Balıkesir Merhaba Gazetesi

Karar verin komutan kim?

Karar verin komutan kim?
14 Ekim 2014 - 0:12

Genel

01

 

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Ahmet Keser, Balıkesir’de dernek üyeleriyle buluştu. Ziyareti sırasında MERHABA’ya özel açıklamalarda bulunan Keser, gündeme dair konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

SİYASET ‘SELAMI BANA ÇAK’ DİYOR

1 milyon 800 bin Suriyeliyi biz burada iskan etmişiz. Yediriyor, içiriyoruz. Büyük devletin her şeylerini karşılarız diyoruz savaşa hazırlık yaparken kaç trilyonluk bir savaşın altından kalkarız diyor, ekonomimiz bunu da kaldırır diyoruz. Astsubayın cebine 200-300 lirayı veremeyecek kadar aciz mi bu ülke? Bu hükümetler, siyasiler ‘Benim yanıma gelsin, selamı ben alayım selamı bana çaksın’ diyor.

SELAM KOMUTANDAN SİYASETÇİYE DÖNDÜ

Artık astsubaylar emeklilerden oluşmuyor. Çalışan astsubayı siyasi partilerin genel merkezinde oturmaya alıştırır, TBMM tabelasının altına girmeye alıştırırsanız bunun sonucunda da siyasetçi ile bir noktada buluşup siyasetçi tarafından bu insanların cebine varsayalım ki 300 lira koyarsanız artık o selam, komutandan siyasetçiye döner. Siyasetin istediği de bu.

SİYASETTEN UZAK TUTMAYA ÇALIŞTIK

“Son 3 yılda Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyasetin içine çekilmemesi için olağan üstü gayret sarf ettik” diyen Genel Başkan Keser, “Her şeye rağmen ordunun içine siyaseti sokmamaya çalıştık. Meslektaşlarımda bana Genel Kurmaya mı hep bu konuyla ilgili sataşıyor, çatıyorsun siyasetçilerin bunda hiç mi payı yok diye serzenişler geldi.Bu konuyu size açmak istiyorum” ifadelerini kullandı. Keser “Türk askerinin kıblesi komutanıdır selam verir, ondan emir alır. Severiz sevmeyiz bu ordunun birliği,bütünlüğü ve düzeni için bu sistematik şarttır. Komutan gider makama verilen selam anlayışı ve makama itaat kalır.Siz komutandan komutana verilen bu selamı siyasetçi ile görüştürürseniz bu ülke Libya, Mısır, Irak, Suriye olur” diyerek komutana verilen saygının komutandan alınmasının ordunun, ülkenin birlik ve bütünlüğü bozduğu mesajını verdi.

Keser Başkomutanlık ve askeri öğrencilerin yetişme tarzıyla ilgili yaptığı değerlendirmelerde ise şunları söyledi:

BAŞKOMUTAN KARGAŞASI

Siyaset öyle bir çalışır ve algı yönetir ki Diyarbakır’da kışlada bayrak indirilir başkomutan Necdet Özel paşadır herkes ona vurur ama 30 Ağustos’ta resepsiyon verilir Başkomutan Cumhurbaşkanı olur. Bayrak indirildiğinde hangi başkomutana vurup eleştireceğiz, bunu tartışalım mı? Bayrak indirildiğinde birine, resepsiyonda birine dönersen o zaman akla şu gelir, biz hortlanmışız. Bu hortlanmadan çıkmak lazım.

‘VURAMIYORSAN BEN SENİ 12’DEN VURURUM

Meslek hayatımıza başlarken yüzünde tüy bitmemiş çocuklar olarak aldılar bizi okullara koydular. Dediler ki bundan sonra askersin askerin görevi öldürmek. Daha yaşamanın hazzını hissedemeyen çocuklara öldürmeyi öğrettik. ‘Bak hedef çiziyorum dairelerle de hedefi çiziyorum bu 11-12’ dedik. ‘Buradan vuracağız. Çocuk yaşamaya nefes almaya kimliğini bulmaya çalışıyor. O çocuklar 13 yaşındaki kendi çocuklarımız. Kıyabilir misiniz? Boyu kadar silahlarla onlara hedefi gösteriyoruz. Hedef kim? Onu da biz koyuyoruz. Hedef bazen Yunan olur bazen Türkiye olur. Hedefin kim olduğu önemli değil. Önemli olan hedefi 12 den vurmak. ‘Vuramıyorsan ben seni 12’den vururum. Haftasonu da dışarıya göndermem’ diyoruz o çocuklarımıza. İnsan vurmayı profesyonel bir gereklilik olarak gösteriyoruz çocuklarımıza. Görevini yerine getirmeyenlerin önce özgürlüğü kısıtlanır ardından göreve çıkarsan özgürlük kısıtlamaların devam eder. Bilinç altına kazınanlar bunlar.  Biz de eğitim alırken bunları yaşadık. Korkudan elimiz titrerdi. Ama adam oradan bağırıyor ‘Vur’ diyor göğsünden bağırıyor. Vurdun mu ‘Aferin’ vuramadın mı  ‘Senden erkek mi olur? diyerek çiğniyor elini. Yatırıyor, koşturuyor, süründürüyor. Ve bir şey öğreniyoruz. Komutan emir verdi mi yapılır, sorgulanmaz. Sorgulamak senin işin değil. Yapmazsan o komutan hayatının sonuna kadar senin dünyanda olur. 20 yıl o yaşadığımız adam görmediğimiz halde içimizde yaşar. Bir adam var ama o adamı hiç kimse göremiyor. Birileri çıkıp ‘Böyle bir adam yok’ diyor.

‘VUR’ DENİLDİ Mİ ÖLDÜRÜRLER

Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ne girebilmek için çaba gerekiyor mu evet. Öğrenciler eylem yapıyor. Rektör arıyor senatodan 8 kişinin oy verdiği kişi arıyor. ‘Bizim burada gençler eylem yapıyor dağılmadılar müdahale edin.’ Öğrenciler ‘Yurt yetersiz diye bağırıyor’

Biz ne yapıyoruz? ‘Saçı uzun, kulağında küpe var’ dedikten sonra başçavuşun uyarısının ardından onları hedef gibi görüp dağıtıyoruz.

Psikolojik savaş böylece başlıyor. Kendi kendini gaza getiriyor bizimkiler ‘vur’ dedin mi öldürür.

Eğitim yuvasında arama. kecliste arama. sokakta, medyada arama yapılır. İyi de bu haklar nerede aranacak?

MAAŞ YARIYA DÜŞÜNCE

Sonuç; başçavuş emekli oluyor. Üniversiteye çocuk yollayacak ama para yok, maaş da düştü mü yarıya? Hadi şimdi çık sen sokağa. O öğrencide şimdi sıra onu gaza getirecekler o sana aynı ikazları yapacak.

HABER:KAMİL AKYÜREK

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.