Balıkesir Merhaba Gazetesi

İŞKENCENİN ADI KÜLTÜR SANAT

İŞKENCENİN ADI KÜLTÜR SANAT
03 Aralık 2014 - 0:01

Genel

Biliyorsunuz geçtiğimiz ay Balıkesir Avrasya Sirki’ni misafir etti şehrimizde… Ben sirkleri çok severim. Hayatım boyunca birçok sirke gittim.Mesleğim icabı izlemeye çalışıyorum ama ayrı bir keyif de alıyorum sirk gösterilerinden. Memleketime de gelmiş hiç kaçırırmıyım? Aldım biletimi bir pazar akşamı,girdim içeriye oturdum yerime ve izlemeye başladım meşhur Avrasya Sirkini. Adı üzerinde sirk hayatı renkli rengarenk eğlenceli bir hayat olmalı..Hep özenmişimdir zaten… Daha başlangıçta bir hayal kırıklığı yaşamadım değil… Sirk sanatçılarını takdim ettiler hepsi sahneye çıktı özensiz ve mat kıyafetleriyle….

Ama olsun kendimi öyle bir hazırladım ki eğleneceğim diye moral bozmadan izlemeye devam ettim. Akrobatların harika gösterileri başladı çok keyifliydi.. Sonra sihirbaz çıktı, arkasından ip cambazları güzel gösteriler sundular.

Salıncaktaki kadın görülmeye değerdi.Ara ara giren palyaçoların yaptığı animasyonlar seyircileri eğlendirdi. Kısacası kostümlerin dışında herşey çok güzel gidiyordu. Kostümlere de özenseler çok keyifli bir sirk izledim diyecektim ki final gösterilerine geldik. Gösterinin toplam süresi bir saat ve son 10 dakikadayız. Bir gerilim müziği çaldı önce, arkasından iki tane iri yarı adam kolları havada elerinde heryeri bağlanmış bir timsah getirdiler sahneye… Bütün seyirciler sahnenin etrafında toplandı;ellerinde telefonlar,kameraya alıyorlar,fotoğraf çektiriyorlar… Timsahı sahnede dolaştırıp yere bıraktılar. Timsahın heryeri bantlarla,iplerle bağlanmış. Yazık hayvan hareket dahi edemiyor. Belli ki canı çok yanıyor. İki adam ellerini yana açarak alkış istiyor seyircilerden. Sirke gelenler alkışlıyor…

Bir yandan kamera flaşları coşku tavan yaptı. Hayvancağız da acıdan can çekişiyor ama kimsenin umurunda değil. Hayvan çok çırpınınca adamlarda utandıkların dan mı yoksa rezil olmak korkusundan mı apar topar içeri götürdüler timsahı… Aman dedim iyi ki bitti…Bir nefes alayım derken bu sefer kocaman bir sandık geldi ortaya… İçinden de kocaman bir piton yılanı çıkardılar.

Bizim insanımız yine bir coşkuya kapıldı.Alkışlar havada uçuşuyor,ilgi muhteşem… Adam yılanı kaldırıyor bedenine sarıyor bir otarafa kaldırıyor bir bu tarafa kaldırıyor hayvancağız ne olduğunu anlamıyor ama belli ki kurtulmaya çalışıyor.Sadece arada dilini dışarı çıkartıp tısssss yapıyor.Ah bir konuşabilse neler diyecek kim bilir? Pitonun orada bulunmaktan keyifli olmadığı her haliyle belli. Ama yine de zarar vermiyor kimseye!.. Hayvan işte… Yoksa sıkıverse adamın butun kemiklerini kırar anında. Ama durup dururken zarar verme özelliği,şiddet sadece insanlara mahsus.. Neyse efendim adam pitonu omuzlarında kaldırıp seyirciden alkışı alıyor ve gösteriyi tamamlıyor.

Dostlar gösteri dedim farkında mısınız? Siz burada bir gösteri gördünüz mü? Ben hayvanlara işkence ve eziyet gördüm yalnızca… Sirkte ki bütün seyirciler bu gösteriyi gördü ve alkışladı ama ben nedense ne alkış yapabildim ne de keyifle ortada bir gösteri izleyebildim…İçim cız etti…

Hayvanların yeri sirkler değil!.. Onların yeri doğa; ağaçlar,ormanlar… Bu dünya sadece bize ait değil.. Kafeslerin arkasında yaşayan hayvanların ne hissettiğini anlamak için bir an olsun kendinizi kafeslerin arkasına koyun… Sizin heryerinizi bağlayıp omuzlara kaldırsalar renkli ışıkların altında  gösterseler hoşunuza gider mi? Güzel memleketimin dost canlısı misafirperver insanları şiddetin her türlüsüne karşı çıkan duyarlı Balıkesirliler, hayvanların üzerinden bu tarz gösteriler yapanlara izin vermeyin…

Şiddet ve işkence insanda da aynı hayvanda da aynı… Hayvanlarla dolu olan sirklere gitmeyin.. Bunun adı benim gözümde ne sanattır ne de kültür. Böyle kültür olmaz olsun… Dostlar bu arada bir dipnot sirke gelen izleyicilerin yüzde olarak çoğunluğu yetişkindi çocuklar azınlıktaydı. Ve çocuklarımız hayvanlara işkence sahnelerinde daha duyarlıydılar ebeveynlerine göre… O gösterileri korkulu gözlerle bakarak izleyemediler bile… Bizi böyle gösteriler izlemeye yönlendiren aracı olan kurumlara biraz daha dikkatli olmalarını öneririm… Topluma verdiğiniz mesaj önemli bu anlamda etkinlik yapıyorsanız içeriğini daha iyi inceleyin…

Biz Balıkesir’de kültür ve sanat anlamında sirkte hayvanlara işkence yapılmasını izlerken bakalım ülkemde ne gibi gelişmeler oluyor…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “Yeşil Ekran Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışması” düzenlemiş.Büyük ödülün 30 bin lira olduğu yarışmada dereceye giren öğrencilere toplam 100 bin TL ödül dağıtılacakmış. Bence üniversite öğrencilerini sanata teşvik etmek adına atılmış çok güzel bir adım.Çünkü üniversite gençliğimiz sanattan giderek uzaklaşıyor. Bakanlık ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı (TÜÇEV)’in, çevre farkındalığını artıracak bu projesinde , ana konu tabiki çevre olacakmış. 15 Kasım’da başlayan ve tüm üniversitelerin katılabileceği yarışmada, öğrenciler en az 4 kişilik gruplar oluşturacak ve jüri değerlendirmesinin ardından yarışmanın kazananı 1 Mart 2015 tarihinde İstanbul’da düzenlenecek törende belli olacakmış.Yarışmaya başvurmak için,öğrenciler, www.yesilekrankisafilm.com web sayfasından ön kayıt yaptıktan sonra hazırlamış oldukları süresi 6 dakikayı geçmeyecek kısa filmleri 4 kopya DVD ve özgeçmişleri ile birlikte TÜÇEV’e 15 Şubat 2015’e kadar kargo ile gönderebilecekler.

Daha detaylı bilgi almak istiyorsanız bir zahmet web sitesine girin ve detayları okuyun.Herşeyi devletten beklemeyin J Umarım bu yarışmaya Balıkesirimizi temsilen de öğrencilerimiz üniversitemizden katılım gösterirler. Duyduk duymadık demeyin gençler… Hemen bir 4 kişilik grup oluşturun ve başlayın filmlerinizi çekmeye şansınız bol olsun….

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.