Balıkesir Merhaba Gazetesi

Kış Sofrasında Bizlere Sunulan Şifalı Otlar

Kış Sofrasında Bizlere Sunulan Şifalı Otlar
Prof. Dr. Fatih Satıl
Prof. Dr. Fatih Satıl( fsatil@gmail.com )
89
03 Şubat 2020 - 9:48

Ot mevsimi olarak daha çok bahar mevsimini düşünürüz. Halbuki kış aylarında da tabiatta birbirinden lezzetli ve yararlı yabani otlara rastlamak mümkün. Anadolu’nun zengin biyoçeşitliliği içerisinde yöresel adları farklı farklı yüzlerce yenilebilir yabani ot varlığı dikkati çeker boyuttadır. Maalesef günümüz insanlarının çoğu bu otlara yabancı. Şehirleşmeyle birlikte insanlar doğada yaşama becerilerini unutmuş, orman, çalı ve tarlaların yerini market reyonları almıştır. Balıkesir, ot çeşitleri açısından hiç te azımsanmayacak kadar zengin bir menüye sahiptir. Zengin bu ot çeşitliliğine, Balıkesir’in yerel pazarlarında kurulmuş köylü tezgâhlarında da bolca rastlamak mümkün. Balıkesir’de Ekim’de çıkmaya başlayan bu yabani otlar, kış boyu pazar tezgahlarını süsler. İşte onlardan bazıları:

Roka: Yeşil yapraklı, acımsı bir tada sahip olan roka C vitamini açısından zengin bir içeriğe sahiptir. Ayrıca çok önemli bir antioksidan kaynağıdır. Bu özelliğinden dolayı birçok hastalığı engeller ve savunma sistemini güçlendirir. Roka, vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını sağlarken, aynı zamanda kanın temizlenmesine de yardımcı olur.

Kereviz: Güçlü bir antioksidan ve iltihap giderici olan kereviz, kan basıncını (hipertansiyon) ve kolesterol düzeylerini dengelemeye yardımcı olurken sindirim sistemini rahatlatır. İyi bir lif kaynağı olduğu için kilo vermeye yardımcı olur. İdrar söktürücü olması nedeniyle fazla sıvının vücuttan dışarı atılmasına yardım eder.

Ebegümeci: Pembe çiçekleri ve elsi yaprakları olan bu ot çok farklı şekillerde kullanılır. Dalları ve yapraklarıyla yemek, yaprakları iri olanlarla sarma yapılır. Ebegümeci; A, B ve C vitaminleri ve birçok mineral içerir. Aynı zamanda iyi bir demir deposu olan bu ot solunum yolu ve sindirim hastalıklarına karşı şifadır.

Isırgan: Orta Çağ’dan beri ilaç niyetine tüketilen ısırgan otu, bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahiptir. Ayrıca, kansızlığa, romatizmaya ve böbrek hastalıklarına iyi gelir. Ispanak düşük kalorili olması ve lif açısından bolca zengin olması nedeniyle diyet yapmak isteyenler için en uygun besindir. Isırganın tadı lahana, brokoli ve ıspanak arası bir yerdedir. Çorbada, yemeklerde, börekte, köfte ve gözleme içinde kullanılabilir. Bu arada ısırganın ısırmasından kurtulmak için sıcak suda biraz bekletmeniz yeterli.

Pazı: Birçok yeşil yapraklı sebze gibi pazı da antioksidan özelliği olan bir sebzedir. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kansere karşı koruyucudur. Özellikle kolon kanserini önlemeye yardım eder. Önemli miktarda kalsiyum, magnezyum ve K vitamini içerir. Bu sebeple kemik sağlığını koruyan bir bitkidir.

Bu otları pişirirken olabildiğince kendine has tatlarını korumaya, doğal haliyle sunmaya özen göstermelidir. Vitamin ve mineral kaybına yol açmasından dolayı metal bıçak mümkünse kullanılmamalıdır. Ayrıca otları çok küçük parçalar yerine, büyük parçalar şeklinde doğramanın en doğrusu olduğunu da unutmamalıdır. Bir de her besinde olduğu gibi, yabani otları yerken de aşırıya kaçmamak gerekir.

Sofranızdan şifalı otlar eksik olmasın dileklerimle…

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.