Balıkesir Merhaba Gazetesi

KAHVE KÜLTÜRÜ

KAHVE KÜLTÜRÜ
05 Kasım 2014 - 0:15

Genel

Toplumların başarıları kültürleri ile ölçülür. Kültür değişik mesleklerdeki başarının anahtarıdır. Osmanlı, insana değer veren kültürü ile yedi asır ayakta kaldı. Batıdaki diğer toplumlara, canlıyı sevme ve hizmet etme duygularını o aşıladı. Ayni şekilde sanata, tıbba, ilme, bilime ve öz benliğindeki değerlere önem verdiğinden, canlıya hizmet etme, yaratanı sevme duygularını, bağrında besleyip büyüttü. Mimar Sinan sanatta koca bir dev oldu. İbn-i Sina ilk hasta tedavi merkezini kurdu. Mevlana, insanlığa manevi âlemi tanıttı. Vb.

Otuz yıl öğretmenlik yaptığım ilçemiz İvrindi’de her kültürde değişik gelişmeler yapmayı azda olsa sağladık. Kahve kültüründe hiçbir değişim sağlayamadığımız gibi daha da yozlaşmalar başladı. Eski yıllardaki kahve kültüründe bir saygı ve sevgi vardı. Yaşlılar ve deneyimli kişiler konuşur, diğerleri dinlerdi. Küçükler, büyüklere yer gösterir, saygı ve sevgi gönülden gelirdi. Şimdi bakıyorum da herkes bir ağızdan bir şeyler konuşuyor ve kahvenin içi Bremen mızıkacılarının çıkardığı sesler gibi gürültüden durulmuyor. Hele hele küfürü kendine besmele yapan bazı terbiyesizlerin, konuşmaya küfürle başlaması sinirleri geriyor. Konuşmalarımız, davranışlarımız EDEP ve ADABA uygun olsun sevgili dostlarım.

Ülkemizde yaklaşık 957 ilçe var. Çoğunu gidip gördüm. İlçemiz gibi geri kalmış bir şehir ne Hakkâri’de, ne Kars’ta, ne de Tunceli’de var. (Niçin böyle kaldığını ayrı bir yazı ile anlatmaya çalışacağım.) Gördüğüm bütün ilçelerin merkezi yerlerinde ve ana caddelerinde, bankalar, ışıklarla süslenmiş iş yerleri, gösterişli vitrinleri olan mağazalar sıralanmış. Üzülerek söyleyeyim ki ilçemizde de, ana caddelere ve merkezi yerlere kahveler sıralanmış. Sadece Atatürk meydanında On Bir adet olmak üzere toplam 32 tane kahve var. Kahve önlerine sıralanarak oturan kişiler sanki trafik ve sayım memuru. Gelip geçen insanları ve arabalarımı sayıyorlar bilmem. Baykuş gibi uyuklayarak miskince dedi kodu yapanlarda ayrı bir hengâme. Yoldan geçen arabalar ve yayalarda memnun değil, oturanlarda ve hatta kahve işleticilerde. Rahatlık ve memnuniyet vermeyen bu davranışlar neden yapılıyor anlamak mümkün değil. Hele birde kasabamızın en geniş meydanına sandalyeler daire çevrilerek onarlı, on beşerli halkalar halinde oturulmuyor mu, çileden çıkarıyor insanı. Kahkahalar, nara şeklindeki densiz laflar, hiç medeni topluma yakışmıyor. Birde topluma iyi davranış kazandırmakla görevli kişilerin bunu yapması, kötü örnek teşkil ediyor. Ayıp, çok ayıp sevgili dostlarım. Biraz konuşmalara, davranışlara ve şakalaşmalara dikkat edelim. O kahve içinde ve kaldırımlardaki sandalye ve masaların düzeni ile temizliğini işleticilerin insafına bırakıyorum. Esnafın kaldırımları işgal etmesi de ayrı bir dert.

Deveye “boynun niçin eğri” diye sormuşlar, oda “nerem doğru ki” diye cevap vermiş. Kahve kültüründeki bu umursamazlık ve aymazlık, birçok oluşumda mevcut. Daha önceki yazılarımda çok yazdım. Yine yazalım. Medeni toplumlarda, hoşgörü kültürü, siyaset kültürü, temizlik kültürü, konuşma ve hitabet kültürü, sanat kültürü, ticaret kültürü, aile kültürü, canlılara haz verecek şekilde gelişip büyümüştür. Sevecen İvrindili hemşerilerimin kahve kültürlerine biraz daha ehemmiyet vermeleri, insan olmanın gereklerindendir. Kahve önü sohbetleri, kaldırım işgalleri, meydan söyleşileri biraz daha EDEP ve ADABA uygun olsun sevgili dostlarım. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.