Balıkesir Merhaba Gazetesi

Ne ara bu kadar taş kalpli olduk?

Ne ara bu kadar taş kalpli olduk?
Prof. Dr. İbrahim Aydın( ibrahimaydin@gazetemerhaba.com )
16 Eylül 2021 - 8:47

Ne ara bu kadar taş kalpli olduk?

            Malum 2021-2022 öğretim yılı başladı. Tüm kademelerdeki eğitimcilerimize, öğrencilerimize, ailelere, eğitimle ilgili her kesime, nihayetinde milletimize hayırlı olsun. Her öğretim yılı başlangıcı farklı bir telaş, farklı bir heyecan. Aileler için hem heyecan, hem maddi anlamda kaygı dolu günlerin başlangıcı.

Pandemi döneminde yaklaşık iki yıl ara verilen yüz yüze eğitimin başlangıcı, aşı olma/olmama, PCR testi tartışmaları, hastalık bulaş riski endişelerini de beraberinde getiriyor. Her ne kadar ders kitaplarının ücretsiz olması, üniversitelerde 1. öğretimde harçların kalkması aileler üzerindeki mali yükü azaltsa da defter, kalem gibi kırtasiye ile servis giderleri aileler için hala önemli bir gider kalemi. Okul formaları da cabası.  Kaldı ki pandemi süreci hayat pahalılığını körüklemiş, insanların alım gücünü düşürmüştür. Geçimini ticaretle sağlayan ailelerin işleri sekteye uğramış, uzun bir süre iş yerleri kapalı kalmıştı.

Asıl endişe ve kaygıyı öğrencileri üniversiteyi kazanan, eğitim için farklı illere gidecek olan gençlerin aileleri yaşıyor. Bir yandan sevinçli, diğer yandan kaygılı. Evlatları evlerinden uzak yerlere gidecek. Orada kalacakları ev, yurt, apart bulma durumu, kira bedelleri, ulaşım maliyetleri hep sıkıntı.

Eğitim öğretimin başlaması bazı yurt işletmecileri ile ev sahiplerinin fırsatçılığı için bir şans olmuş adeta. Sanki kapalı iki yılın acısını çıkarıyorlar. Kira bedelleri uçmuş, 3-4 binlerden bahsediliyor. Sadece kira bedelleri bu rakamlar olursa, diğer giderler nasıl karşılanacak? Hatta öyle şeyler duyuyor, okuyoruz ki sormayın. Ev sahipleri kendilerini emlakçı gibi tanıtıp, bir de komisyon istiyormuş! Depozito, birkaç aylık peşin kira bedeli talep edenler varmış. Yok artık demeyin, aynen öyle. Bu kadar da olmaz dediğinizi duyar gibiyim.

Halbuki eğitimi kutsal sayan, Öğrencinin atının nalı altından bile olsa onlara zekat geçer” anlayışından gelmiyor muyduk? Mesela bizim köyümüzde ortaokulda okuyan başka bir köyden bir öğrenci, evimizde 3 yıl boyunca ücretsiz, ailenin evladı gibi kalmıştı. Esnafımız öğrencilerin tabaklarına daha fazla yemek koyardı. Ev sahipleri Ramazanda öğrencilerden kira almaz, onları iftara, hatta sahura davet ederdi.

Şimdi ise fırsatçılık yapıyor, onların zor durumlarından faydalanmaya çalışıyoruz. Sahi ne ara bu kadar taş kalpli olduk? Yalnız bu gençler yarın meslek sahibi olup, bizlere hizmet etmeye başlayınca “Yeni nesil ne kadar paracı oldu!!” diye şikayet etmeyelim.

Etme-bulma dünyası. Bizden söylemesi….

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.