Balıkesir Merhaba Gazetesi

Kıymetli Satırlar 2

Kıymetli Satırlar 2
Şeyma Yorulmaz
Şeyma Yorulmaz( seymayrlmz0665@gmail.com )
16
04 Ocak 2020 - 8:19

Geçen haftaki yazımda, kitap günlüğü tuttuğumu paylaşmıştım sizlerle. Bu hafta günlüğümün detayına inmek istiyorum.

Kitap günlüğü tutmak aklıma nereden geldi hiç bilmiyorum. Ancak defterde ilk yer verdiğim, Nafer ERMİŞ’in, “Hayat Böyle Bir Şey” isimli kitabı. Bu kitabın bir sayfası romanı anlatır, diğer sayfasında ise aforizmalar(özdeyişler) yer alır. Belli ki bu kitaptaki güzel sözleri unutmamak için böyle bir karar vermişim. Romanı kesip bu sözleri paylaşması beni heyecanlandırmıştı, bir an evvel romana geri dönmek için can atıyordum. Zaten akıcı bir üslup kullandığı için çok da zor olmamıştı, bitirmek. Çok keyifli bir kitaptı. Sizinle bir sözünü paylaşayım: “Aşkın, karında uçuşan kelebeklerle anlatılması güzel olduğu kadar zekice de; çünkü aşkın hem duygusunu anlatıyor, hem de ömrünü.”

Günlüğümde çok bilinmiş yazarların satırlarını bulamazsınız, zira keşfedilmemiş yazarların peşindeyim. Mesela Serkan ÖZEL. Hayatıyla ilgili hiç bilgi bulamadım internette, gizemli bir yazardır kendisi. “Kapalı Gişe Yalnızlık” kitabı dersem tanırsınız belki. Bu kitapla ilgili sayfalarca yazı yazmışım, sözleri gönlüme işlemiş adeta. O kıymetli sözlerinden biri: “Hep var olan hüzün, bir de hiç olmayan yüzün, söylesene yalnızlık bu mu son sözün?” Bu kitaptan hemen sonra, yazarın “Canın Sağolsun” ve “Kapalı Gişe Karanlık” isimli kitaplarını da okumuştum. Onlar da çok güzeldi.
Serdar ÖZKAN’ı, raflar arasında dolaşırken keşfettim. “Kayıp Gül” desem yeterli olur bence. Yazara göre, iki çeşit gül vardır. Sahici yani esas güller ve sentetik güller. Esas güller, kimi zaman yapraklarında delikler olan ama mis kokusuyla hayran bırakan güllerdir. Sentetik yani sahte güllerse, kadife gibi yaprakları olan kıpkırmızı, kusursuz ancak kokmayan güllerdir. Bu kitabın serisi, ben ve bizi anlatır. İçimizde ben diyen bir canavardan söz eder, ismini “Ben Canavarı” koymuştur ve karşımızdaki kişiyi koşulsuz severek bu canavarı yok edebileceğimizden bahseder.
Sonra Halil CİBRAN’ın, “Kum ve Köpük” adlı aforizma kitabından notlar almışım. En sevdiğim sözü: ”Biz, zamanı güneşin sayısız devinimlerine göre ölçeriz, onlar ceplerinde taşıdıkları küçük makinelerle ölçüyorlar zamanı. O zaman söyleyin bana, aynı yerde ve aynı saatte nasıl buluşabiliriz ki?”

Son olarak Bestami YAZGAN’ın, “Gül’ü İncitme Gönül“ adlı kitabına ismini veren şiiri ile sizlere veda ediyorum.

Gül’ü İncitme Gönül

Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için,
Dalı incitme gönül.

Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma.
Sevene diken olma,
Gül’ü incitme gönül.

Dokunur gayretine.
Karışma hikmetine.
Sahibi hürmetine,
Kulu incitme gönül.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.