Balıkesir Merhaba Gazetesi

Küskünlüklerimize Son Verdirmeyen Kadiller Neyime

Küskünlüklerimize Son Verdirmeyen Kadiller Neyime
Ramazan Topcan
Ramazan Topcan( ramazantopcan10@gmail.com )
18 Şubat 2021 - 7:44

Küskünlüklerimize Son Verdirmeyen Kadiller Neyime

 

Regaib kandili üzerine çok şeyler yazıldı, yazılacak da. Gönül ve kalem erbabına teşekkür ederim. Rabbim razı olsun.

Sahi neydi Regaib?

Sadece bir gece Camide bulunmak, dua etmek mi?

Okunan Kur’an-ı Kerimleri, sohbetleri dinlemek mi?

Bu Cami senin, bu Cami benim deyip gece sabaha kadar Cami Cami gezmek mi?

Televizyonda okunan Mevlid-i Şerifleri dinlemek mi?

Oraya buraya çaputlar bağlayıp dilekler tutmak mı?

Gördüğü deliklere anahtar sokup kısmetler açtırmak mı?

Kendi başını bile kurtaramamış ölülerden dilenmek mi?

Yoksa dualara âminlerle iştirak etmek mi?

 

İsra suresindeki ilk ayet-i kerime Miraç’ı, Kadir suresi Kadir gecesini, Duhan suresinin ilk ayet-i kerimeleri Beraat gecesini konu edinirken, Regaib gecesi ile ilgili ise genelde İnşirah suresinin;  “Ancak Rabbine yönel ve yalvar.” ayet-i kerimesi delil gösterilir. İşte bu ayet-i kerime bize rehber olur; ‘ Rağbetiniz Allah olsun’ diye. Buradan hareketle diyoruz ki;

Regaib;  arzu ve isteklerimizi iyiye, doğruya, güzele, faydalı olana yöneltmektir.

Kötüden, kötülüklerden uzaklaşmaktır. Allah’ın yörüngesine girmektir.

Regaib; bütün işlerimizi Yüce Mevla’nın rızasına uygun hale getirmektir. Bedenimizi olduğu kadar gönlümüzü kirlerden arındırmaktır. Aklımızı ve irademizi saflaştırmaktır.

Regaib; gönüllerimizi istila eden her ne varsa, masivalardan temizlenerek varlığımızı Hakk’a teslim etmektir.

Regaib; önemsemektir, ilgi duymaktır, yoğunlaşmaktır, gaye edinmektir.

 

Bir Regaib gecesinde bir kere daha kendimize soralım! Rağbetimiz neye?
Kime rağbet ediyoruz? Öncelediklerimiz neler? Neyi tercih ediyoruz? Verilen mücadele neyin mücadelesi? Ben neyi, çocuğum neyi okuyor? Benim yüzüm nerde, çocuklarımızın yüzü nerde? Benim ilgi alanım neresi, çocuğumuzun ilgi alanı neresi diye?

 

Doğrusunu ifade etmek gerekirse din, diyanet ilgi alanımıza girmiyor. Ahlak maneviyat revaçta değil, hak-hakikat önemsenmez oldu. İnsan, arzularının, isteklerinin ve tutkularının esareti altında kimlik bunalımı yaşar oldu.

Tek gündemi kul olmak olan insan, egolarının esaretine mahkûm olunca rağbeti; kısa yoldan köşe dönme oldu, bankalara yatırdığı para miktarını artırıp kazancını katlamak oldu. Borsada yatırımlar oldu.

Kısaca insan; Allah’a rağbetin azaldığı, buna karşılık yaratılana, fani olanlara yönelmenin zirve yaptığı adeta birbiri ile yarış içerisinde olduğu bir zamandadır.

Bu yarış, sadece bedenlerimizi değil ahlakımızı da etkisi alanına aldı. Göremez olduk aynı merdiveni paylaştığımız komşularımızı, aynı safı paylaştığımız kardeşlerimizi.

Sonuç mu? İbadet adına içerisi boşaltılmış görüntüsü olan boş hareketler.

Asıl kandil, gönüldeki kandildir. İçimizde yanmayan, evlerimizi, çarşılarımızı, pazarlarımızı aydınlatmayan, küskünlüklerimize son verdirmeyen, bizi birbirlerimize, yetimlere, öksüzlere, çaresizlere yakın kılmayan,  hakka-hakikate, iyiye, güzele rağbetimizi artırmayan kandiller gelmiş neyime.

Enbiya suresi 90. ayet-i kerimde Hz. Zekeriyya ve Hz. Yahya peygamberlerden;  “Onlar hayırlı işlerde koşuşur, ümit ederek ve kaygı duyarak dua ederlerdi, bize karşı pek saygılı idiler” diye bahsedilmekte ve davranışları örnek olarak gösterilmektedir.

Öyleyse gelin hep beraber bu gece nasibimizin arkasından yürüyelim. Büyükler yolda yoldaşımız, yolda rehberlerimiz olsun. ‘Günah bize, aff sana yakışır’ diyerek Yüce Rabbimize niyazlarda bulunalım. Dualar, sığınağımız olsun. İnsanları bir kenara bırakıp, rağbet ve isteklerimizle sadece Allah’a yönelelim.

Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftüsü

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.