Balıkesir Merhaba Gazetesi

İNSANLIK VE İNSAN HAKLARI BU MU?

İNSANLIK VE İNSAN HAKLARI BU MU?
17 Aralık 2014 - 0:07

Genel

Bir haftadan beri Antalya’da toplanan ve Türkiye’nin çok ehemmiyet verdiği 19. Milli Eğitim Şurasındaki görüşmelere odaklandık. Görüşmeler Türkiye’nin geleceğinde çok etkili olacağını gördüğümüz ve bildiğimiz için, hep eğitimle ilgili yazılar yazdık. Zamanı ve yeri geldiğinde daha da yazmaya devam edeceğiz inşallah. Çünkü bu eğitim şurasında alınan kararlar, Milli Eğitimde bir dönüm noktası olarak tarihe geçecek.

Sayın okuyucularım; On Aralık Avrupa İnsan Hakları Günü ve bu haftada insan hakları haftası. DARVİN’İN nesli, MAYMUNLARIN torunları tarafından, insan hakları ile ilgili, birçok sapık kararlar alınacak. Kararlar, dedeleri Maymunların anatomik yapısına da uygun olacak tabi. Yani maymunca düşünecekler. Bu kurul, AVANGALİST VE MATERYALİST bir baskı altında toplanacaktır.

Büyük başkan, MEŞRİKİ AZAMIN denetiminde, MASONLARIN emrinde, kulüplerinin lüks salonlarında, toplanacaklar ve güya dünya insanlığının huzuru için kararlar alacaklar. Her kavramı maddiyatta gören ve güçlerin en üstünü PARADIR diyen bir anlayış huzur getirebilir mi? KAPİTAL, maddeci zihniyette, mutluluk, huzur, bilim falan fasaryadır, göstermelik olgulardır. PARA GÜCÜNE ulaşmak için katliam da dâhil her yöntem serbesttir onlarda. MADDE yani para her olaya hâkimdir. Maymunların bir cevizi her şey sanıp, daldan dala atlayarak, biri birlerini yedikleri gibi, maymun ırkından geldiklerini söyleyen torunlarındaki anlayışta öyle olacak tabi. Madde için, ülkeden ülkeye atlayarak, kavga, katliam, yakıp yıkma serbest diye kararlar çıkacak. İnancımız gereği, bizde diyoruz ki:

HAYIRRR… Her olaya hâkim olan, tek ALLAHTIR. Para, gereklidir, amma beşeriyetteki her olaya ve varlığa hâkim değildir. Para madde ve araçtır. Esas olan ALLAHIN yarattığı canlılardır. İşte, maddeye tapan kişilerle ve YAHUDİ zihniyeti ile kavgamız bu. Mücadelemiz çırpınmamız ve AVAZ AVAZ bağırmamız bundandır. Aramızdaki fark ve görüş ayrılığı burada yatmaktadır. Avrupaİnsan Hakları Kurulu’nda alınacak kararların çoğu madde üzerinde olacak. Özerklikmiş, hürriyetlermiş, hak ve hukuklarmış. İnsan mutluluğuymuş.

Geç efendim bunları geççç.

Çok dinledik bu yalanları. Peki. Dünyayı kan gölüne çeviren kim?

Niye hiçbir Hıristiyan ülkesinde veya Yahudilerin yaşadığı İsrail’de oluk oluk kan akmıyor da, cayır cayır yanan hep İslam ülkeleri oluyor? Çünkü onların inancında MADDEYE ulaşmak için, canlıları katletmeye kadar her olay uygundur. Bizim inancımızda da, önce canlı, sonra maddeye değer verilir. Mısırdaki, Suriye’deki, Irak’taki, tutumlarını gördük. Kırım ve Afrika ülkeleri hakkındaki tutumlarını ve uygulamalarını göreceğiz. Çatışma olan Müslüman ülkelerdeki soykırım ve tecavüzler, gündeme bile gelmeyecek. Bombalanan camiler ve o camilerdeki namaz kılan insanlara sıkılan KOVBOY kurşunları, Gazze’deki, mısırdaki, Suriye’deki, katliamlar “ES” geçilecek. Bu ne biçim anlayış? Bu ne biçim kin? Bu ne biçim intikam? Bu ne biçim insanlık? Bu ne biçim hukuk anlayışı? Bu ne biçim zalimce icraat? Kazıklı voyvoda ve firavunlar devrinde bile böyle uygulamalar yok. Mescidi Aksanın altının oyulması ve yıkılmak istenmesi de akıllara bile gelmeyecek.

