Balıkesir Merhaba Gazetesi

KİM BU BELALILAR?

‘BUNLAR ELİ BELALI UĞRAŞMAYIN’

3.856
09 Mart 2020 - 10:30

Bigadiç sanayi sitesi esnafı, işyerlerine oldukça yakın bir mesafede bulunan ve milli emlak bünyesinde bulunan arazinin, Asfalt Şantiyesi kurulmak üzere bir şirkete kiralanmasına tepki göstererek ayağa kalktı. En hafif rüzgârda dahi taşınan toz zerrelerinin, hem sağlıklarını, hem de imal ettikleri ürünleri olumsuz etkilediğini belirten esnaf “bu zulüm durdurulsun” dedi.

Sanayi sitesi esnafı İşyerlerinin hemen yanı başında şantiye kurulacağını duyar duymaz, çok sayıda imza toplayarak yerel yönetime ve İlçe Kaymakamlığı’na başvuruda bulundu. Esnafların İki yıl öncesine kadar benzer bir şantiyenin kendilerine verdiği zararları içeren şikâyetlerine, yetkililer tarafından “bunlar eli belalı insanlar bunlarla uğraşmayın” sözü şaşkınlık ve çaresizlik yarattı.

‘GÜÇLÜLER, MÜDAHALE EDEMEYİZ’

Merhaba Gazetesi’ne konuşan sanayi sitesi esnafı “bu dertten mustaribiz. Daha önce bu sorunu yaşamıştık. Bizi dinleyip te insan hesabına alan yok maalesef. Bu sorun için esnaflar olarak hep birlikte Hem Belediye Başkanına hem de Kaymakamlığa çıktık. Bize ‘bunlar çok güçlü, bunlarla uğraşmayın, bunlar eli belalı insanlar’ dendi. Bunlar zengin biz fakir insanlarız” şeklinde konuştu.

İşte Bigadiç’te kalabalık bir grup olarak karşılaştığımız Sanayi Sitesi Esnafı ile gerçekleştirdiğimiz o çarpıcı röportaj.

Kamil Akyürek: Merhabalar, esnaf olarak bir etkinlik mi düzenliyorsunuz?

Mehmet Çağlayan: Burada yapılacak olan asfalt şantiyesi ile ilgili olarak toplanmıştık. Burası benim iş yerim ve bakın, ruhsatlı yemekhanemin hemen yanı başına yapılacak bu asfalt şantiyesi. Biz burada binlerce kişiye yemek veriyoruz. Buraya asfalt şantiyesi yapıldıktan sonra yemeklerimizi ne kadar sağlıklı yapabiliriz bilemiyorum. Yani bu yapılan asfalt şantiyesinden çıkan toz bizi çok etkileyecek. Ben dün sağlıkçıları aradım. Dedim ki benim karşıma böyle bir iş yeri açılıyor. Onlarda bunun doğru olmadığını ifade ettiler. Daha öncede bu sorunla boğuştuk.

Mehmet Baydaş: Benim ismim Mehmet BAYDAŞ bende burada esnaf arkadaşlardan birisiyim. Alüminyum doğrama işi yapıyoruz. Genelde pen ve mobilya gibi hassas malzemeler ürettiğimiz için malzemelerimizde çizik oluyor. Müşteri kaybımız bile oluyor bu yüzden. Daha önce yaşadık bu şantiye tozunu. İşyerimize vardığımız zaman imal ettiğimiz ürünlerde tozdan ve dumandan çizikleri oluşuyor. Bu nedenle geriye iade aldığımız işler oldu.

K.A: Daha önce bu sorun çözülmüştü. Buraya tekrar şantiye kurulmasına izin veren kurum hangisi ve bu alan kiralama ile mi, yoksa satın alınma yolu ile mi verildi? bununla ilgili bir bilginiz var mı?

M.B:  Tabi ki buraya belediyeden habersiz kimse bir şey yapamaz. Belediye izin vermiş ki bu şahısta buraya bu tesisi yapıyor. Veya kaymakamlık vermiş. Biz bu sorun ile ilgili gerekli çalışmaların burada yapılmasını istiyoruz. Artık mağdur olmak istemiyoruz.

K.A: Daha önce yoğun bir şekilde sorun oluşturan şantiyenin tekrar burada kurulmasını sizler neye bağlıyorsunuz?

Aziz Seçkin: Benimde burada mobilya üzerine iş yerim var. Aynı zamanda sıklıkla boya işi yapıyoruz.  Buradan çıkan toz sürekli bizim malzememizin üzerine geliyor.  Daha önce şantiye kurulduğunda, bunu kurulduktan sonra fark etmiştik. Bu defa ilk başladığında yetkililere gittik Belediye başkanına ve kaymakama gittiğimizde burada sadece iki tane konteyner vardı. Yani başka yere taşınması mümkün iken bizler gerekli yerlere başvurularımızı yaptık. Dediler ki bizim yapabileceğimiz bir şey yok Belediye başkanı bizi kaymakam beye yönlendirdi. Kaymakam beye gittik. Oradan da sonuç alamadık. En son Cumhurbaşkanlığına bütün arkadaşlarımızın imzaladığı dilekçelerimizi gönderdik. Cimer’e başvurduk. Akıbetini bekliyoruz.

K.A: 2018 Nisan ayı içinde Sanayi içinde kurulan bir şantiyenin yarattığı ciddi problemleri burada çekimler yaparak şeklinde kamuoyu ile paylaşmıştık. Yine aynı senaryo ile mi karşı karşıyasınız?

