Balıkesir Merhaba Gazetesi

Milas

Milas
Onur Ayan( onurayan@hotmail.com )
27 Nisan 2022 - 7:36

Milas

 

Milas’a yıllar önce iş için gitmiştim. Çok fazla gezme imkanım olmasa da nedense aklımda hep antik kentleri ile ünlü bir ilçe olarak kaldı.Bu ziyaretimde Milas beni önce hayal kırıklığına uğrattı; sonra da kendine hayran bıraktı.

Hayallerimin bile ötesinde bir tarihe sahip bu kentte, unutulmaz anılarımız var artık. Milas’a yazlık bir belde olan Boğaziçi mevkisinde bulunan Bargilya Antik Kenti gezimiz ile başladık.

Açıkcası henüz kent adına yapılan bir kazı çalışması olmadığı için bol ağaçlıklı bir tepenin içinde, yarım yamalak yükselen harabeleri görebildik.Nisan ayı olduğu için bu dönemde yılanların bol olması sebebi ile ormanın içerisine girmedik.Bu bölgenin hemen yakınında ki Tuz Gölünde sırtınızı Bargilya Antik Kentine vererek harika fotoğraflar alabiliyorsunuz.Bizde tam öyle yaptık.Flamingoların eşliğinde hem uzaktan Bargilya’yı izledik; hem de fotoğraf çekerek keyiflendik.

Sonrasında Gökçeler Kanyonu ve Uyku Vadisi doğayla iç içe olmak isteyenlerin mutlaka uğraması gereken bir yer. Bu bölgede İncirli in Mağarası mutlaka görülmesi gereken bir mağara. Mağara derinliği yaklaşık 350 metre. Mağaraya ulaşım yaklaşık 1 km’lik harika bir vadi yürüyüşle yapılıyor. Mağara turizme açık bir mağara olduğu için bol bol dinlenme yeri ve çay içeceğiniz mekanlar mevcut. Tabi yol boyunca muhteşem fotoğraf kareleri sizleri bekliyor olacak. Bu bölgeye mutlaka gitmelisiniz.

 

 

Yalnız uyarayım; mağara salı ve çarşamba günleri kapalı. Buradan ayrılarak Milas merkeze geçiyoruz. Konaklamak için bir yer bulup kalan vaktimizde merkezde ki bir kaç bölgeyi ziyaret edeceğiz. Milas’da konaklayabileceğiniz bir kaç otel var. Ama bizim tercihimiz hem fiyat hem de fiziksel yapısı sebebi ile öğretmenevi oldu. Lakin burada yer bulmak oldukça zor. Kişi başı 110 TL’ye kalabileceğiniz öğretmenevinde yer bulabilirseniz çok lüks bir otel konforu olmasa da ona yakın bir konaklama yaşayabilirsiniz. Odaları geniş ve çok temiz. Ayrıca bu fiyata kahvaltıda var. Milas gezimizde şans bizim yanımızdaydı sanırım.

Konaklamamızı öğretmenevinde ayarladıktan sonra meşhur Baltalı Kapı’yı görmeye gittik. Milas merkezde bir mahalle içinde tarihi bir kapıyı görmenizi öneririm. Hemen dönüşte Milas Ağalarının yattığı yaklaşık 14-15 mezarın bulunduğu bir türbe var. Geçerken Milas ağalarının türbesini ziyaret edebilirsiniz. Milas’da ilk gün gezimizin ardından dinlenme vakti.

Ertesi gün mutlaka gitmeniz gereken yer Uzunyuva Müzesi olmalı. Burada tüm Milas’a hakim olmuş kral ve çevresinin mezarları, eski Osmanlı konakları, Milas Halı Müzesi ve daha bir çok gezilecek yer var. Burada oldukça uzun zaman geçirecek ve tarihe doyacaksınız. Müzeden çıktıktan sonra yürüyerek Arasta çarşısını, tarihi Çöllühanı ve Milas Evlerini gezmenizi mutlaka öneriyorum. Milasın dar sokaklarında gezerken harika anılar biriktireceksiniz.

 

 

Milas merkezde uğramanız gereken bir noktada tam 650 yıllık bir geçmişi ile tarihe meydan okumuş Firuz Ağa Camii…Kocaman bahçesinde şadırvanları ile medresesi ile ihtişamı ile sizi büyüleyecek. Milası yürüyerek gezmeye devam ediyoruz. Karşımızda Hacı Aliağa Konağı restore edilmiş haliyle bizi selamlıyor. Bu günlerde Turhan Selçuk karikatürlü ev olarak biliniyor. Çok güzel bir konak…Yürüyerek devam ettiğimiz Milas merkez gezimizi bitirip başka bir yazlık bölge olan Kıyıkışlacık köyündeki İasos Antik Kentini ziyarete gidiyoruz.Burası da bizi çok şaşırtıyor.

Kıyıkışlacık tam bir balıkçı kasabası.Koyun bir tarafında bu kasaba hemen karşısında da İasos Antik Kenti.Kıyıkışlacığın salaş balıkçı restoranlarında denizin keyfini çıkartırken İasos antik Kentini seyretmek mümkün.Hatta burada konaklamayı düşünürseniz bölgede bulunan mütevazi pansiyonların manzarası tüm bu güzellikleri odanızdan görmenizi sağlıyor. Biz burada konaklamadık ama tekrar mutlaka geleceğiz.