İslamiyet’in, ilk kıblesi olan Kudüs’ün, Yahudileştirilmesi de hiç görüşülmeyecek.

Filistin’deki, sapan taşına kurşun sıkan, İsrail askerlerinden de söz edilmeyecek

Niye?

Çünkü “soykırım”lara, “katliam”lara, “işkence”lere, “vatanından atılanlara” maruz kalan hep “Müslüman”lar ve TÜRKLERDİRDE, ondan. Hukuk bunun neresinde? Ahlak, medeniyet ve insanlık bumu? Peki, böyle bir Avrupa birliği ve birleşmiş milletler, hangi insan haklarından, hangi insanlıktan bahsediyor? Avrupa İnsan Hakları Kurulu’nun alacağı kararlarla, güya dünyaya hak, hukuk, adalet, özgürlük ve insanlık öğretecekler. Irağa, Filistin’e, Mısıra, Suriye’ye, Karabağa, getirdikleri özgürlük ve mutluluğu hep beraber gördük. Özgürlük, hak, adalet götürüyoruz diye, Irağı, Gazze’yi, Mısırı, Suriye’yi, cayır, cayır yakmadılar mı?

Vahhh, zavallıcıklar vahhh. Ah, ALLAHI hiç hesaba katmayan ZALİMLER ahhh… Noel baba oyuncakçıları. Karnaval dansçıları. Kalleş CONİ oyunbazları. Sonunuz geldi sanırım.

Bunlar, ya söylediklerinin tam tersini yaparlar veya yaptıklarının tam tersini söylerler.

Böyle sahtekâr ve hilekârdır bunlar. Eğer Müslüman’san, sana yaşama hakkı yok.

Dünyadaki kan gölüne bir bakın. Nerede “kan” “katliam” işkence” varsa, orası Müslümanların yaşadığı coğrafyadır. Dünyada gerçekleşen bu kadar katliam karşısında: Birleşmiş milletlerden ve AB’DEN’ “ÇIT” yok. Avrupa İnsan Hakları kuruluşundan “TIK” yok. Demokrasinin beşiğiyim diyen İngilizlerden de “MIK” yok.

İnsanlık ve insan hakları bu mu?

Medeniyet ve medenilik bumu?

Özgürlük ve çağdaşlık bumu?

Bilim ve ilericilik bumu?

Ahlak ve adap bumu?

Hak, hukuk, adalet ve demokrasi bumu?

Çıbanın başı kimdir? Niçin araştırılmaz. İnsan hakları denilen kuruluş, bunları niçin sormaz? İŞİDİ kim çıkardı? Niçin açıklanmaz? Dünyada, yara kanatan, İsrail’dir. Başka adres aramaya hiççç, lüzum yok. O halde ne yapmamız lazım diye kendi kendimizi muhakkak sorgulamalıyız. Hedefimizdeki tek ilke, Particiliği, türbancılığı, aydıncılığı, çıkar hesaplarını, bir yerde bırakıp, bunlarla ve bu anlayışların ülkemizdeki uzantılarıyla beraberce mücadele etmek. Osmanlı ruhu geri geldikçe haçlı neferleri çıldırıyor. Daha da çıldıracaklar. Fıttıracaklar. Kan beyinlerine vuracak. Kıyamet kilisesi içindeki papaz kavgaları her gün biraz daha artacak. Amerika’daki kargaşalar çoğalacak. MESCİDİ AKSA hür oluncaya,MUALLA TAŞINI kucaklayan KUBBETÜ’S SAHRA cami, tamir oluncaya, EL- HALİL’deki HALİL İBRAHİM camisinden ezan sesleri yükselinceye kadar bu mücadele durmayacak. Zalimler yıkılacak. Çünkü zalimler, zulümlerinin karşılığını görmeden ölmezzz.

Mazlumlar huzuru yakalayacak. Tarihin akışı ters döndü. Ömrü olanlar bunları görecek ve Kudüs’te ibadet yapacak. Yeter ki bizler kararlı duralım ve zalimlerden uzak kalalım.

Eskiler ne demişler? “Sarı öküzün yanında duran, ya huyundan kapar, ya tüyünden.”

AB’DEN, ABD’DEN, İSRAİL’DEN, altın buzağı görünümlü SAMİRİ anlayışından, Darvin felsefesini savunanlardan, özgürlük şemsiyesi altında her türlü rezilliği işleyenlerden, İnsan Hakları gibi, maymun nesliyiz diyen, kuruluşlardan uzak kalalım. Uzak duralım ki:

Ahlaksızlık, sahtekârlık, haksızlık, hukuksuzluk ve inançsızlık bulaşmasın. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.