhıraş çığlıklara bir de benim feryadım karışıyor. Her şey bitti sonum geldi benim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.