İasos Antik Kenti geniş bir alana yayılmış. Bu antik kenti yürüyerek gezeceksiniz. Bu sebeple vaktiniz bol olsun. Burayı bitirdikten hemen sonra yaklaşık 1 km uzakta ki İasos Antik Kenti Balıkçılar Çarşısı Açık Hava Müzesini de ziyaret etmeyi unutmayın. Bafa Gölüne doğru yolculuğumuz devam ediyor. Sırada yol üzerinde bulunan Euromos Antik Kenti var. Kazı çalaışmaları halen devam ediyor. Biz gittiğimizde Zeus’un tapınağının sütunlarını dikiyorlardı. Onların dikilişine şahit olmakta bambaşka bir tecrübe oldu. Bu bölge de oldukça geniş ve yürüyerek gezeceğiniz bir yer.

 

 

Antik Kent gezimize Bafa Gölü kıyısında bulunan Heraklia Antik Kenti ile devam ediyoruz.Burası aynı zamanda halen yaşayan bir köy.İsmi de Bafa Gölü kenarında bulunan Kapıkırı Köyü.Antik Kent ve köy iç içe geçmiş. Bir tarafta köy halkının ahırı hemen 50 metre yanında bir antik tiyatro.Köyü yürüyerek size köylü kadınlar gezdiriyor.Araçla gezmeniz mümkün değil.

Meşhur Beş Parmak Dağları hemen üzerinizde sizi selamlıyor.Köylülerden duyduğumuza göre kazı çalışmaları hızlandıkça köyde boşaltılacakmış.Şimdilik herkes birarda olmaktan memnun gibi duruyor.Muhteşem bir manzara var.Genelde Fransızlar bölgeye akın akın turistik gezi için geliyor.Ev bile almışlar buradan.Köyde 9 tane göl manzaralı pansiyon var.Buraya dikkat edin.Eğer burda kalmak isterseniz pansiyon oda fiyatları 600 ile 1000 TL arası değişiyormuş.

Köye yaklaşık 7-8 km mesafede “Yediler Manastırı” var.Bu yolun 5 km’lik olan kısımın araba ıle gidip Gölyazı köyünde aracınızı bıraktıktan sonra manzaralar eşliğinde 3 km’lik bir yürüyüşü göze alabilirseniz bu manastıra mutlaka gitmelisiniz.Bafa Gölü’nde bulunan üzerinde antik kent kalıntıları olan adalara yüzebilirsiniz.Gölde tekne turu yapıp balık tutabilirsiniz. Beş parmak Dağlarında muhteşem doğa yürüyüşleri ile mağaraları keşfedebilir ve bolca fotoğraf çektirebilirsiniz.Biz bunların hepsini büyük bir keyifle deneyimledik.En fazla vakit geçirdiğimiz yer burası oldu. Günü burda bitirirken oldukça yorulduğumuzu anladık ve otelde dinlenmek üzere Milas merkeze geri döndük.

 

 

Dönüş Yolunda Buharalı Şeyh Bedrettin’in Türbesini ziyaret edip bir fatiha okumak içimizi rahatlattı. Milasta son günümüze merkezde bulunan Beçin Kalesi ziyareti ile başladık. Milas gezinizde mutlaka uğramanız gereken yerlerden biri de 3 km’lik bir alana yayılmış olan Beçin Kalesi. Romadan tutunda Bizans, Menteşoğulları ve Osmanlı olmak üzere bir çok kültüre ev sahipliği yapmış olan bu kale Milasa tepeden bakan bir yere kurulmuş. Muhteşem bir manzarası var.

Kötü haber; bu bölgeyi ancak yürüyerek dolaşabiliyorsunuz. Bu sebeple birkaç saatinizi burada geçirmeye hazırlıklı olun. Kale içinde Osmanlı mezar taşlarının sergilendiği bir müze var.

Burası zamanında Ahmet Gazi Medresesi olarak kullanılmış.Kale gezimizi bitirip Milasda ki son durağımız olan Labandra Antik Kentine geçiyoruz.Milas merkeze yaklaşık 18 km uzakta bulunan bu kentin yolu oldukça kötü.Eğer bu yolu göze alabilirseniz Sizi harika manzarası ile Labranda karşılıyor.Bence göze alıp gitmeniz gerken bir yer.

Labranda Tunç çağından itibaren buluntuların olduğu bir bölge… Kutsal alan olarak görülen Labranda’ya insanlar yürüyerek veya at üstünde geliyormuş. En azından biz aracımızla gelmeyi başarabildik.Artık Milastan ayrılıyoruz.Antik Kentlere doyduğumuz  oldukça bilgilendiğimiz bir gezi oldu Milas bizim için.Tüm kentlerin birbirleriyle bağlantılı hikayeleri var. Eğer bu bölgeyi gezmeye gelecekseniz önceden bu kentlerle ilgili bilgi toplarsanız geziniz çok daha anlamlı olacaktır.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.