Balıkesir Merhaba Gazetesi

KUDÜS, KIBRIS, KOSAVA, BAKÜ BİZİMDİ

KUDÜS, KIBRIS, KOSAVA, BAKÜ BİZİMDİ
27 Kasım 2014 - 0:18

Genel

Hep beraber 130 yıl öncesine gidelim. Ulu Hakan Abdül Hamit döneminden başlayalım. Osmanlı, Kırımdan Afrika’nın öbür ucuna, Hazar denizinden, Balkanlara kadar uzanıyordu. Dünyanın yarısına bir cihan İmparatoru hükmediyordu. Kudüs, Beyrut, Medine, Bağdat, Erbil, Halep, Şam bizimdi. Bakü, Kahire, Saray Bosna, Kosova, Batum bizimdi. Kıbrıs, Girit, Malta, Midilli, Cezayir, Fas, Tunus bizimdi. Şu an hiç biri yok. Hepsini bizden kopardılar. Ama Osmanlıdan koptuktan sonra, hepsinde kan var. Gözyaşı var. Sefalet var.

Batının soysuzları, önce Osmanlıdan Orta Doğu ülkelerini kopardılar. “Size özgür olma şansı vereceğiz” dediler. “Sizi demokratik, mutlu bir millet, hür bir devlet yapacağız” dediler. Hemen ardından, Arnavut, Arap, Ermeni, Rum milliyetçiliklerini hortlattılar. Hepsini ayaklandırıp sokaklara sürdüler. Ellere silah verdiler. Evlere mermi, bomba doldurdular. Develere makineli tüfek, havan topu, kasatura, askeri parka, matara sardılar. Koca bir İmparatorluğun doğusunda bunları uygularken, batısında da MASONLARI devreye soktular. “Türk milliyetçiliği” diye beyinlerde yeni bir bölücülüğü tutuşturdular. Yer kürenin tescilli MASONLARI İttihatçılara, JÖN TÜRKLERE, beyaz Türklere istediklerini yaptırdılar. Tabi işleri bitince, kullandıklarını bir kenara attılar. Her ülkede, her toplumda birçok YAMALIK buldular. İstediklerini, bu TÜRETTİKLERİ, YAMALIKLARA yaptırdılar. Hala da ayni oyunlara devam ediyorlar. Buralara ve en küçük kasabalara kadar kuyruk temsilcileri de var. Benim bu yazdıklarıma kahroluyorlar. “Sizde yazın” diye yüzlerce defa söyledim. Yazmıyorlar amma, kahve köşelerindeki bazı BAYKUŞLARI, uykularında bile öttürüyorlar. Kişilerde gördükleri fikirleri, onun şahsını lekeleyerek bertaraf etmeye çalışıyorlar. Bir ülkeyi ve bir düşünceyi parçalamanın yolunu çok iyi biliyorlar. Önce vatanseverleri sürüyor veya süründürüyorlar, sonra kendi PİYONLARINI piyasaya sürüyorlar.

Bize önce Türkçülük dediler.

Sonra Araplara gidip, “Arap olmayandan halife olur mu? Osmanlı sizi sömürüyor” dediler. Ermenilere gidip, “bağımsız Ermenistan, UYANIN” dediler. Kürt kökenli vatandaşlara gidip, “KÜRDARA AZARA” Kürtlere özgürlük dediler. Türk’e gelip “Türkün, Türk’ten başka dostu yoktur” dediler. Irağı işgal edip “demokrasi ve özgürlük götürüyoruz” dediler. Milyonlarca canı katlettiler. Kore dediler, Vietnam dediler, Küba dediler, Keşmir dediler, Suriye, Mısır, Libya dediler. Yer kürenin HARACINI onlar yediler. Vermeyeni öldürdüler veya yeni TÜRETTİKLERİ, YAMALIKLARA, YAĞDANLIKLARA peşkeş çektiler.

Kıymetli kardeşlerim; Adamlar oyunun kurallarını iyi biliyor ve iyi oynuyorlar. Buralardaki TÜRETME kuyruk temsilcileri de öyle. Hem yalan söyle, iftira at, fitne sok, hem yalan, iftira ve fitne olduğunu kimse anlayamasın. Ne güzel kurgulamışlar oyunu. Nereden, nasıl gireceklerini çok iyi biliyorlar. Hala ayni oyunlara devam ediyorlar.

Onlar batının SIRTLANLAR ve BAYKUŞLAR ordusu. Bölüyorlar, parçalıyorlar ve küçük parçaları yiyorlar.

Dünyanın koca devi Osmanlının dağılma döneminde, bizi Türkçülük, Kürtçülük, ırkçılık, rüzgârı ile gaza getirenler, hiç değişmedi. Abdül Hamit han gibi bir veliyi sürenler, şimdi yeni sürgünler peşinde. Bu günde ayni, hızla damardan uyuşturmaya, ayrıştırmaya, FİTNE sokmaya devam ediyorlar. Çünkü kaybettiği eski topraklardaki toplumlarla gönül bağları kurmaya başlayan ve gönül sınırlarını kaldıran, YENİ TÜRKİYE var. Eski anlayış ve yaşayışların tekrar gelmesinden korktukları için, ÇÖZÜM SÜRECİNİ sabote etmeye çalışıyorlar. Nasıl 130 yıl önce kendilerine çalışacak yerli TÜRETME buldularsa, bu günde zorlanıyorlar. NİFAK tohumları attıkları bu topraklarda, GÜÇLÜ TÜRKİYEYİ bölerek, ırklar arasına yeni duvarlar örüyorlar. Bu duvarlar arasında yeni ülke vereceğiz diyorlar.

Halklara özgürlük diye slogan üretiyorlar.

Peki böyle söylediler de yaptılar mı? Bizden koparıp ayırdıkları orta doğu ülkelerine söyledikleri, demokrasiyi, özgürlüğü ve mutluluğu getirdiler mi?

Aksine SÖMÜRDÜLER.

Yetmedi Dövdüler. O da yetmedi ÖLDÜRDÜLER.

İşin en acı ve can alıcı yönü de, birbirlerine düşürdüler. Petrolü alıp DOLAR verdiler. Silahı satıp doları geri aldılar. İtaat ve biat etmeyenleri değiştirdiler. “Biz size vermiyoruz petrolü. Daha çok para veren ülkelere satacağız” diyen ülkeleri yaktılar, yıktılar, demir prangalarla çaktılar. Bu oyunları, bütün Müslüman ülkeleri bir birlerini kırdırarak bir asırdır sürdürdüler. Onlar çıkarlarının olduğu yerde KAN GÖLÜ kurulacaksa, onu da kurarlar. Toprağa akan terde, kan kokusu varsa, oraya KAN AĞACI da dikerler. İŞİD derler, baas derler, sisi derler, pisi derler gönderirler ve katlettirirler

Sayın okuyucularım; Yazının başlangıcında gelin eskilere bir gezi yapalım demiştim. O eski günlerden günümüze kadar, olayları, yakanları, yıkanları, şehirleri dağıtanları ve kan akıtanları bir düşünün. Kimler BÜYÜK TÜRKİYE, kimler bölünmüş, parçalanmış, BİTİK TÜRKİYE istiyor, kimler orta doğuda barış, kimler savaş istiyor, daha rahat bulursunuz. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.