Balıkesir Merhaba Gazetesi

İSTANBUL’UN İLK BELEDİYE BAŞKANI HIZIR BEY

İSTANBUL’UN İLK BELEDİYE BAŞKANI HIZIR BEY
İdris Yavuz
İdris Yavuz( idrisyavuz@gazetemerhaba.com )
11 Kasım 2020 - 7:37

Fatih İstanbul’a Âlim, liyakatli, adaletli bir Belediye başkanı bulunmasını isteyince, kendisine, “bu tarife Hızır bey uygundur” dediler.

 

Hızır Bey hem zeki hem de güçlü bir hafızaya sahipti. Tamda Fatih’in aradığı insandı. Onu olumlu buldu ve İstanbul’a hem kadı, hem de Şehremini ( Belediye başkanı) atadı. Hızır Beyle sık sık bir araya gelir, onunla istişare eder görüşlerine itibar ederdi.

Hızır Bey bir gün kapısının önünde dolaşan tedirgin birisini görür ve ansızın kapıyı açar “Buyurun!” der. Adamcağız mahcup bir durumda içeri girer. Kılık kıyafetine bakılırsa Hıristiyan biridir. Adamcağızın eli kolu heyecandan titremektedir. Hızır Bey sorar:

-Eline ne oldu?

-Kırdırdılar efendim.

-Kim kırdırdı?

-Sultanımız!

-Suçun ney idi?

-Ben bir mimarım. Sultanımıza kubbeleri Ayasofya’dan geniş ve yüksek cami yapacağıma dair söz verdim ama…

 

Hızır Bey gerisini dinlemez. Sultanı  huzuruna davet eder. Mimar şaşırır. Davet edilen üç kıtaya hükmeden bir hükümdardır.

Çok geçmez Fatih adamlarıyla birlikte gelirler. Hızır Bey’in çehresi gergindir, devlet erkânını eşikte durdurur. Hızır Bey vakur bir sesle “ Sultanım oturmayın! Mademki hasmınız ayakta, sen de ayakta durmalısın!” der.

Konuyu önce ondan dinler. Fatih haklıdır. Padişah; “Olacak şey mi? Bu adam sırf taassubuna yenildiği için inşaatımızı baltaladı. Bin bir zorluk ve masrafla, Mısır’dan getirttiğimiz sütunları budadı ve Ayasofya’dan daha geniş ve yüksek bir kubbe nasip olmadı bize. Hâlbuki anlaşmamıza göre…”

Hızır Bey; “ Sultanım İnşaat ayrı bir dava konusudur. Şimdi söyleyin! Siz Murat oğlu Mehmet, bu zimmînin elini kırdırdınız mı, kırdırmadın mı?

 

Sultan; “Ben bu adamın elin kırılsın! dedim, adamlarım “eli kırılsın!” anlamışlar.

-Bu elin vebali kimedir? Şimdi sana kısas lâzım. Bileğini kırdırsam gerek.

 

Padişah gayri ihtiyari eline bakar, kararlı bir ifadeyle fısıldar “Buna hazırım!”

 

Mimar şaşkındır. Hemen müdahale eder ve. “Sakın ha!” diye bağırarak Fatih’in önüne geçer; “Ben davamdan vazgeçtim! Der.  Fatih de altında kalmaz, ona ömrü boyu yetecek kadar dünyalık verir. Netice tatlıya bağlanır.

 

Sultan Fatih, Hızır Bey’e özellikle teşekkür eder ve Hızır Bey’e; “Adaletine hayran kaldım!” der. Sonra kaftanının altındaki kılıcı gösterir ve “Eğer bana farklı muamele yapaydın, seni kılıcımla biçerdim!” der.

 

Genç Sultan Hızır Beyin ilim ve hâl ehli olduğunu bilmektedir. Mimar da; “Vallahi kırılan koluma seviniyorum, bana yolumu gösterdi!” der ve O anda Kelime-i Şahadet getirir ve Müslümanlığı seçer,.

 

Bir çağın kapanması ve yeni bir çağın açılmasına vesile olan, üç kıtaya hükmeden, Fatih’i Fatih yapan şey, adalet ve liyakate bu denli önem vermesi olmuştur..

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.