Şanlıurfa’da 10 Bin Yıllık İnsan Yüzü Heykeli Bulundu
Şanlıurfa’daki arkeolojik kazılarda MÖ 8.400 yılına tarihlenen, yüz hatları belirgin insan figürü gün yüzüne çıkarıldı. Uzmanlar, keşfin bölgenin sembolik kültürüne ışık tuttuğunu belirtiyor.
ŞANLIURFA’DA 10 BİN YILLIK İNSAN YÜZÜ HEYKELİ HEYECAN YARATTI
Tarihi Keşif: MÖ 8.400 Yılına Ait Heykel
Şanlıurfa’da yürütülen arkeolojik kazılar sırasında, yaklaşık 10 bin 400 yıl öncesine tarihlenen dikkat çekici bir insan yüzü heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Karahantepe ve çevresindeki kazılarda ortaya çıkarılan eserin göz, burun ve yüz hatlarının şaşırtıcı derecede iyi korunmuş olduğu belirtildi.
Kazı alanında yapılan incelemelerde, heykelin döneme ait kültürel ve sanatsal özellikleri son derece net yansıttığı ifade edildi.
Sanat ve Sembol Dünyasına Yeni Bir Işık
Arkeologlar, heykelin dönemin insanlarının sanatsal anlayışı, inanç sistemi ve sembolik dünyası hakkında değerli bilgiler sunduğunu vurguladı. Uzmanlara göre bu tür figürlerin, o dönemde insan biçiminin nasıl algılandığını anlamak için büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Heykeldeki detayların özellikle yüz ifadesine verilen önem açısından dikkate değer olduğu, bu tür eserlerin bölgedeki toplulukların ritüellerinde veya sosyal yapılarında önemli roller üstlenmiş olabileceği değerlendiriliyor.
“Şanlıurfa İnsanlık Tarihinin Merkezlerinden Biri”
Kazı ekibi, bulunan bu eserin Şanlıurfa’nın tarih boyunca kültürel ve dini ritüellerin önemli merkezlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladığını söyledi. Bölgede her yeni çalışmada ortaya çıkan bulguların, insanlık tarihine dair bilinenleri giderek zenginleştirdiği aktarıldı.
Uzmanlar, Karahantepe’nin Göbeklitepe ile birlikte “insanlık tarihinin en eski yerleşim ve ritüel alanlarından biri” olarak kabul edildiğini, bu nedenle her buluntunun dünya arkeoloji çevrelerinde büyük ilgi gördüğünü belirtiyor.
Eser Koruma Altında
Yetkililer, heykelin detaylı bilimsel incelemelerinin sürdüğünü ve eserin koruma altına alınarak özel koşullarda muhafaza edilmeye başlandığını açıkladı. İlk tespitlere göre eserin herhangi bir ciddi deformasyon içermemesi, arkeologlar tarafından “nadir rastlanan bir durum” olarak değerlendirildi.
Heykelin yapıldığı taşın türü, işçilik teknikleri ve yüz hatlarının şekillendirilmesinde kullanılan yöntemlere ilişkin analizlerin devam ettiği; sonuçların önümüzdeki aylarda bilim dünyasıyla paylaşılacağı ifade edildi.
Şanlıurfalılar Keşiften Memnun
Kentte yaşayanlar ise Şanlıurfa’nın her geçen gün yeni arkeolojik bulgularla dünya gündemine gelmesinden memnun. Bölgede ortaya çıkan her yeni keşfin, şehrin turizm potansiyelini artırdığını ve kültürel mirasını güçlendirdiğini belirtti.
Yerel halk, özellikle son yıllarda artan kazı çalışmalarının bölgeye hem ekonomik hem de kültürel anlamda katkı sunduğunu ifade ederek, bu tür keşiflerin turizm sezonunda şehre daha fazla ziyaretçi çektiğini vurguluyor.
Bölge Turizmine Yeni Katkılar Bekleniyor
Arkeoloji çevreleri, yeni keşfin Şanlıurfa’nın “dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri” olarak yeniden gündeme gelmesini sağlayacağını düşünüyor. Heykelin ilerleyen dönemlerde müzede sergilenmesi halinde, Göbeklitepe ve Karahantepe’ye gelen ziyaretçilerin ilgisini daha da artırması bekleniyor.

Uzmanlar, bu tür bulguların bölgenin UNESCO miras değerini güçlendirdiğini ve daha fazla uluslararası araştırmacının Şanlıurfa’ya yönelmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.
Mardin'de tarihi eser operasyonunda yaklaşık 1500 yıllık mozaik bulunduKültür Ve Sanat
Dünyanın En Büyük Sütun Başlığı Balıkesir’de Bulunuyor!Kültür Ve Sanat