İsmail Güneş: Şimdi ne yazık ki aynı senaryo ile karşı karşıyayız. Daha öncede bu konunun birebir aynısı başımıza geldiğinde sizlerle karşılaşmıştık. Hani iyi olacak hastanın ayağına doktor gelecek derler ya, aynısı oldu.  Şimdi baktığımızda, şu an burası henüz kuruluyor. Ama daha önceki karşılaştığımız sistemi siz de görmüş ve hatta haberleştirmiştiniz. 100’e yakın esnafımızın imzasını alarak, hazırladığımız dilekçe ile yetkililere hemen başvurduk. Ama dertlerimizi size anlattığımız gibi fazlasıyla dile getirmemize rağmen bize herhangi bir taahhütte bulunamadılar. Bizi hiç yerine koydular. Bizim şikâyetlerimizi göz önüne almadılar. Böyle zamanda kime gidilir? Belediye başkanına. Belediye başkanının yanına gittik, anlattık derdimizi. O da bizim sırtımızı sıvazladı, bende esnafım sizin arkanızdayım dedi. Ama bizler belediye başkanının arkamızda olmasını istemiyoruz. Biz belediye başkanının bizim sorunlarımızı çözmesini istiyoruz. Orada şantiye kurulacak alanın hazine arazisi olduğunu ve Milli Emlak’ın yetkisinde olduğunu öğrendik. Milli emlak da Kaymakamlığa bağlı bir kurum. Kaymakamlığın tahsisi ve Belediyenin izni var gibi. İyi de bizde burada tahsis edilmiş insanlarız, ruhsatlarımızı almışız. Neden bunca soruna yol açan bir işletmeye yanı başımızda bu tahsisler yapılıyor?  Sizin de bahsettiğiniz gibi burada bir yemek firması var. Ruhsatlı bir iş yeri, merdiven altı bir yer değil. Her hafta 2000-3000 kişiye yemek çıkartıyor burada. Dolayısıyla sağlık açısından çok endişeliyiz.

Egemen Oğuz: Esnaf arkadaşlarla hepimiz aynı şekilde mustaribiz. Şu anda bir yere sesimizi ulaştıramıyoruz. Asıl derdimiz bu. Maalesef bizi dinleyen ve insan hesabına alan yok. Bizler emekçiyiz, evimize ekmek götürmeye çalışıyoruz. Başvurularımız esnasında tahsis edilen bu yerde şantiye kuracak olan şirket için ‘bunlar çok güçlü biz müdahale edemeyiz’, ‘eli belalı insanlar’ sözünü tekrar ettiler sürekli. Yani bunlar zengin, biz fakir insanlarız.

K.A: Bunlar Çok ciddi iddialar. ‘Bunlar güçlü, Müdahale edemeyiz’, ‘eli belalı insanlar’ bu sözler sizlere mi sarf edildi?

Muhittin Sarıkaya: Ayrıca bu insanların eli belalı bu insanlara uymayın dediler. Bu insanların eli belalı başımızı belaya sokarsınız dediler. Biz belediye başkanına çıktık. Halimizi arz ettik. Belediye başkanı da bizi bir çayla sırtımızı sıvazladı gönderdi. İkinci başkanda yanındaydı. Biz emekçi insanlarız bizim bela ile işimiz yok biz sağlığımızı düşünmek zorundayız. Bunların ağaları para kazanacak diye ben burada mağdur olamam bende Türkiye Cumhuriyeti’ne Vergi veren bir esnafım. Ben şikayetimi dile getiriyorum. Ve bunu da büyük yetkililerin duymasını istiyorum. Biz mağduruz, biz bu şirketin buraya getirilmesini, kurulmasını istemiyoruz.  İllaki ayaklanıp sesimizi duyurabilmek için yasa dışı şeyler mi yapmamız lazım. Yerel yönetimlerin bizlere el uzatması için, illaki kargaşamı çıkartmamız mı lazım. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes vergi veriyorsa bizimde hakkımız varsa, bu fabrikanın buraya kurulmasını istemiyoruz. Bizlerin sağlığıyla oynuyorlar. Bu adamların kazandığı trilyonlar benim sağlığımdan daha önemli değil. Emekçiyim, benim vatandaşa yardımım olur. Ama bu adamın yaptığı mağduriyet bizi mahvedecek. Biz bunları yaşadık daha önce. 4 sene yaşadık, tekrar yaşamak istemiyoruz.

Servet Kaygısız: Benim işim oto tamirciliği burada oto tamirciliği yapıyorum. Tabi bu şirketin bizlere maddi yönden de çok zararı olacak. Maddi yönden derken, tozdan bahsediyorum. Müşteriler tabi tozdan dolayı kaçıyor. Diğer esnaflarımız arasında boyacı olanlar var. Boya ile ilgili çalışmaları oluyor. O yüzden randımanlı olmadığı için müşteri kaybına neden oluyor. En önemlisi de bu tozlar sağlığımızı sıhhatimizi engelliyor. Hastalıklara yol açıyor. Böyle bir şikâyetimiz var yani. Bu Şantiyenin durdurulmasını ve 1,5 kilometre sonrasındaki alana gitmesini istiyoruz. Ayrıca orası daha uygun, elektriği var, kulübesi var, Zemini güzel. Çok değil sadece 1,5 km mesafe aşağıya inecek.

Haber-Röportaj: Kamil Akyürek

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.