Balıkesir Merhaba Gazetesi

Kadın yoksa Bir lokma eksik

Kadın yoksa Bir lokma eksik
09 Mart 2015 - 0:04

Genel

Eğitim Bir Sen Balıkesir şube Başkanı Mehmet Çabuk 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayınladığı mesajda ‘Kadınların Katılmadığı Bir Mücadele de Yutulan Lokma da Eksiktir’ dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işin karşılığı olan ücreti alabilmek ve doğum izni talepleriyle başlattıkları mücadele mirasının yıldönümüdür. Sağlıklı bir toplumsal yapılanma, güven veren insani ilişkiler, insanın insanın kurdu değil; yurdu olduğu huzurlu bir toplum için kadınlar hayatın her alanında aktif rol almalı, kendi tabiatları, yaratılıştan getirdikleri hasletleri doğrultusunda yönetimin de, üretimin de, eğitimin de, örgütlenmenin de içinde yer almalıdır. Kadınsız verilen bir kavganın da kadınsız yutulan bir lokmanın da eksik olduğu bilinmelidir.

Kadına sadece aile içinde rol biçmek, kabiliyetlerinden toplumu mahrum etmek, çalışma hayatında sadece tek taraflı alan açmak onun şefkat ve kuşatıcılığından bireyleri mahrum etmektir. Değerleriyle barışık, geçmişiyle bağını koparmamış, aynı zamanda ileri medeniyet düzeyini yakalamış bir toplumun inşası için kadınlar mutlaka toplumsal ve kamusal alanda varlık göstermelidir. Bu konuda kadınları, ayakta sağlam durabilmesi, aile ve iş hayatı arasında parçalanmış görevlerini eksiksiz yerine getirebilmesi için uygun çalışma ve yaşam şartları oluşturulmalı, bu konuda kadınlar teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, kadınların sorunlarına odaklanma açısından bir fırsat olarak görürken, kadınları ve sorunlarını adeta bir güne hapseden anlayışı da sağlıklı bulmadığımızı ifade ediyor; başta kadın çalışanlar olmak üzere bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, sorunlarının çözümüne vesile olması temennisiyle kutluyoruz.

EĞİTİM BİR SEN TALEPLERİNİ ŞÖYLE SIRALADI

– Kadınlar medyanın ve ekonominin vitrin malzemesi olarak kullanılmamalıdır.

– Bütün kadınlar eğitim ve çalışma hayatına özgür ve özgün halleriyle katılabilmelidir.

– Kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda yerini almalarına yönelik hak uygulamaya dönüşmeli, yasal pürüzler ortadan kaldırılmalıdır.

– Kadınların çalışma ve sosyal hayatta önlerine konulan bariyerler kaldırılmalıdır.

– Kadınların inanç hürriyetlerinden gelen doğal hakları ve yaşam biçimleri anayasal düzenleme yapılarak güvence altına alınmalıdır.

-Şiddet gören kadınların korunmasına yönelik atılan adımlar caydırıcı ve toplum vicdanını rahatlatıcı düzeyde olmalı, yenileriyle güçlendirilmeli, can emniyeti sağlanmalıdır.

– Televizyonlarda çocuk, kadın ve aileyi hedef alan programların genel ahlak ve toplum yapısını zedeleyici özellikleri sebebiyle yozlaşma son sürat devam etmektedir. RTÜK ve Başbakanlık Kadının Statüsü ve Genel Müdürlüğü görevini yapmalıdır. Başta kadınlar bu seviyesiz programların malzemesi olmaktan kurtulmalı, kadın örgütleri bu tahrip edici programların yayınlanmaması için inisiyatif geliştirmelidir.

-Ders kitapları dahil, bütün materyallerde insanlara empoze edilmeye çalışılan toplumun bütününü temsil etmeyen kadın rol modellerin ayrımcılığı körükleyen unsurlar olduğu bilinciyle hareket edilmelidir.

– Topluma rol-model olarak sunulan modern kadın tipine karşılık, kendi değerleriyle beslenmiş, inanç- bilgi ve kültürle donanmış kadın tipinin örnek olarak kendini ifade edebilmesi için kadınları desteklenmelidir.   HABER MERKEZİ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.