Notice: Trying to get property 'display_name' of non-object in /home/merhaba/public_html/wp-content/plugins/wordpress-seo/src/generators/schema/article.php on line 52

Balıkesir Merhaba Gazetesi

 MİMAR SİNAN

 MİMAR SİNAN
02 Nisan 2015 - 0:04

Genel

Mimar Sinan 29 Myıs1490 günü Kayseri Merkez kazasının, Kesi Nahiyesinin Ağırnas köyünde dünyaya geldi. Sinan orduya girdi ve istihkâm subayı olarak, yavaş, fakat muntazam bir şekilde yükseldi.2. Beyazıt’ın ölümünde 22, Yavuz Sultan Selimin ölümünde 30 yaşındaydı. Yavuzun İran ve mısır seferine katıldı. Kanuninin, Belgrat, Mohaç, Viyana, Bağdat seferlerine de iştirak etti.

Osmanlı ordusunun gittiği yerlerde, köprü, kışla ve yol yapımında çok başarılı olduğundan zamanın padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın dikkatini çekti. Sinan’ı ordudan alarak, hassa, ser-mimarı, yani bugünkü anlayışımıza göre Bayındırlık Bakanı yaptı. Padişahlar ve saray erkânı mimarlık ve mühendislik bilgisine, sanat zevkine, köprü kurmaktaki maharetine hayran oldu. Allahın Verdiği büyük dehasının yanında, tükenmez bir enerjiye sahip olan Sinan, bir birinden güzel eserlerden sonra, Şehzade Camii’ni inşa edince ünü Osmanlı hudutları dışına taştı. 98 yıl gibi çok uzun bir ömrün bütün nimetlerinden faydalanan Sinan, görülmemiş bir çalışkanlıkla, Osmanlı İmparatorluğunu, yaptığı eserlerle donattı. Hassa ser- mimarlığı makamını, 2. Selim ve 3. Murat devirlerinde de ölünceye kadar devam ettirdi. Bu kadar büyük makamlarda kalıp, ömrü boyunca mimari şaheserlere imza atan bu muhterem şahsiyetin, kendine ait bir mal variyeti olmaması bugünün insanlarına örnek olup, ibret alınması gereken en önemli özelliğidir.

Saltanatın bütün nimetleri emrine verildi. Eserlerinde istediği malzemeyi ve parayı kullanabildiği gibi, en büyük hattatları, nakkaşları, oymacıları, çinicileri ve camcıları da kullanabiliyordu. Süleymaniye külliyesinin, ardından, Edirne Selimiye’sini inşa ederek sanatının zirvesine yükseldi.

9 Nisan 1588 günü, İstanbul’da öldü. Süleymaniye Camisinin yanındaki kendi yaptığı zarif türbesine gömüldü. İki defa evlenmiş fakat çocuğu olmamıştı. Çok cömertti. Bu yüzden öldüğünde bıraktığı mirası borcunu zor ödemişti. Beş kuşaktan, Beş Padişah görmüş, bütün dünya mimari tarihinin içinden çıkamadığı ve hala sırlarını çözemediği, en iyi, en parlak, en muhteşem, en kibar eserler bırakmıştır. İki eserinde ayni planı kullanmamış olması, onun yeteneğinin yüceliğini anlatmaktadır. Bu başarısını bilgisinin yanında, görgüsüne de borçludur. Zira Anadolu, İran, Mısır, Mezopotamya, Suriye, Arabistan, Kırım, Macaristan, Orta Avrupa ve Balkanları uzun yıllar gezip dolaşmış, çeşitli medeniyetlere ait binlerce eseri görüp incelemiştir. Rönesans devri mimarlarının eserlerinden de öte, Anadolu Selçuklu Devletinin eserlerini, şekillendirmiş, ahenkleştirmiş, yumuşatmış ve olgunlaştırmıştır. Bu özellikleri onu zirveye çıkardı ve bu zirveyi bir daha hiçbir mimar yakalayamadı.

Bıraktığı eserlerin dünya mimarlık tarihine yeni bir model olmasının yanında çokluğu da önem taşımaktadır. 81 cami, 51 mescit, 81 medrese, yani yüksek ve orta dereceli okul, 19 türbe, 17 imaret, 3 hastane, 7 su kemeri veya bendi, yani baraj, 8 köprü, 18 kervansaray, 33 saray, 32 hamam ve 6 mahzen yapmıştır. Bu belli başlı büyük eserlerin başka, askeri köprü ve kışlasının yanında, çeşme, hamam, kasır, saray, köşk ve su kanalı gibi küçük esrelerinin sayısını tam bilen yoktur.

Sinan’ın eserleri yalnız Türkiye sınırları içinde kalmamaktadır. Birçok yapısı, Yugoslavya, Macaristan, Yunanistan, Rusya, Bulgaristan, Kıbrıs, İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerdedir. Ancak eserlerinin yarısından fazlası İstanbul’da bulunmaktadır. Ayasofya’yı yeniden inşa edercesine tamir eden ve ayakta durmasını sağlayanda odur.

Sinan’ın yetiştirdiği mimarlarda, sonradan Sultan Ahmet Cami gibi şaheserlerle mimari sahayı süslemektedir. Hindistan’daki TAÇ-Mahal gibi birçok şahane eserleri ve abidevi kalıcı kaleleri de Sinan’ın öğrencileri yapmışlardır. Yaptığı eserlerde kullandığı malzeme ve mimari özelliklerin içinden günümüz mimarları çıkamamaktadır. Bu ve buna benzer kabiliyet ve yetenekler günümüzde de vardır. Yeter ki bulup, imkânlar sunup, büyütüp besleyerek yetiştirmesini bilelim. Hoşça kalın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.